"Fazla kafaya takıyorsun, A. Senin kontrolünde gerçekleşmeyen şeyleri, bu kadar düşünmemelisin."
Bacaklarımı kendimi çektikten sonra kollarımı bacaklarıma sardım ve kafamı dizlerimin üzerine yerleştirerek Felix'e döndüm. "Elimde değil. Poka'da ki tavrını hatırladıkça sinirlerim bozuluyor yoksa ona defalarca kez yazardım."
"Klasik Niall. Hatırla. Lisedeyken de böyle yapardı. Tüm zehrini bir anda salar daha sonra hiç bir şey olmamış gibi geri dönerdi. Yine böyle olacak. İki gün veriyorum. En fazla iki gün."
Elle'de Niall'ın ertesi gün konuşmak için yazacağını söylemişti fakat Niall yazmamıştı. Tüm gece telefonumdan yükselen her sese sanki Niall'danmış gibi baktığım için gözüme uyku girmemişti. Sabah ise biraz olsun uyuyacak gibi olduğumda Felix'in ard arda zile basması beni uykudan tamamen kopardı. Başım çatlıyordu. Boktandı.
"Bilmiyorum." dedim sadece.
"Önemli olan senin hislerin ve ne yapmak istediğin. Zayn'e karşı duygularını görmezden gelemezsin. Üstelik sana gerçekten değer veriyor."
Zayn ile olan ilişkim hakkında yorum yapması imkansızdı. Sadece bir kere bizi çift olarak görmüştü.
"Bir şey soracağım."
"Sor."
"Zayn ile daha önce benim hakkımda hiç konuştunuz mu?"
Zayn, altı yıl boyunca bana karşı duygularını bastırdığını söylemişti. Bu zamana kadar böylesine derin ve hisli bir duygudan kimseye bahsetmemiş olması imkansızdı. Louis biliyordu evet fakat benim tarafımdan da birileri ile konuşmuş olmalıydı.
"Anlamadım."
Yalan söylüyor, Adela. Büyüyen gözleri ve fazlasıyla şaşırmış yüz ifadesi bunun göstergesiydi. Zaman kazanmaya çalışıyordu.
"Neresini anlamadın? Daha önce Zayn ile benim hakkımda konuştunuz mu diye soruyorum."
"Bir gün bu sorunun geleceğini bekliyordum fakat bu... çok erken oldu." diye mırıldandığında bacaklarımı koltuktan sarkıtarak dik bir konuma geldim. "Dökül bakalım."
"Lisedeyken Zayn'in sana karşı hislerinin olup olmadığına dair bir fikrim yok. O zamanlar çok samimi değildik. Buluştuğumuz zamanlar iki bira içer taşşak muhabbet çevirirdik. İlk kez sen Londra'ya taşındığın zaman bir şeyler sezdim..."
Masadaki paketten bir dal çıkarıp ateşledim.
"Yanlış hatırlamıyorsam sen Londra'ya taşınalı beş-altı ay olmuştu. Beni arayıp konuşmaya ihtiyacın olduğunu söylemiştin. O gün Niall, Zayn, Louis ve Andrew ile oturuyordum. Dışarda olduğumu söylediğim için uzun konuşmamıştık. Sahi o gün beni neden aramıştın?"
Hızlı bir şekilde "Hatırlamıyorum." dedim.
"Her neyse. Telefonu kapattıktan sonra çocuklara arayanın sen olduğunu söylediğimde ilk konuşan Zayn olmuştu. Senin neler yaptığını, ne zaman döneceğini ve daha bir sürü şey sormuştu."
"Bu kadar mı?"
"Hayır." dedi arkasına yaslanıp gerinirken.
"Adela'nın hayatında biri var mı diye sormadı fakat konuyu oraya getirmişti."
"O dönem hayatımda biri vardı."
"Evet. Zayn'de biliyordu."
"Peki onun hayatında birileri oldu mu?"
"Şey...Evet."
Altı sene boyunca duygularını bastırdığını söylerken hayatında başka kızlar olmuştu. Olabilir. Evet. Neden olmasın...
