Uyandığımda sabah olmuştu ne çok uyumuştum,dünden bu yana kadar.
Bu aralar çok mu uyuyordum?
Onun yüzünden herşeyim alt-üst olmuştu,uyku düzenim mi bozulmayacaktı?
Normalde bu saate kadar kendi evimde asla uyumazdım çünkü beni kaldıran bir guguk kuşum vardı ama şimdi yoktu,kimsem yoktu burda.
Buranın ben yabancısıydım.
Yavaştan dikeldim açlıkla,kapıya doğru ilerledim.kapı kulpunu açınca direkt;
Aşağı inince ona baktım kahvaltı hazırlıyordu çıkan yemek kokusu bana annemi anımsattı o da böyle yapar bazen şarkı mırıldanırdı.arkadan giderdim sarılıp öperdim ama oda bana tatlı şekilde kızardı.arkasını döndü bana kollarını açtı kollarıma gir dercesine elime bugün gitmeden pansuman yapsam fena olmazdı aslında yanına ilerledim,kollarına ulaşınca beni bango ile arasına aldı kollarımın altına elini koydu güçlükle kaldırdı.bangoya oturttu,bir yanım tencerede ki olan omlete bir diğer yanım ona baktı.inmek istiyordum bunu-burayı hiç kimseyi görmek dahi istemiyordum.
İçimin en derin sesleri bana seslendi.
Merak etme gittiğinde kimseyi göremeyeceksin.
Doğru kimseyi göremeyecektim elime giren kramp ile düşünceyi bir rafa kaldırdım elimi tuttum bu böyle ağrımaya devam ederse nasıl kaçardım?
Lee know,ne düşünüyorsun bebeğim ?
Ellerini kalçamın etrafına doladı kendini bana çekti.
Han,hiç...bişi.
Elini karnımın içine soktu okşamaya başladı.
Lee know,karnın böyle şişse kocan sana istediğini yapsa?
Han,istemiyorum.
Eli sertleşti.
Lee know,istesem şuan şu dakika yaparım ama sende istiyeceksin.
Yanağımı öptü tencere başına döndü,omleti hazır edince bir tabak aldı omleti tabağa koydu.bir elini de belime sarıp beni kaldırdı.düşmemek için kazağını tuttum.
Han,yürüye bilirim.
Lee know,biliyorum ama yürümemeni tercih ediyorum.
Omleti masaya koydu beni yere indirdi yerime geçeceğim sıra elimi tuttu kendi de sandalyeye oturup beni kucağına çekti.
Lee know,bugün kucağımda yemeni istiyorum.
Han,hayır..
Çenemi sıkıca tuttu;
"İstediğini yap!"
"İstediğini yap!"
İçimde ki sesler susmak bilmiyordu ,gözlerimi ona kitledim.
Lee know,burda dediysem burda!
Han,tamam.bırak canım acıyor.
Sertçe çenemi bıraktı,önüme döndüm onun kucağında titriyerek sıkı bir kahvaltı yapmaya başladım.
Omletten bir çatal aldı ekmeğin arasına koydu ağzıma uzatınca vakit kaybetmeden mideye indirdim.açlığımı bastırmaya çalıştım.
Lee know,çok güzelsin...
Ağzım dolu şekilde ona baktım aşağıya kaydığım için bacaklarından destek alarak gögüsüne çıktım.
Han,güzel olduğum için mi bana eziyet ediyorsun.sen sadece körsün.
Lee know,bunu ciddiyetle söylüyorum.
Han,iyi.
Yemeğime devam ettim fazla mı yemiştim iştahım açılıyordu,ama umrumda değildi.yeterince doyduğum için kafamı onun gögüsüne yasladım midem'dekileri sindirdim.
Daha sonra kucağından kalktım.
Han,ben uyumaya çıkıyorum...iyi geceler.
Ama o beni bırakmadı çok uyuyordum,çok yorgundum.hemde onun yüzünü görmek dahi istemiyordum.ona öylece bakarken açlık hissim ortaya çıkmış gibiydi uyumakta istemiyordum son günlerde o kadar çok sıkılıyordum ki.
Beni geri kucağına oturttu.yemeye/yedirtmeye devam etti.bende hiç itiraz etmeden verdiklerini yedim.
Hayatıma bir adam girdi,ama bu adam normal değildi;
Ben daha Hayatın zorluklarını yavaş yavaş öğrenirken
Şimdi bir adam yüzünden gerçekleri hızla öğreniyorum.
Gerçekler acıdır...
Gerçekten de acıdır.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
OBSESSİVE LOVE
FanfictionSaplantılı aşkı yüzünden herşeyi geri bırakan ve onunla zorla evlenen han jisung
