2.3

8.1K 815 236
                                    

40k'ya doğru gidiyoruz bebeklerim, muah <3

Hm peki bugün şunu sorayım, okulla gittiğiniz en güzel gezi neydi?

Biz Ankara'ya gitmiştik geçen yıl, Anıtkabir'i görmek çok güzeldi🥲

İyi okumalar!

***

Ekin Saygın'dan:

Güzel bir gündü. Ta ki canım eniştem beni arayıp dalga geçmeye başlayana kadar...

"Ulan," Bir kahkaha dalgası. "Gülmekten Kiraz'ı yedim oğlum... Sen ne yere bakan yürek yakansın öyle!"

Arkadan Kiraz'ın sesi geldi. "Kürek yayan!"

O kadar ifadesiz bir şekilde dinliyordum ki, bir anda kelimeleri yanlış söyleyen yeğenim beni gülümsetmişti. "Sen önce git kızınla uğraş bak, kelimeleri öğrensin hadi görüşürüz enişte bozuntusu."

"Yo," dedi hemen. "Daha çok başının etini yiyeceğim. İntikam soğuk yenen bir yemektir."

Arkadan yine Kiraz'ın sesi geldi. "Yemek!" Birkaç hışırtı sesi. "Ba-ba! Yemek."

Eniştem sesli bir nefes verdi. "Allah'ım başladı yine bizim mesai."

Bir süre karşı taraftan gelen konuşmaları dinledim. Eniştem anladığım kadarıyla mandalina soyup Kiraz'a vermişti ve onunla konuşuyordu. "Yavaş ye tamam mı kızım?" dedi nazik bir sesle.

"Hı hı," dedi Kiraz.

"Gel önlüğünü de takalım babacığım," Biraz sessizlik oldu. "Aferin kızıma!"

Dudaklarım kendiliğinden kıvrıldı. İyi bir baba olmuştu bizim Çeşme Gülü.

"Heh, şimdi sana laf yetişirebilirim," deyip en sonunda tamamen bana odaklandı. "Lan harbiden aşık mı oldun sen?"

Elimi enseme attım. "Olduk be," dedim ciddi ama mutluluğumun da hissedildiği bir sesle. "Her şeyin bir ilki oluyormuş."

"Abo..." dedi tepki olarak. "Yaşlandım ya lan, vallahi ne ara otuzu geçtim anlayamadım."

Güldüm. "Ben ne ara üniversiteye geldim de bitirmek üzereyim acaba?"

Bir sessizlik oldu ve sonra eniştem bozuk plak gibi, "Aşık oldun demek, vay be..." dedi. "Ulan daha dün Serra'yı almak için evinize geldiğimde ıy öğ diyen çocuktun sen."

"O lafları da yedim." dedim. "İyi ki de yemişim he."

"Dalga geçecektim, sonraya erteledim bak," dedi ve merakla ekledi. "Nasıl oldu oğlum bu iş? Anlatsana biraz, kız nasıl biri?"

Tamam kendisine laf sokmak ve her an didişmek harika bir şeydi ama dertleşmek ve konuşmak da güzeldi be.

"Üst katıma taşınmıştı ve bateri çalıyordu gürültülü bir şekilde," diye başladım söze. "Sonra kapısına gittim birkaç kez ama açmadı, ben de kapıcıdan numarasını falan alıp yazdım. Erkek sandığım için biraz sert konuştum haliyle ama kızmış. Sonra bana çok ters davransa da ben biraz şeyimdir... Yazmaya devam ettim işte. Baktım sonra baya birbirimize yürüyoruz. Dedim neden bacaklarımız boşuna yorulsun, birbirimizde dinlenelim. Dedim ki seni seviyorum."

Eniştem en sonunda sessizliğini bozdu. "İnteiii-"

Gülmeye başladım. "Sus ya."

"Vay be... vay be..." Güldü. "Hayırlı olsun be kayınço, senin de mürvetini gördük he? Peki kız nasıl biri?"

Yüzümde buruk bir gülümseme oluştu. "Her anısı hüzün dolu, buruk bir ruhu var. Çok üzmüşler bebeğimi," derin bir nefes verdim. "Ona kendiyle ilgili her bir şey sorduğumda uzun uzun gözleri dalıyor, yüzü düşüyor. Hemen sonra gülüyor ama biliyorum onu, anlıyorum ben."

Bateristin Peşinde -Texting-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin