Selamlar,oldukça uzun bir sürenin ardından yeni bir bölüm ile geldim.
Şuan bu bölümü okuduğunuz platformun içinde bulunduğu durumlar bir yana,benim yaz boyunca buralarda olmamama neden olan bir sürü durum bir yana, bu kadar geç kaldım. Fakat umuyorum ki artık bu durumu çözebildim. Bu kadar aksama yaşamayacağız.
Son olarak,bölümleri başka platforma taşımayı veya pdf hâlinde de yayınlamayı düşünüyorum. Henüz kesin bir karar vermedim ancak sizi daha fazla bekletmemek adına bölümü yayınlıyorum. İlerleyen zamanlarda sizi hem buradan,hemde instagram hesabımdan
(@/kalptesanci) aldığım karar hakkında bilgilendireceğim.
Bu bölüm,oldukça tatlı,duygu yüklü ve olaylı bir bölüm olacak. Ara vererek okumanızı tavsiye ediyorum. Ayrıca oy ve yorum sınırı yok. En kısa sürede yeni bölümü yayınlayacağım.
İyi okumalar dilerim.
🌪
➛Redd,
Kanıyorduk.
"Gözlerinin içine bakıyorum,beni sevdiğini söylüyorsun durmaksızın. Sevgine çok yabancıyım sevgilim. Ellerimi tutuşundaki sıcaklığı unutmuşum sanki. Oysa senin ellerin hep sıcaktır,benimkilerin aksine. Sana yabancı hissediyorum. Yarabantlarıja muhtacım hâlâ. Yarabandın olmadığını mı söylüyorsun? Gitme,diye yalvarıyorsun. Gidemem ki sevgilim. Ben sensizlikle başa çıkamam ki. Anlamıyorsun."
🌪
Bazen birini seversiniz,bazen onun sizi sevişini. Gözleri aşık eder sizi kendine. Belki gülüşünde takılı kalırsınız bir akşamüstü. Belki gündoğumuyla ona sarılmayı düşlersiniz. Tüm bu hayalleri kalbinize betimlersiniz,ruhunuza kazırsınız. İstersiniz ki tüm bunların hepsi yaşansın,sevsin.
Sonra belki sever veya unutur sizi. Belki umrunda olmazsınız,belki de deliler gibi aşık olursunuz birbirinize. Belki birileri bir yerlerde gözlerinin içine bakmaya kıyamadıkları kişiler tarafından paramparça edilen kalplerinden dolayı ağlıyordur. Veya belki birileri bir yerlerde kalbine sığmayan insanların fotoğrafını saatlerine sığdırabiliyordur.
Çünkü sen sadece seversin işte. Ruhu,ruhuna değsin istersen,kalbi kalbine kazınsın istersin. Belki kollarında hayat bulmak istersin,belki ölümü dahi göze alırsın onunla.
Ben ölüm gibi bir adamı sevdim. Onunla ne yaşayabildim ne de ölebildim. Ne de ondan vazgeçebildim.
Gözlerimi araladığımda bir kaç saniye nerede olduğumu algılamaya çalıştım. Daha sonra aklıma Atlas'la birlikte sarılarak uyuduğumuz gelmişti. Hızla doğrulduğumda yanımda Atlas'ın olmadığını fark etmiştim. Şaşırmamıştım.
Ayağa kalktığımda başım döndüğü için yeniden yatağa oturdum. Bir kaç saniye sonra tekardan ayağa kalkarak kapıya doğru yöneldim. Kokusunun üzerime sindiğini anlayabiliyordum. Ayrıca odası onun kokusunu var ediyordu. Sırf bu yüzden dahi odasından hiç çıkmayabilirdim. Çünkü kokusu bağımlılık yapıyordu. Bir zehir gibi.
Koridora çıktığımda merdivenlere yöneleceğim sırada arkamda bulunan lavabodan sesler geldiğini fark ettim. Daha sonra arkamı dönerek lavaboya doğru ilerledim. Kapısının önünde durduğumda derin bir nefes alarak kapıyı tıklattım.
"Atlas?"diyerek bir süre bekledim. Ses gelmedi.
Saniyeler sonra,"İdil."dedi Atlas.
"İyi misin?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BAR TABURESİ
Fiksyen Remaja❝Bana yaşamı vaad edeceksin, Kollarındayken yalanlarınla avutacaksın. Sonra gideceksin. Vaad ettiğin yaşamın katili olacağım. Avuttuğun yalanlarını yakıp,yıkacağım. Sen gideceksin, Ve ben beni sildiğinle kalacağım. Yine aynı odada, Aynı sabahta. Ve...
