-26-

4.7K 420 136
                                        

Keyifli Okumalar

Elimdeki telefonu gergin bir şekilde tutup sıkarken canımı acıttığımın farkında değildim.

Karşımdaki manzara beni öylesine dumura uğratmıştı ki şaşkınlık ve öfkeyi aynı anda hissediyor, kanımın vücudumda hareket edişini duyabiliyordum adeta.

Buz gibi bir his ensemden aşağı ip misali kaymıştı. Karşımda durup konuşan kişilerin Beste ve Ateş olduğuna inanmak istemiyordum.

Nasıl tanışmışlardı?

Ateş'in Beste'nin yanında ne işi vardı?

Ağır çekime alınmış gibiydim. Gözlerimi ikisinin üstünden çekemiyordum ve onlara baktıkça sinir tepeme ulaşıyordu.

Mavi gözlerim Beste'nin karşısında durup ona bakan Ateş'in üzerindeyken, sanki bakışlarımı hissetmiş gibi kafasını kaldırdı.

Göz göze geldiğimiz an gözleri parladı.

Omuzlarımı dikleştirdim ve bakışlarımı onun üzerinden çekmeden onların yanına doğru yürüdüm.

Haddim miydi bilmiyordum ama ne olduğunu öğrenmek istiyordum.

Ateş'in odağı bana kayınca Beste bu durumdan rahatsız olduğu belli edercesine kafasını çevirdi ve beni gördü. Kahverengi gözleri kısılırken kaşlarını çattı.

"Merhaba," dedim yanlarına vardığımda. Bakışlarımı ikisinin üstünde gezdirip duruyordum. "Ne yapıyorsunuz?"

Neden yan yanasınız? Ateş neden Beste ile konuşuyorsun? Neden muhatap oluyorsunuz? SİZİN BİRLİKTE NE İŞİNİZ VAR?

Ateş muzip bakışlarını üzerimde gezdirirken "Merhaba," dedi tok bir sesle. Sanki çok sıkılmış da bir anda neşesi yerine gelmiş gibiydi.

Onun aksine Beste pek öyle değildi ama. "Merhaba tatlım," dedi hoşnutsuz bir sesle. "Ateş ile, arkadaşım ile, sohbet ediyorduk."

Arkadaş?

Sinir tepeme attı. Ne ara arkadaş olmuşlardı bunlar? Beste'nin amacı neydi? O asla çıkarı olmayan birine yaklaşmazdı ve daha öncesinde storymde gördüğünde bana Ateş'i beğendiğini söylemişti. Elbette bir işler çeviriyordu.

İç sesimi duymuş gibi "Arkadaş mı?" dedi Ateş. Alayla güldü. "O kadar yakın mı olduk? Keşke haber verseydin."

Ateş'in cevabı Beste'yi kesinlikle memnun etmedi. Onun tepkisini beğenmemişti ve bunu belli etmekten de çekinmedi. "Dün gece gayet keyifliydin. Afra yüzünden mi böyle yapıyorsun? Sahi, sen Afra'yı nereden tanıyorsun?"

Ateş'i tanıdığımı biliyordu ama böyle sorarak Ateş ile yakınlık derecemizi öğrenmek istiyordu.

Sinirden cevap veremediğim için birkaç saniye tanıdım kendime. O sırada Ateş benim yerime konuştu.

"Benim Afra'yı nereden, nasıl tanıdığım seni ilgilendirmez," dedi ellerini ceplerine koyarak, rahat bir tavırla. "Sahi, siz nereden tanışıyorsunuz?"

"Aynı sınıftayız," dedim Beste'ye göz ucuyla baktığımda. Umursamaz bir tavırla kollarını göğsünde birleştirmiş bana bakıyordu.

Ne yapmaya çalıştığını az çok tahmin edebiliyordum. Arkadaş olduğumuz zamanlarda da böyleydi çünkü. Karşı cinsten birine en ufak bir ilgi gösterdiğimde birden onu, o kişinin yanında buluyordum.

Bunu neden yaptığına dair bir fikrim yoktu ama her zaman öyleydi. Zamanında Uraz'la bile , ki onunla gerçekten sevgili bile olmamıştık, ilgilenmişti.

Ineffable || texting Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin