Siz : Seni en başından uyarıyorum
Siz : Ben bu tatile gitmek için tam bir aydır hazırlanıyorum
Siz : O yüzden sen bu tatile gelmeyi o fındık kadar olan aklından bile geçirmiyorsun
Ulaş'ılmayan : Hangi tatilden bahsediyorsun?
Siz : Annelerimiz ortakl...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
🐚
11 Ağustos,
Sabah erkenden uyandığımda, yatakta bir başımaydım.
Ona sarılmak için hareketlendiğimde yatağın sağında hissettiğim boşluk ve soğuklukla gözlerimi aralamak zorunda kalmıştım. Ulaş'ın orada olmadığını fark ettiğimde ise uykum hızlıca dağılmış gözlerim sonuna kadar açılmıştı.
Aslında sabah yokluğu alışık olmam gereken bir durumdu ama dün gece, Ulaş tarafından sarıp sarmalanmak benim için alışılması daha kolay bir durum haline gelmişti. Şimdi boşluğa düşmüş gibi hissediyordum. Üstelik, onun da bu sabah beraber uyanmamızı tercih edeceğine emindim. Neredeyse emin. Fakat gördüğüm üzere yanılmıştım. Durum hiç de beklediğim gibi olmamıştı.
Sağ taraftaki boşluğa son kez baktıktan sonra diğer tarafa dönüp yataktan çıktım. Yerdeki terliklerimi giyerek odanın içinde ilerledim ve banyoya girdim. Çeşmeyi açarak yüzüme birkaç defa su çarptıktan sonra sonunda gözlerimi tam anlamıyla araladım ve aynada tam karşıma yapıştırılmış o pembe kağıdı gördüm.
'Bugün çok güzel görünüyorsun.'
Üzerinde fazlasıyla aşina olduğum bir el yazısı vardı. Şaşkınlıkla bakakalırken kağıdı ucundan tutup çektim ve istemsizce gülümsedim. Kağıdın üzerinde Ulaş'ın her zamanki aceleciliğiyle yazılmış harfler vardı. Sanki bir telaş içinde ama bir o kadar da içtenlikle yazmıştı.
Elimdeki kağıdı birkaç saniye daha tuttum, sonra banyonun tezgâhına bıraktım. İçimde yokluğu ile var olan hafif bir sızı vardı ama bu küçük not o sızıyı tatlı bir kaşıntıya dönüştürmüştü sanki. Neden burada değildi? Bir yandan kırgın, bir yandan da aptalca mutlu hissediyordum.
Bir an durup gözlerimi başka notlar bulmak adına etrafta gezdirdim. Lavabonun kenarında, havluluğun üzerinde, küvette ve hatta kapının arkasında bile olabileceğini düşündüm. Ama hiçbir yerde başka bir not yoktu. İç çekip banyodan çıktım. Fakat koridora adımımı attığım an giysi dolabının üzerinde aynı not kağıtlarından bir tane daha gördüm.
'Akşam için güzelce hazırlan.'
Onu da yapıştığı yerden çıkartıp diğerinin üstüne koydum. Bir kez daha etrafı incelemeye çıktım, gözüm komodine ilişti. Orada, yarısı boş bir su şişesi ve onun dün gece denize girmeden önce çıkartıp bıraktığı kol saati duruyordu. Kol saatinin üzerindeyse aynı yapışkan kağıt ve kağıda yazılmış bir not vardı.
'Akşamüstü yanındayım.'
"Ne zaman kalktı bu?" diye fısıldadım kendi kendime. Kendimce mantıklı bir açıklama bulmaya çalışıyordum. Böyle küçük notlar bırakıp gidecek ne gibi bir sebebi olabilirdi ki? Mesaj da atabilirdi. Neden bana dün söylememişti?