Afra: İyi günler
Afra: Rahatsız ediyorum kusura bakma
Ateş: İstediğin zaman yazabilirsin Afra
Ateş: Rahatsız etmiyorsun
Afra: Aklıma gelen şey yüzünden yazdım
Afra: Sana attığım fotoğrafları sildin, değil mi?
Ateş: :)
Ateş: Sildim, merak etme.
Afra: İnanayım mı buna?
Ateş: Bu senin tercihine bağlı bir şey
Afra: Bu cidden önemli
Afra: Eğer silmemişsen lütfen sil
Afra: Tanımadığım bir adamın galerisinde bikinili fotoğrafımın durmasını istemiyorum
Ateş: Merak etme
Ateş: O fotoğrafları attığın gün sildim
Ateş: Bende yok
Afra: Teşekkür ederim
Ateş: Rica ederim
Ateş: Ne yapıyorsun?
Afra: Ders çalışmaya çalışıyorum
Ateş: Doğru.
Ateş: Hâlâ lisedesin
Afra: Bu kötü bir şey mi?
Ateş: Yani
Ateş: Sadece küçüksün
Afra: Çok büyükmüşsün gibi konuştun
Ateş: En azından liseli değilim
Afra: Liseli olmak utanılacak bir şey değil.
Ateş: Utanılacak bir şey olduğunu söylemedim.
Afra: Bu kastettin.
Ateş: Hayır, kastetmedim.
Afra: Sinirimi bozuyorsun
Ateş: Hoşuma gider bu
Afra: Birinin sinirlerini bozmak mı?
Ateş: Hayır
Ateş: Senin hakkımda bir şey düşünmeni sağlamak.
Görüldü.
-
Ateş bey yavaş
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ineffable || texting
Teen FictionLise son sınıf öğrencisi Afra, numaraların karıştırılması sonucu Ateş'e yazar ve Ateş'in üniversite hayatına ani bir giriş yaparak kendisini bambaşka bir noktada bulur. * Loş mor ışığın gölgesi yüzüne düşüp suratının bir yanını kapatırken parıldayan...
