Yanağımda hissettiğim narin dokunuşlarla gözlerimi araladım. Sabah gördüğüm ilk yüzün, Zayn'e ait oluşu yüzümde bir gülümseme oluşturmuştu.
"Günaydın güzelim." Yüzüme düşen saçları geri attı. "Günaydın." Tekrar gözlerimi kapatırken bedenimi ona çevirdim.
"Uyanmalısın. Saat neredeyse bire geliyor."
Gözlerim kapalıyken konuştum. "Yapacak bir şeyim yok."
Dün gece Zayn ile aralıksız dizi izlediğimiz için sabaha karşı uyumuştuk ve çok fazla uykum vardı.
"Kursa gitmem gerekiyor."
"Gitmesen olmaz mı?" Gözlerimi açtım.
Tüm gün uyur- bir kaç bölüm daha dizi izler-akşam ise çocuklarla buluşabilirdik.
"Üzgünüm, önden mazeret sunmadığım için gitmem gerekiyor."
"Nasıl yani?" Yatakta oturur konuma geçerken konuşmaya devam ettim. "Dün gece gelmeyeceğini söyleseydin, bu gün gitmeyecek miydin?"
"Evet?"
"Ne?! Nasıl?"
Elindeki bardağı yatağın yanındaki komidine koyarken konuştu. "Sakin ol." dedi gülümserken.
"Tamam. Sakinim. Sadece merak ettiğim için soruyorum. İşe gitmemeni sağlayacak bahane ne olabilirdi mesela?"
"Hastayım."
Sakinliği karşısında çığlık attım. "Sana inanamıyorum! Bunu bana neden şimdi söylüyorsun?! Tüm gün uyuyabilirdik."
"Çok fazla dersim yok. Hem akşam zaten çocuklarla çıkmayacak mıyız?"
Omuzlarımı yenilgiyle düşürdüm. "Evet."
"Tamam. Sen uyumaya devam et. Dörde doğru çıkacağım. Çocukların yanına benden geçeriz."
Tüm gün Zayn'in evinde yalnız olma fikri tuhaf geliyordu. Ne yapabilirdim ki? Duş almam gerekiyordu. Temiz kıyafete ihtiyacım vardı. Fakat aynı zamanda evime gitmeye inanılmaz üşeniyordum.
Kafamı tamam anlamında sallarken yatağa geri uzandım.
"Ben şimdi çıkıyorum." dedi ayağı kalkarken. "Senin için bir şeyler hazırladım. Onları ye. İstediğin her şeyi yapabilirsin. Rahat takıl."
Kıkırdadım. "Döndüğünde bir ev bulamayabilirsin."
"Benim evim sensin."
Afallamıştım.
Ağzım açık bir şekilde ne söyleceğimi düşünürken dudağıma ufak bir öpücük kondurup geri çekildi. "Akşam görüşürüz."
Dış kapının sesini duyduğumda ayağı kalktım ve koltuğun üzerinde duran hırkayı üzerime geçirerek mutfağa girdim. Benim için hazırladığı pankek dolu tabak buradaydı. Masada duran çakmağı alıp sigaramı yaktıktan sonra sandalyeyi çekip oturdum. Tüm gün Zayn'in evinde ne yapacağımı bilmiyordum fakat sanırım rahat hissediyordum.
Sigaramı, pankeklerin daha fazla beni beklemesini istemediğim için yarısında küllüğe bastım ve yemeye başladım. Kısa süre içinde bitirdiğim tabağı makineye yerleştirip kırıntıları temizledikten sonra salona geçtim. Koltuğun üzerinde uzanan Tina beni karşılamıştı. Bıraktığı boşluğa oturup sevmek için kucağıma aldıktan sonra - artık bana alışmıştı, öyle umuyorum- tüylerini okşamaya başladım. Bir kaç öpücük ve sarılmayla kucağımdan kaçtığında onunla beraber ayağı kalktım. Salonun köşesinde duran mama ve su kaplarını kontrol ederek Zayn'in odasına döndüm.
