Selaaamss
Ay merak ediyorum otobüste ters oturamayan ya da düz oturamayan var mı?
Ben ters oturamıyordum ama okul sağ olsun ayakta kalmamak için ters otura otura şimdi de düz oturamıyorum NXDJDNKDJD
***
Melek Necva Ulaş'tan:
Beş saattir konu anlatımı dinliyordum.
Ama beynimde hiç bir anlama belirtisi yoktu.
Ben geri zekalı mıydım?
"Binom açılımında kombinasyonun sıfırlısından başlıyoruz..."
Hoca da güzel anlatıyor ama yok yani benim beyin basmıyor.
Hal böyle olunca sıkıntıyla oflayıp oturmaktan ağrıyan sırtımı biraz gerginleştirmiş ve ayağa kalkmıştım. Mola olarak bana iyi gelecek olan bir şey yapmak istiyordum.
Bu yüzden baterimin başına geçtim.
Biraz ayarlarına baktıktan sonra bagetleri hafif hafif vurup aklıma gelen ilk şarkıyı söylemeye başladım.
"Emir Can İğrek - Saman Sarısı."
Melodiyi iyice oturtmuşken şarkıya sesimle de eşlik etmeye başladım.
"Çıkar her yol duvarlara, verip el kol kapanlara... Adam olmaz diyenlere rağmen insan olma yolunda."
Müzik bana her zaman iyi geliyordu, şuan bile içimin ferahladığını hissediyordum.
"Bir saman sarısı bir duman karası, anladım ama zor oldu anlaması. Artık eski hayatıma dönüşüm yok, ben deniz olsam da sen Ankara'sın..."
Şarkıdaki tek bir cümle zihnimde yankılandı. Artık eski hayatıma dönüşüm yok, diyordu.
Gülümsedim. Başardığımı hissediyordum, her anlamda.
Söylemeye ve aynı zamanda da çalmaya devam ettim. Bir şarkı bitti, diğerine başladım.
En sonunda beni duraksatan şey çalan kapı ziliydi. Dikkatle ayağa kalkıp bagetlerimi de yerine koydum ve kapıya ilerledim.
Kapıyı açtığımda karşımda Ekin'i göreceğimden emindim aslında ama gelenin Serra abla olması beni hem germiş hem de mutlu etmiştim.
"Merhaba," dedi gülen yüzüyle. "Rahatsız etmiyorum değil mi?"
Hızlı hızlı başımı iki yana salladım. "Hayır, hoşgeldin abla."
Ona abla dememi kendisi istemişti. Yanında rahat olmamı ve istediğim her şeyi onunla konuşabileceğimi de söylemişti. Çok tatlı bir kadındı gerçekten de.
Serra abla gülümsemesini soldurmadan içeriye bir adım attı ve sonra ben kapıyı kapatırken, "Çok güzel bateri çalıyorsun," dedi ve ekledi. "Biraz kapıda durup seni dinlemiş olabilirim..."
Utandım.
"Teşekkür ederim," dedim gülümserken. "Çalıyorum işte öyle ve çok da seviyorum."
Serra abla içeriye geçerken, "Ya ders de mi çalışıyordun? Ben böyle çat kapı geldim ama vaktin yoksa gideyim canım." demişti.
"Yok," dedim hemen. "Zaten bunalmıştım biraz, akşama kadar bakmayacağım daha."
"Peki," dedi başını sallayıp. "Nasıl gidiyor? Zordur, Ekin'den biliyorum ama halledersin sen eminim."
Boğazımın düğümlendiğini hissettim. Aile kavramının ne olduğunu bilmiyordum ama desteklenmek güzel hissettiriyordu. Ekin bunu fazlasıyla yapıyordu elbette ama işte... Ama.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bateristin Peşinde -Texting-
Jugendliteratur[TAMAMLANDI] Ekin: Ya birader kusura bakma ama Ekin: Ben senin derdini sikeyim derdini Ekin: Saat üç Ekin: Gece gece ne derdin var da vuruyorsun şu davula amk? Davulcu: Davul değil bateri Görüldü. Başlangıç: 01.08.2022 Bitiş: 20.01.2023
