Onun kucağında oturmuş bebeğe bakıyordum,artık pes ettim artık kaçmayacaktım en azından bir süre ara verecektim,hayatta kalmak istiyorsam onun emrine uyup itaat edicektim.
Kolum,yüzüm,karnım acıyordu belli etmiyordum sadece onun kucağında 21:00 cezasına uyuyordum.yüzüm artık harita gibi olmuştu,bacaklarım üşüyordu ama bundan bile vazgeçtim saat 23:00 a gelirken bebek artık uyuma derecesine gelmişti yüzümde ki kanları bile silmedim sadece ellerim onun eşorfmanın da sessizce gözyaşı dökerek bebeğe bakıyordum bebek artık uyumuştu benimde uykum gelmişti,korumalardan biri evin içine geldi.
_efendim izniniz olursa dağılıyoruz?
Lee know,bebeği al beşiğine yatır sonra dağılın.
Adam yaklaştı,bebeği Lee knowun elinden aldı,adam yukarı çıkarken gözlerim hala yerdeydi ona bakmıyordum beni bir kuklası olarak görüyor.ne isterse onu yaptırıyor;
Uykudan gözlerim kapanıyordu,çenemden tutup kaldırdı yaşlı gözlerim ile ona baktım.
Lee know,öpebilirsin.
Göz yaşlarım bir an olsun durdu,gözlerimi kapattım onun dudaklarına kendi dudaklarımı bastırdım.yavaştan beceriksiz şekilde karşılık verdim bunu yaptığım için kendimden her an her saniye nefret edicektim.dudaklarından geri çekildim,memnuniyetle güldü.
Ağrıyan kasıklarıma kollarını sardı beni kucağına aldı.bacaklarımı ona doladım düşmemek için kollarımı da ona sardım.
Beni yukarıya doğru götürdü.karnımın çevresi çok ağrıyordu nefesimi kesiyordu.kollarım ile biraz daha yukarı çıktım o çoktan merdiveni aşmış kapıyı açmıştı beni bu sefer kendi yattığı yere çekmişti.hiç bişi demedim,gözlerimi kapatıcaktım ama burnuma değen pürüzlü şey ile korku içinde açtım,burnumun kanını siliyordu.burnumda ki bütün kanı tek hamlede sildi bir diğer köşesi ilede dudağımın kenarını sildi kanlı peçeteyi bir komidine bıraktı yanağımı öpüp bütün lambaları kapattı.arkadan bana sıkıca sarıldı.
Belkide kendime hep yalan söyledim?
Burdan kurtulucam diyerekten kendimi çok teselli ettim ama kendime yalan söylemişim.
Ailem beni gelip kurtaracak dedim kendime yalan söyledim.
Kendi eski hayatıma dönüp diyerek dönemedim kendime yalan söyledim.
Ben...ben meğer çok yalancıymışım olmayan şeylere yalan söylemişim yalan ki hiç biri gerçekleşmedi ama gerçek olsaydı yalan olmazdı.
Dayanamadım gözlerimi kapattım.
Anladım ki ben artık Lee jisungum.
Belkide onu sevmeyi denemeliyim?
*Gözlerimi bambaşka yerde açtım burası o sinema salonu idi.ailem etrafımda ağlayan ve ben onunla evlendigimin göstergesi olan sinema salonu,ama tek fark burda koltukların olmaması evet koltuk yoktu.
Ama ailem vardı ailem tam karşımda bana bakıyordu
Annem
Babam
Yuna
Changbin
Felix
Gözyaşlarıma hakim olamadım,ama ailem bir anda güldü.iri yarı gözlerim ile onlara baktım neden gülüyorlardı?
Ae-cha,ha ha ha jisung Lee cidden seni sevdiğimimizi sandın.
Hoon,onunla önceden anlaşma yaptım seni ona sattım.
Changbin,biz
Felix,onunla arkadaştık.
Yuna,seni hiç sevmedik Lee jisung.
Han,ne....ne diyorsunuz ailem ailemsiniz siz..bana bunları yapamazsınız.
Ae-cha,ne demişler ailene bile güvenme.
Hoon,hepsi bir komplo.
Changbin,cidden seni kardeş olarak mı göreceğiz.
Felix,hyunjin ile sevgiliyiz ve çok mutluyuz hepsi bir plan.senin gibi aciz,bencil,güçsüz,korkak biri ile arkadaş mı olcaz sanıyorsun?
Yuna,hiç bir zaman abim olmadın ödleğin tekisin Lee jisung.
Han,hayır...hayır ben Lee değilim,ailem,kardeşlerim ne diyorsunuz? Ben-
Felix,kes!
Hepsi,oyun bitti."buraya kadar Lee jisung,bu oyunda sen kaybettin"
________
Ayayaya noluyor?
Dileklerim jisungun kurtarılması ile...ay yoksa deliriyor mu? Çok merak ettim.
Son bölümler geliyor okul açılıyor....
Nasıl hissediyorsunuz???
Öpüldünüz💖
ŞİMDİ OKUDUĞUN
OBSESSİVE LOVE
FanfictionSaplantılı aşkı yüzünden herşeyi geri bırakan ve onunla zorla evlenen han jisung
