scene thirty two

480 16 2
                                        

Evet,yeni bölümümüz ile geldim.
Biraz tetikleyici bir bölüm oldu.

Ayrıca 24k okunmaya ulaştık,bu süreçte yanımda olan ve bana destek veren,bu satırların kalbine dokunduğu herkese teşekkür ederim,umarım hep benimle kalırsınız.

İyi okumalar dilerim.

🌪

Şanışer & Ayda,
Aşk Şarkısı.

"Göğsümüzde başlayan yangın ikimizi de ziyan ederken yeşil harelerine bakmaktan çekinmedim. Seni kaybettiğimi fısıldıyordu gözlerin ama ben sana hiç bir zaman sahip olduğumu hissetmemiştim. Bittiğini biliyorum fakat başlamamıştı bile. Yine de orada,kafes kıldığım göğsümü küle çevireceğini bilerek dokunmana izin verdiğim kalbimde her şey çok gerçekti. Sana dair her şeyi yaşanılabilir kılmıştım. Sen ise bize dair her şeyi bir gecede imkansız kıldın."

🌪

Kafes kıldığım göğüs kafesimi aşıp kalbime ulaşan o dokunuşla hissettiğim hayal kırıklığını hatırlıyordum.

Sadece fazla savunmasızdım.

Her koşulda seçtiğim insanlar vardı,bana uyan doğrularım ve kurşun kalemle çizilen sınırlarım...savunmasızdım. Koşullar gereğinden fazla değiştiğinde seçtiğim kişiyi değiştirmek benim için dünyanın en zor şeyiydi. Doğru bildiğim yanlışları kabullenmek istemezdim.

Sınırlarımı belirginleştirmek için kurşun kalemden başka hiçbir şeyim yoktu,bende o sınırlara bir duvar örmeyi seçmiştim.

Yıkılmaz olduklarını sanmıştım. Ulaşılmaz olduğunu hissetmiştim,kalbimin. Çünkü kafesti göğsüm. Dokunulmazdı. Uzananı yaşatmazdım orada. Yeltenemezlerdi dahi.

Ama bir gün,oraya dokundu ve ben ilk kez,orada olmasını istedim.

Hataydı.

Sandığım her şeyi yalnızca sandığımı hissettmemle birlikte boğazımda oluşan yumrunun kalbimi paramparça etmesi uzun sürmemişti. Hayal kırıklığını her bir hücremde hissetmiştim.

Kendimi suçlamamak için kaçmıştım her şeyden çünkü biliyordum,benim hatamdı. Bir seçim yapmıştım ve bedelini ödemiştim. Üstelik seçimim hislerime bağlıydı. Kontrol altına alabildiğim bir şey değildi benim için ama bu kendimi suçlamama engel olmamıştı.

Kafesler de kırılabiliyormuş. Öğrenmiştim.

Yine de kırarken sevebilir miydin ki birisini? İmkansız.

İmkansızdık. Artık. Onun kalbime uzanışıyla göğsüme nüfuz eden zehri kalbimi alaşağı etmişti.

Göğsüme yaraydı. Kalbime hataydı. O küçük kız çocuğuna yamaydı. Yalanlarıyla hasardı. Ziyandı.

Sen bana ziyansın sevgilim.

Gözlerinin içine her bakışımda kendimi kaybederdim,öyle hissederdim belki de ama şimdilerde yeşil harelerinde yalnızca kendi kaybedişimin yansımasını görüyorum ve bu canımı yakıyor.

İmkansız. Lügatıma ne kadar da tanıdık bir kelime. Hep öyle düşündüm. Ellerini tutarken dahi imkansızımdın sen benim çünkü göğüs kafesimdeki tenime işlenmiş izin göğsümü yakardı hep,
unutturmazdı bana hiçbir şeyi. Sigara yanıkları hatırlatırdı bana seni,bileklerimdeki izler,mide bulantılarım,fotoğraflar,mesajlar,magazinlerden duyduğum her şey...her şey seni hana hatırlatırdı ve ben hatırladığım sürece asla mutlu olamadım.

BAR TABURESİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin