scene seventeen

1.6K 82 41
                                        

Selam,yeni bölümümüz ile geldim.
Bir önceki bölümden çok daha uzun bir bölümle geldim bu defa.

İyi okumalar dilerim.

🌪

Model,
Mey.

"Kollarımda taşıdığım ölü beden küçüklüğüm,titreyen kollarım ise şimdim. Hıçkıra hıçkıra ağlıyorum zerre tanımadık birinin kollarının arasında. O kollar artık güven taşımıyor. Kalp bir kez kırıldı mı bir daha kırılmaz sanıyordum. Paramparça olabileceğini unutmuşum."

🌪

Tüm reflekslerim işlevini yitirmiş durumdaydı. Bakışlarım yeşil harelerinde kalakalmıştı. Adımlarım ise zemine çivi misali çakılmıştı.

"Sen...ne işin var burada?"diye sordum düz tutmaya çalıştığım sesimle.

Cevap vermedi. Gözlerimin içine bakmaya devam ediyordu. Onunda dudağı kanamıştı ve kaşında yarası vardı. Yutkunarak yumruklarımı sıktım. Nefes alışverişlerim sıklaşırken sakin kalmaya çalıştım.

Bir süre göz temasını kesmedim. Ancak sakinleşemediğimi fark ettiğimde hızla ilerlemeye başladım. Omzuna vurarak yanından geçip gittim. Ardından kendimi dışarı attım. Arkamdan seslendiklerimi duymuştum fakat umrumda değildi.

Gözlerimi ovalayarak hızla ilerlemeye devam ettim. Peşimden birisi geliyordu. O olmaması için her şeyimi verebilirdim. Adımlarım hızlandığında gözlerim dolmuştu. Hızla silsem de bir etkisi olmadı. Hatta bu defa akmaya başlamışlardı bile. Arkamdaki adımların sesini ise hâlâ duyabiliyordum.

Hıçkırdığımda sinirle koşmaya başladım. Kendime sinirliydim. Ona sinirliydim. Bizi bu şehrin sokaklarında bir araya getirmeyi başaran hayata sinirliydim. Bir hayatım var mı yok mu o bile soru işaretiyken her defasında hayatımın merkezinde olmasına sinirliydim.

Koştum,koştum,koştum...Arkamdakinin o olduğunu biliyordum. Koşdukça ondan uzaklaşabilirim sandım. Koşarsam belki peşimden gelmez sandım. Ama öyle olmayacaktı,öyle olmamıştı.

"İdil."

Arkamdan gelen sesiyle adımlarım hızla durdu. Gözlerimi sımsıkı kapatmışken dişlerimi de sıkıyordum. İsmimi ondan duymaktan nefret ediyordum. Ondan nefret ediyordum. Gitsindi,gelmesindi. En iyi yaptığı şeyi yine yapamaz mıydı?

Gözyaşlarımı silerek derin bir nefes aldım. Ardından arkama,ondan tarafa döndüm. Bakışlarımız kesiştiğinde ağladığımı anlamış mıydı bilmiyordum ancak şuan dümdüz bir ifadeye sahiptim. Onun yüzünden okuyabildiğim tek şey...endişeydi. Gözlerinden ise hiç bir şey okuyamıyordum. Uzun zaman sonra gözlerini gözlerime değdirdiğinde artık gözleri bana bir şeyler anlatmaktan vazgeçmişti sanki. Suçlu oydu ama cezasını ben çekiyordum.

"Ne? Ne var?"diye sordum sert bir sesle. Ardından hızla üzerine doğru yürüdüm. Aramızda bir kaç adım varken durdum. Ardından kolumu kaldırarak az önce geldiğimiz yönü gösterdim.

"Ne yaptığının farkında mısın sen? Neden arkadaşımla kavga ediyorsun,kimsin ki sen? Niye sürekli karşıma çıkıyorsun?"diye bağırdım yüzüne doğru. Kolumu indirdiğimde gözlerinin içine bakıp bir cevap vermesini bekliyordum çünkü alabildiğim tek cevap sessizlikti. Gözleri ise isteğim konusunda hiç yardımcı olmuyordu.

"Madem cevap vermiyorsun,gelme peşimden."dedim sert bir sesle. Ardından arkamı dönerek hızla ilerlemeye başladım fakat çok geçmeden kollarıma dolanan el ile durmak zorunda kalmıştım.

BAR TABURESİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin