***
Sinyalden yarım saat önce
Aslı, polislerin kendisini aradığını bilmiyordu. Ancak içinde sürekli bir şeyler yiyerek ölüm korkusuyla başa çıkmaya çalıştığını fark etti. Oda yavaşça karanlıklaşıyordu ve sürekli olarak bir çıkış yolu arıyordu. Onu öldürmeye çalışan adamın izine ise rastlamamıştı. Aslı, o anda duraksadı. Belki o adam da hayal gibiydi, ya da gerçekten var mıydı? Beyniyle o kadar çok oyun oynuyordu ki artık düşünmek bile imkansızdı.
Elleriyle gözlerini kapadı, kendisini bu kadar kandırmasına daha fazla katlanamıyordu. Şu anda içine girdiği yerden nasıl çıkacağını düşünmeye başladı. Hiçbir şekilde nereye girdiğini hatırlamıyordu, sadece bu kişilerin kendisinin adım attığı bir yer olduğunu biliyordu.
Gözlerini sıkıca kapadı ve o geceyi hatırlamaya çalıştı. Mahzene indiği zaman o koridorda başının döndüğünü, duvarlardaki nemden isimleri, mahzenin odalarının ayrıldığını hatırladı, ama hepsi boştu. Ancak bir köşede karanlık bir yerde, hala gözlerinin her yeri görebildiği bir anda mahzenin diğer karanlık bölümünden birinin onu kucakladığını hatırladı. O kimdi ve neden oradaydı emin değildi zihni onunla oyun oynamıyordu çünkü onu Aslı'yı kucaklayıp yürümeye başladığını hatırlıyordu. Bu adam, beyaz uzun tüylü ve sakallı orta yaşlarda biriydi. Aslı, kendini biraz daha zorladığında, bu adamın o odaya nasıl götürdüyse yine aynı şekilde çıkacağını biliyordu bu yüzden zihnini zorlamaya devam etti, ama odaya girdiğini bir türlü hatırlamıyordu işte o an zihni ve gözleri tamamen kapanmıştı.
Zorladığı kapının sadece bir yanılsama olduğu açıktı. Mahzenin birçok bölünmüş bölümünü hatırlıyordu, ama hepsi boştu. Ancak bir köşede dağıldığını ve kaybolduğunu biliyordu. peki o adam orada ne arıyordu?
Aslı, deliğin olduğu kısımı inceliyordu. Duvarın diğer kalanında ise kalan iki gölge ortalarda yoktu. O iki gölgenin bu odalardan haberler yoktu, ama sanki kullanılmış gibi bir hali vardı. Ellerini duvarda gezdirerek ara sıra duvarları toklatıyordu. Bir duvarın arkasında bir ses duydu, aynı toklatma sesiydi. Başta yankılanıyor sandı, çünkü yine vuruş sesi duyuluyordu. Ancak duvarın diğer tarafından başka biri vuruyormuş gibi ses çıkıyordu. Kulağını duvara dayadı, herhangi bir ses yoktu. Üç kez duvara vurdu, duvarın diğer tarafında ise iki defa vurulduğunda Aslı, bu sesin bir yansıma olmadığını anlamıştı. Kurtuluşun yolunun bulunabileceği içinde büyük bir heyecan oluşmuştu, sonunda bu rutubet kokan kapkaranlık odadan kurtulabilecekti. Ancak buradan kurtulmak için diğer duvardaki kişiye bağırması gerekiyordu. Sesini olabildiğince yükselterek " bana yardım edin, burada sıkıştım" dedi.
Aslı'nın bağırmasından sonra, rüzgara benzeyen bir ses duydu. Sesin yeniden daha çok yükselterek "Orada kim var? Lütfen yardım edin!" diye bağırınca, yine o gürültülü rüzgar sesi karşılık verdi. Artık dayanamıyordu, bir anda ağlamaya başladı. Buradan kurtulmak istiyordu, zihnin oyunları onu buraya kadar sürükleyeceği zaten belliydi. Sinir krizi geçiriyordu, sürekli duvarı yumrukluyordu.
O sırada yere dökülen bir ses duydu, kafasını kaldırdığında yukarıda yuvarlak ve yıldızları görebildiği bir delik açılmıştı. Hayal görmediğine emin olmak için gözlerini iyice ovuşturdu ve hayır, bu gerçekti. Ayağa kalkmak için duvara tutunarak yukarı baktı. O an açılan delikten bir halat sarkıyordu.
Aslı, deliğin altında durdu ve halata yavaşça dokundu. Yukarıda onu bekleyen biri vardı, ama kim olduğunu bilmiyordu. Korkuyla kendini biraz daha duvara yaklaştırdı, ama halattan da uzak değildi. Aslı odaya vuran ayın ışığıyla yine dikkatli bakmaya başladı. Evet tek çıkış yolu buydu, bu yüzden halata tutundu. Halatta iyi tırmanabilmek için düğüm atılmıştı. Onlardan yardım alarak yukarı çıkmayı başardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Derin Kabus
Mystery / Thriller"Aslı, bir travma sonrası geçmişini hatırlayamayan bir duruma düşer. Kızıyla sakin bir hayat sürerken, kapısına gelen Amir Ali, arka arkaya işlenen cinayetleri dile getirir. Bu cinayetler, Aslı için hayatını olumsuz etkilemeye başlar. Aslı, geçmişin...
