Gözlerimi araladığımda Zayn'in kolları arasındaydım. Uyku sersemliğiyle nerede olduğumu ve neden koltukta uyuduğumuzu düşündüğümde dün gece aklıma gelmişti.
Niall ve Felix ile oturuyorduk. Niall kardeşinin yediği boklar yüzünden bizi yalnız bıraktığında Zayn yanımıza gelmişti. Poka'dan birlikte ayrıldıktan sonra rahat konuşmak için bana gelmiştik. Zayn ile resmen sevgiliydik ve beni öpmüştü. Bu, tüm günün özeti olabilirdi. Sonrasında televizyon izlerken uyuyakalmış olmalıydık.
Onu uyandırmamaya dikkat ederek kollarından ayrıldım ve koltukta doğruldum. Üzerindeki gömlek ve pantolon yüzünden rahatsız görünüyordu. Bir de koltukta uyuduğu için olmalıydı. Saçları yüzüne dökülmüştü. İstemsiz bir şekilde elim yüzüne gitti. Saçlarını geriye doğru yatırdıktan sonra yanaklarına indim. Eskiden dolu olan yanakları, yerini belirgin elmacık kemiklerine ve sert yüz hatlarına bırakmıştı. Onu ilk defa bu kadar yakından inceliyordum. Bu fırsatı kaçıramazdım. Elimi geri çektim. Bu sırada bakışlarım gömleğinin açıkta bıraktığı ve gözler önüne çıkardığı dövmelerine kaydı. Elliden sonra saymayı bıraktığını söylemişti. Çok fazlalardı. Fakat bir dövme olsaydım, Zayn'in teninde olmak isterdim.
"Günaydın." İrkilerek bakışlarımı dövmelerinden çektim ve yüzüne döndüm.
"Günaydın. Seni uyandırdım mı?" Rahat bir konuma gelmesi için koltuğun ucuna kaydım. Bedenini doğrulturken konuştu. "Hayır."
Dün gece, bu gün için izin günü olduğunu söylemişti. Burada uyuyakalmış olmasaydık, belki de akşama kadar rahat bir şekilde yatağında uyuyacaktı.
"Kahvaltı edelim mi?" diye sordum. Kahvaltı hazırlamayı çok sevmesemde onun için yaparım.
"Dışarda yapalım mı?"
Evet. Mükemmel olur. Tanrım. Aklımı okuyor olmalıydı.
"Olur. Bana on dakika ver. Hazırlanmalıyım." dedim koltuktan kalkarken. "Teklifim hala geçerli. İstersen sana kıyafet verebilirim."
"Gömleğimi beğenmedin mi yoksa?" diye sordu alayla.
Gözlerimi devirdim. "Siyah gömlek olsaydım, sadece senin beni giymeni isterdim."
Kahkaha attı. Büyük bir kahkaha. Bu sesi kayıt alıp telefon müziğim yapmak istedim.
"Kafeye geçerken evime uğrarız."
"Tamam. Ben hazırlanayım." dedim ve salondan çıkıp banyoya ilerledim.
Biraz işedikten sonra elimi yüzümü yıkamış ve dişlerimi de fırçaladıktan sonra odama dönmüştüm. Dolabın karşısına geçtiğimde ne giysem diye düşünmeye başladım. Zayn'in yanında güzel görünmek istiyordum. Belki Poka'ya giderdik ve Felicia bizi görür ne kadar uyumlu olduğumuzu düşünürdü.
Siyah kalın örgülü kazağımı ve koyu renk kot pantolonumu giydikten sonra aynanın karşısına geçerek makyajımı tamamladım. Hacmi sönen kıvırcıklarımı dağınık topuza çevirdiğimde ise iyi görünüyordum.
Salona geri döndüğümde ayakta arkası dönük bir şekilde kitaplığı inceliyordu.
"Hazırım."
Bakışlarını bana çevirdikten sonra üzerimi incelerken konuştu. "Çok hızlısın, sevgilim."
Sevgilim. Evet. Hızlıyım. Sevgilim.
"Evet. Biraz öyleyim." dedim afallarken. Bu halime güldükten sonra tekrar kitaplığa döndü. "Fotoğraftaki sen misin?"
Yanına adımladım ve işaret ettiği resmi inceledim. Bu fotoğraf ben iki yaşındayken çekilmişti. Babam yerde uzanırken karnında oturuyordum ve arkamda ise abim beni tutuyordu.
