Geldimmm
Sorum şu: Bir kitap yazsaydınız ve sonunda karakterler 5 yıl sonra kavuşsaydı, son cümleniz ne olurdu?
Şey yazardım ya, "Hay Yarabbi çok şükür." Bdxmdjxkdjxkwkxwx
***
En son hastaneye gelme sebebimin yeğenimin doğumu olduğunu ele alırsak çok uzun süredir stresli bir bekleyişe girmemiştim.
Ama şimdi Necva'nın neden o hale geldiğini merak ediyor ve stresle bekliyordum.
Kalbim midemde atıyordu ve yanımda dıkınabileceğim hiçbir şey yoktu. Durum cidden vahimdi yani.
Az sonra hasta odasının kapısından çıkan kadın doktorun yanına gittim. "Nesi var acaba?" dedim endişeyle.
Beni göreceği için mi heyecanlanıp bayıldı diye düşünmeden edemememiştim. Ama en son bana dayanamıyorum deyince de o kadar dayanılmaz biri olmadığım kanısına vardım.
"Hasta yoğun stresten bayılmış, üstelik kan değerleri çok düşük."
Başımı salladım. Yemek yemediği için olduğunu tahmin etmek zor değildi.
Buradan çıkınca bir gün onunla iskender yemek farz olmuştu. Yemek yemenin çözemeyeceği hiçbir şey yoktur. Aksini iddia eden de etmesindi.
"Birkaç vitamin ve ilaç yazdım," dedi doktor. "Onları düzenli kullanırsa ve öğünlerini atlamazsa sorun olmayacaktır."
Teşekkür ettiğim sırada doktor gitmiş ve ben de Necva'nın kaldığı odaya girmiştim. "Merhaba baterist kız."
Bana baktı göz ucuyla, halsizdi. Bir şey demedi susmayı tercih ederek.
Gidip hasta yatağının yanındaki koltuğa oturdum. "Benim kadar her şeyi dalgaya alan birini bile korkuttun," dedim hemen. "Şimdi iyi misin?"
Başını salladı ve kolundaki seruma göz ucuyla baktı. "Vücudumdaki iğnenin varlığını yok sayarsak, iyiyim."
Derin bir nefes verdim. Sesini duymak ve onu görmek midemdeki baskıyı hafifletmişti.
Elimi uzatıp serumun olduğu yere, koluna dokundum ve parmağımla hafifçe okşadım. "Çok inatsın, çok..." diye mırıldandım. "Her öğünü sana zorla yedirmem mi gerekecek? Neden kendine dikkat etmiyorsun ki çikolatalı puding?"
Dudakları kıvrıldı. "Yine mala bağladın," dedi. "Kaç saattir yemek yemiyorsun söylesene?"
"Üç." dedim ve dudaklarımı büzdüm. Parmağımla kolunu hala hafifçe okşarken bana şaşkınca bakıyordu.
"Anlıyorum," dedi sadece. "Senin için zor olmalı."
"Hayal bile edemezsin."
Ardından ikimiz de sessizliğe gömüldük. "Neye bu kadar stres yaptın Necva?" diye sordum. "Kim üzdü seni baterist kız, söyle bana?"
Serum olmayan kolunu gözlerinin üzerine getirip yüzünü kapattı. "Sadece yoruldum," dedi. "O adam peşimi bırakmıyor."
Kaşlarım çatıldı. "Yine mi geldi o..." Dilimin ucuna kadar gelen küfürü yuttum. "O şerefsiz yine mi geldi?"
Başını iki yana salladı. "Anlamadığın şey şu Ekin," dedi. "Ben yıllardır ondan kurtulamadım, kafamdaki varlığı benden her şeyimi aldı."
Sertçe yutkundum. Bana böylesine açık olması beni her geçen gün şaşırtsa da artık birilerine olan anlatma isteğiydi onu konuşturan.
"Senin için ne yapabilirim?" diye sordum ve canını acıtmayacak şekilde kafamı koluna yaslarım. "Ne yaparsam tamamen mutlu olursun?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bateristin Peşinde -Texting-
Teen Fiction[TAMAMLANDI] Ekin: Ya birader kusura bakma ama Ekin: Ben senin derdini sikeyim derdini Ekin: Saat üç Ekin: Gece gece ne derdin var da vuruyorsun şu davula amk? Davulcu: Davul değil bateri Görüldü. Başlangıç: 01.08.2022 Bitiş: 20.01.2023
