Lise son sınıf öğrencisi Afra, numaraların karıştırılması sonucu Ateş'e yazar ve Ateş'in üniversite hayatına ani bir giriş yaparak kendisini bambaşka bir noktada bulur.
*
Loş mor ışığın gölgesi yüzüne düşüp suratının bir yanını kapatırken parıldayan...
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen. Keyifli okumalar
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Üzerimdeki beyaz elbiseye bakarak gülümsedim.
Bu gece Altay'ın doğum günü partisi vardı. Beni de davet etmişti ve Doğa beni arayıp onun evinde hazırlanmamız için ikna etmişti.
Buraya gelmeden ne giyeceğimi epey bir düşünmüştüm. Beyaz elbiseyi parti için almıştım ancak Ateş'in attığı mesajlardan sonra giyip giymemek konusunda kararsız kalmıştım.
Önce beyaz elbiseyi giymemi, sonra ben itiraz edince siyah giyinmemi böylece daha seksi görüneceğimi falan söylemişti.
İlgisinin elbette farkındaydım ancak böyle şeyleri aniden söylemesi beni çok utandırıyordu. Bu tarz şeyler daha önce yaşadığım şeyler değildi ve o bunları ilk kez yaşadığımı bildiği halde böyle davranıyordu.
Bu durumdan keyif alıyordu.
Onunla konuştukça onu daha iyi tanıyordum aslında. Çok açık sözlüydü. Alaycıydı. Egoist bir tavrı da vardı. Benimle dalga geçmekten feci keyif alıyordu.
Ama piç kurusu çok yakışıklıydı maalesef.
Konuştuğumuz ilk zamanlardan beri bunun farkındaydım ancak bana olan ilgisi değişmeye, bakışları yumuşamaya ve gülümsemesi her buluşmamızda giderek büyümeye başladığında daha da emin olmuştum buna.
Onunla ne yapacağımı bilmiyordum. Her şey benim için ilk demekti ve ilklerden fazlasıyla çekinen biriydim. O ise tam aksime çok rahattı.
Yanında nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum. Erkeklerden çok çekinirdim. Yakın olmayı asla istemezdim.
Şu ana kadar bir şekilde hayatıma giren çoğu erkek tarafından istemediğim durumlara düşürülmüştüm çünkü. Ben daha çocukken başlamıştı. Üvey babamın elleri oyun adı altında vücudumda gezindiğinde...
Her zaman erkeklerden kaçmıştım. Hepsinin bana zarar vereceğini düşünmüştüm. Onlarla muhatap olmazsam bana zarar veremezler gibi gelmişti.
Bu yüzden hayatıma kimseyi almamıştım. Yanıma yaklaşan herkesi geri çevirmiştim ve ilişki denen şeylere merak sarmamıştım.
Böylesinin daha iyi olduğunu düşünmüştüm. Böyle güvendeydim. Hiçbiri bana istemediğim bir şey yapmazdı. Erkeklerden böyle kaçmıştım.
İçimden bir ses Ateş'in o erkeklerden olmadığını söylüyordu.
Ateş'e kapıldığımın elbette farkındaydım. Ondan hoşlanıyor olduğumu kabul etmek istemiyordum ama yanındayken kalbimin ritmini bozarcasına atmasının başka bir sebebi olamazdı.
Ondan bu kadar hoşlanıyor ve aynı zamanda bu kadar çok çekiniyorken nasıl onun istediği gibi davranabilirdim ki?
Üstelik tek problem bu da değildi. Takıntılı bir şekilde peşimde olan Pamir, beni nereden düşüreceğini planlamaya çalışan Beste ve hâlâ kim olduğunu bulamadığım okulda her anımı haber yapan bir sapığım vardı.