Siz : Seni en başından uyarıyorum
Siz : Ben bu tatile gitmek için tam bir aydır hazırlanıyorum
Siz : O yüzden sen bu tatile gelmeyi o fındık kadar olan aklından bile geçirmiyorsun
Ulaş'ılmayan : Hangi tatilden bahsediyorsun?
Siz : Annelerimiz ortakl...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
ᯤ | Nova Norda, Doya Doya
🐚
"Ne yani herhangi bir zincir markete girmek için mi yemekten erken kalktık?"
Bu soruyu sorarken oturduğum yolcu koltuğunda eğilerek ön camdan markete doğru bir bakış attım. Akşam yemeğinin ardından masadan kalkıp Ulaş'ın ardından koşturarak otoparka gelmiş ve ön koltuğa kurularak gideceğimiz yere sabırla ulaşmayı beklemiştim. Bu süreçte anneme durumu açıklayıcı bir mesajla anlatmış, babamı oyalamasını istemiş ve onun tarafından bir sürü soru yağmuruna tutulmuş olsam da durumu başarıyla atlatmıştım.
Ve şimdi tüm o kargaşanın ardından buradaydık, en sık tercih ettiğim zincir marketin otoparkında.
Emniyet kemerimi çıkartmak için hemen yanımdaki düğmeye bastım. Kemer ait olduğu yere geri çekilirken telefonumu kot şortumun cebine sıkıştırıp inmek için kapımı açtım. "Erken mi kalktık?" dedi, cümlemdeki en son noktaya takılıp. Bir cevap vermeden arabadan indiğimde o da kendi kemerini çıkartıp bana yetişmeye çalıştı. Bana attığı öfkeli bakışı görmezden geldim. Arabadan indiğinde sorgusuna devam etti. "Ben sana yemek konusunda acele etme demedim mi?"
"Ben öyle bir şey hatırlamıyorum."
Cevabımın ardından söyleyecek bir şey bulamadığından olsa gerek ağzı bir karış açık kaldı. Sonunda ellerini havada iki yana savurdu. "İnanılmaz birisin. Bir insan nasıl masadan aç kalkabilir anlamıyorum," dedi kendi kendine söylenirken. Sonra derin bir nefes verdi. "Açsan abur cubur yerine yemek alalım."
"Abur cubur mu almaya geldik?" diye sordum ve bir yanıt vermesini beklemeden devam ettim. "Abur cubur aldıktan sonra yola devam edeceğiz o zaman?" Arabanın ön tarafından dolaşıp yanıma gelmesini bekledim. Sürücü tarafının kapısını kapattıktan sonra uzaktan, anahtar ile arabayı kilitledi.
"Evet, gideceğimiz yerde lazım olacak."
"Ne için lazım olacak?" Yanıma gelmesini bekleyip koluna sarıldım. "Nereye gideceğiz?" Beklentiyle ona bakarak alabileceğim en ufak bilgi kırıntısı için çabaladım. "Orada ne yapacağız? Issız bir yer mi? Tek başımıza mı olacağız yoksa yanımızda birileri de olacak mı? Otele geri dönecek miyiz?"
"Evet," dedi sonunda gözlerini önündeki yoldan bana çevirip kısa süreliğine bakarken. "Geri döneceğiz."
Otomatik kapı iki yana açıldığında markete de giriş yapmış olduk. Bedenimin etrafını saran soğuk havayla odağım bir anlığına dağılsa da hızlıca toparladım. Başımı ona doğru uzatıp gözlerimi kocaman açtım. "Diğer sorularım?"