Bölüm 2:"Ş𝘪𝘮𝘥𝘪 𝘴𝘦𝘯 𝘣ü𝘵ü𝘯 𝘣𝘪𝘯𝘢𝘭𝘢𝘳𝘢 𝘴𝘦ç𝘪𝘭𝘥𝘪𝘯?" diye sordu zihindeki ses."Sen hala burda mısın?"
"𝘉𝘦𝘯 𝘩𝘦𝘳 𝘻𝘢𝘮𝘢𝘯 𝘣𝘶𝘳𝘥𝘢𝘺𝘥ı𝘮 𝘚𝘢𝘣𝘳𝘪𝘯𝘢.𝘏𝘪ç 𝘣𝘪𝘳 𝘻𝘢𝘮𝘢𝘯,𝘩𝘪ç 𝘣𝘪𝘳 𝘺𝘦𝘳𝘦 𝘨𝘪𝘵𝘮𝘦𝘥𝘪𝘮 𝘬𝘪 𝘬üçü𝘬 𝘤𝘢𝘥ı."Buz kesilmişdim.1 günde 3cü defaydı sanırım onun yani kabusun sesini duyuyordum.Eskiden bu kadar sık konuşmazdı.Tam bi şey diyicekken slytherin bir kızın yanıma gelmesiyle sustum."Sabrina Grindelwald demek" dedi kız,ardında sarı saçlı bir çocukda onu katılarak tuhaf bir ses tonuyla "Grindelwald...." dedi."Ben Pansy ve bu da Draco" dedi Pansy."Sabrina".Pansy, "Tanıştığımıza memnun oldum Sabrina" diyerek elini uzatdı."Bende,Pansy" diyerek uzatdığı elini tutdum."Sabrina,sen hangi okuldan transfersin?Dubledore bahsetmedi hiç" diye sordu Draco.
"Şey...aslında ben...ben ilk kez bir büyücülük okuluna geliyorum"
Pansy şaşıran gözlerle "Nası yani?Gellert Grindelwald'ın kızı ilk kez mi bir büyücülük okuluna geliyor?".Başımı sallamakla yetindim.Bana büyümü gösterme şansı verilmemişdi.Dubledore bu şansı benden almışdı.Babam yaşasaydı her şey farklı ola bilirdi...—————————
Ilk ders sihir tarihi dersiydi.Dersin ismi bile bu kadar yabancıyken kendisini düşünemiyordum bile.Tabii ki de yabancı olurdu.Dubledore yüzünden 15 yıldır muggle dünyasında,muggle eğitimi gördüm.Beni sihirden uzaklaştırmak için herşeyi yaptı.Görünüşe bakılırsa bu yıl pes etmişdi.
"𝘠𝘢 𝘥𝘢 𝘰𝘯 𝘣𝘦𝘴 𝘺𝘢şı𝘯𝘢 𝘬𝘢𝘥𝘢𝘳 𝘣ü𝘺ü𝘺ü ö𝘨𝘳𝘦𝘯𝘦𝘮𝘦𝘺𝘦𝘯 𝘣𝘶𝘯𝘥𝘢𝘯 𝘴𝘰𝘯𝘳𝘢𝘥𝘢 öğ𝘳𝘦𝘯𝘦𝘮𝘦𝘻 𝘥𝘪𝘺𝘦 𝘥üşü𝘯𝘮üş𝘥ü𝘳." dedi kabus."Haksızda sayılmaz burdaki çocukların 5 yıl içinde öğrendiklerini bir yıl içinde öğrenmem imkansız." fısıltıyla verdiğim bu cevaba karşılık "𝘐𝘮𝘬𝘢𝘯𝘴ı𝘻 𝘥𝘪𝘺𝘦 𝘣𝘪𝘳 𝘴𝘦𝘺 𝘺𝘰𝘬𝘵𝘶𝘳 𝘚𝘢𝘣𝘳𝘪𝘯𝘢." dedi.Dersin başlamasına 5 dakika kalmışdı.Herkes bir-birini tanıyordu."𝘋𝘰ğ𝘢𝘭 𝘰𝘭𝘢𝘳𝘢𝘬"."Ders başladığında bu kadar geveze olmazsan sevinir-".sesimi daha doğrusu fısıltımı bölen şey Pansy'nin yanıma gelmesiydi."Otura bilir miyim?"
"Evet,otura bilirsin" ve profesör Cuthbert Binns'in içeri girmesiyle sesler kesildi.
"Evet arkadaşlar,ilk ders de geçen yıllarda öğrendiklerimizi test ederek başlıyıcaz."Sınıftaki herkes itiraz etmeye başladı.Ama anlaşılan profesör'ün fikrini değişmeye niyeti yoktu.Sınav kağıtlarını öğrencilere dağıtmaya başladı."Hey Grindelwald,kopya verirsin her halde" dedi önümde oturan siyah saçlı çocuk."0 almak istiyirsansa seve seve verebilirim."
"Hadi ama sen bir Grindelwald'sın.Bunlar sizde doğuştan yükleniyor olmalı."
"Kızı rahat bırak Theo!"
"Bir şeye burnunu sokmasan olmazdı zaten Pansy."
"Sessizlik!Herkes önüne dönsün"—————————
Sihir tarihi dersinden sonra ismini hatırlamadığım saçma salak derslere girmişdik.Pansy bana şatoyu gezdirmiş,slytherinden insanlarla tanışdırmışdı.Sonrasında yurda kadar bana eşlik etmişdi.Şansıma koskoca oda bana kalmışdı.Ayrıca sınav da rezalet geçmişdi.Gevezeliği tutan kabus'un da ne tesadüfse ders de susacağı tutdu."𝘋𝘦𝘳𝘴 𝘥𝘦 𝘬𝘰𝘯𝘶ş𝘮𝘢𝘮𝘢𝘮ı 𝘴ö𝘺𝘭𝘪𝘺𝘦𝘯 𝘴𝘦𝘯𝘥𝘪𝘯."
"Kastetdiğim 𝙙𝙪𝙧𝙙𝙪𝙠 yere konuşmamandı.Ayrıca sen neden hala kafamın içindesin?"
"𝘋𝘰𝘨𝘥𝘶𝘨𝘶𝘯 𝘢𝘯𝘥𝘢𝘯 𝘣𝘦𝘳𝘪 𝘬𝘢𝘧𝘢𝘯ı𝘯 𝘪ç𝘪𝘯𝘥𝘦𝘺𝘪𝘮."
"Ama neden?"
"𝘚𝘦𝘯𝘪𝘯 𝘺ü𝘻ü𝘯𝘥𝘦𝘯." dedi kabus sinsi bir sesle.Başımdan aşağı kaybar sular döküldü.
"Bu da ne demek oluyor?"
"𝘏𝘦𝘳 ş𝘦𝘺𝘪𝘯 𝘣𝘪𝘳 𝘻𝘢𝘮𝘢𝘯ı 𝘷𝘢𝘳𝘥ı𝘳 𝘬üçü𝘬 𝘤𝘢𝘥ı."Ona tonlarla sorum vardı,küçükken ona sormaya çalıştığımda cevab vermezdi.En azından şimdi bi şeyler söylüyor,hiç bir şey anlamasam da.Bu düşüncelerle uyuya kaldım.Gözlerimi açtığım rüya da olduğumu anlamışdım.Alışmıştım artık.Sonuçta düzenli olarak her gece aynı rüyayı görürseniz bir süre sonra alışırsınız.Yine karanlık,sisli ormandayım.At,çığlık sesleri duyuyorum.Ama bu sefer tuhaf bi şekilde farklı hissediyorum.Normalde her zaman rüyamda 10 yaşımdaki halimle olurdum.Ama bu sefer şimdiki yani 15 yaşımdaki halimleyim.Ve o adam,rüyalarıma musallat olan o adam.Asla yüzünü göstermiyordu.Her zamanki gibi uzun pelerinini giymiş ve pelerini'nin kapüşonu'nu kafasına takmış atın üstünde duruyordu.Bundan sonra kabus'un en kötü kısmı geliyordu,her defasında görmemek için gözümü kapatsamda bir şekilde görüyordum.Pelerinli adam atını durdurdu.Arkasınca at sesleri şiddetlendi ve 𝐥𝐚𝐧𝐞𝐭𝐥𝐞𝐫...Her defasında adama tiksinirmiş gibi bakar ve lanetler söylerlerdi.Fakat bu sefer lanet okudukları tek kişi o değildi.Lanetden kastım büyü değil,tuhaf bir şekilde hiç birinde asa da yoktu.Bir kişi hariç...Rüyalarıma musallat olan adam...
Bir kadın öne çıkıb parmakla beni gösterdi.Ardından o tarafdaki herkes bana döndü ve ona söylediklerinin aynısını da bana söylemeye başladılar.Ardından 𝒐, bana dönüp baktı.Kapüşonunun altından görünen buz mavisi gözleriyle adeta bir iblisi andırıyordu.Korkudan donub kalmışdım.Normalde rüya gidişatı böyle değildi.İlk önce bir laf kavgası çıkardı.Tabii bu benim hayatım boyunca duymadığım bir dil olduğu için söylenenleri asla anlamazdım.Daha sonra 𝒐,soğuk kanlılıkla ordaki herkesi acı çekdirerek öldürürdü.Görüntü aklıma geldikçe bile buz kesiliyorum.Ve rüya biterdi.Ama bu sefer öyle olmadı...
Buz mavisi gözleriyle bana baktıktan sonra ani bir haraketle atını ben olan tarafa yönlendirdi ve tek eliyle beni tutub ata bindirdi.Olayla o kadar hızlı gelişdiki adamın omzuna atılan oku yeni farkettim.Korkudan nefes bile almıyordum.Kendime bunun sadece bir rüya olduğu tekrarlıyordum ama nafile.Herşey o kadar gerçek ki...
Sonunda diğerlerinin sesi kesildi.𝑶, bizi bir göl kenarına getirdi.Atından indi ve gölün yanına gitdi.Tabi ben hala olanların şokundaydım.Atdan inersem benide öldürür korkusuyla inmedim.Rüyalarıma yada 𝒌𝒂𝒃𝒖𝒔𝒍𝒂𝒓𝒊𝒎𝒂 musallat olan adam,oku omzundan çıkardı ve acıyla inledi.Fısıltıyla karışık bir şey söyledi daha çok söyleniyor gibiydi ama hiç bilmediğim bir dilde konuştuğu için anlıyamıyordum.Birden arkasını döndü ve tekrar buz mavisi gözleriyle gözlerimi baktı.Rüyada kalp krizi geçirsem ölür müydüm?
"İn ve Git" dedi adam.İkinci bir korku dalgası vücuduma yayıldı.
"İn ve Git!" diye diretti tekrar.Korkudan milim bike kıpırdamadım.Olduğum yerde öylece kala kala kaldım.
"SANA GİT DEDİM!"İşte o an gerçekten kalp krizi geçirecekmiş gibi hissetdim.
Yüzüme dökülen suyla gözlerimi açdım.Sonunda rüya bitmişdi."Hey daha 2ci günden derse geç kalmak istemezsin dimi" dedi Pansy."Kalkıyorum."
—————————
Yine ilk ders sihir tarihi dersiydi.Profesör notları söylemeye başladı."Draco Malfoy 80 puan,Theodore Nott 70 puan,Lorenzo Berkshire 90 puan,Pansy Parkinson 70 puan" diye diye tüm sınıfın notlarını söyledi.Sıra bana geldiğinde duraksadı."Sabrina Grindelwald 0 puan."Demesiyle tüm sınıf bana döndü."Sabrina Grindelwald dediklerinde bende zeki bir şey zannediyordum." dedi bir kız,ardından "Bu kadar kolay sorulurdan 0 almayı nasıl becerdin Grindelwald?" dedi kızın arkasındaki çocuk."Safkan olupta bu kadar aptal olmayı nasıl beceriyorsun Rogers?Ve sen önce sivilcelerini kapat Astoria" dedi Pansy.
"Sessizlik!Herkes önüne!"
—————————
Ders biter bitmez sınıftan koşarak çıktım.Söylenenler canımı yakmışdı.Ardından Pansy de geldi.
"Sen onlara bakma.Boş-boş konuşan bir avuç budala yığını işte."
"Hadi Ortak salona gidelim." dedi Pansy
"Sen git ben kitabları odama koyub gelicem."
"Ortak salonu bulabilir misin?İstersen bende seninle-"
"Bulurum merak etme"
"Tamam o zaman orda buluşuruz."
"Peki ve Pansy"
"Efendim?"
"Teşekkür ederim."
"Ne demek." dedi ve bana içten gülümsemesini sundu.
Kitabları odama bıraktım ve ortak salonu aramaya başladım."Keşke Pansy benimle gelmek istediğinde onu reddetmeseydim.Burası çok büyük!"
"𝘚𝘢𝘯ı𝘳ı𝘮 ş𝘶 𝘬𝘰𝘭𝘪𝘥𝘰𝘳𝘥𝘢𝘯 𝘨𝘪𝘳𝘪𝘯𝘤𝘦 𝘴𝘢ğ𝘢 𝘥ö𝘯ü𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶𝘬."
"Emin misin?"
"𝘒𝘦𝘴𝘪𝘯𝘭𝘪𝘬𝘭𝘦 𝘩𝘢𝘺ı𝘳" dedi kabus.Bi kere işe yarasa şaşırırdım zaten.Bu düşüncelerle yürürken birine çarptım.Çarpmanın etkisyle yere düşdüm.Başımı kim olduğunu görmek için kaldırdığımda bir adet öfkeli yeşil gözle karşı-karşıya geldim. 𝑷𝒓𝒐𝒇𝒆𝒔𝒐𝒓 𝑻𝒐𝒎 𝑹𝒊𝒅𝒅𝒍𝒆..
"Önüne baksana!"Hemen ayağa kalkıp formamı düzeltdim."Ben özür dilerim profes-"
"Tamam yeter!" dedi ve tam gidicekken
"Profesör" dedim ince sesimle
"Ne?"
"Gömleğiniz."
Yeşil gözleri kahvelerimden gömleğinin kol kısmına kaydı.Daha sonra elleriyle yakasına dokundu.Kan içindeki yakasına...
Bir an duraksarmış gibi oldu,1 saniyeliğine.Sonra hızlı adımlarla bana taraf yürüdü.Kolumdan tutduğu gibi duvara itdi.Resmen beni duvarla arasına aldı.
"Bana bak küçük cadı" 𝑲üçü𝒌 𝒄𝒂𝒅ı...Bana hep kabus böyle seslenir diye kendimi tuhaf hissetdim.
"Burda gördüklerini kimseye anlatmıyıcaksın.Ders çıkışı yanıma geliceksin ve ben senin hafızanı silicem.O zamana kadar birine bir şey dediğini duyarsam cesedini'nin başında ağlarsın."
Kolumu bıraktı ve bir adım geriye gitdi.Sadece başımı sallamakla yetindim.Bir şey demesine fırsat tanımadam adeta koşarak ordan uzaklaştım ve nihayet burdayım.Slytherin ortak salonu.
"Bi an için kayboldun sandım" dedi Pansy.
"Bi an için bende öyle sandım" dedim ve gülmeye başladık.
"Hadi derse gidelim,yeni karanlık sanatlara karşı savunma öğretmeni sert biriymiş diyorlar,dimi Draco"
"Kimse Snape kadar kötü olamaz.En azından bu seferki saçını yıkıyor" diye güldü sarişın oğlan
"𝘈𝘮𝘢 𝘬𝘢𝘯𝘭ı 𝘨ö𝘮𝘭𝘦ğ𝘪 𝘪𝘭𝘦 𝘬𝘰𝘭𝘪𝘥𝘪𝘳𝘥𝘢 𝘥𝘰𝘭𝘢şı𝘺𝘰𝘳."
—————————
Daha 5 dakika önce beni tehdit eden öğretmenin dersine girmek oldukça tuhaf hissetdiriyordu.
"Şansınıza kolay bir büyüyü işliyicez."
Herkes sırayla profesörün gösterdiği büyüyü yapmaya başladı ve nihayet sıra bana geldi.
"Ascendio" dedim ama hiç bir şey olmadı.Bütün sınıf benimle alay edercesine gülmeye başladı.
"Bu kadar kolay büyüyü bile yapamıyorsanız bayan Grindelwald,muggle sistemindeki eğitimle hayatınıza devam edin ve büyüyü de gerçek cadılara bırakın."Bütün sınıfın önünde bu denli aşağılanmak canımı ciddi anlamda yakmışdı,gözyaşlarımı zorla tutuyordum.
"B..ben-"
"Şimdi de küçük bir çocuk gibi ağlıyıcak mısınız?"Sınıfdaki alay sesleri profesör'ün beni her yerin dibine sokuşunda daha da yükseliyordu.
Ve nihayet ders bitti.Tam kalkıcakken profesör Riddle "Bayan Grindelwald dışında herkes çıkabilir." dedi tok bir sesle.
"Hafızamı mı silicek?" diye fısıltıyla sordum kabusa.
"𝘒𝘪𝘮𝘴𝘦 𝘴𝘦𝘯𝘪𝘯 𝘩𝘢𝘧ı𝘻𝘢𝘯ı 𝘴𝘪𝘭𝘦𝘮𝘦𝘻,𝘢𝘯ı𝘭𝘢𝘳ı𝘯𝘢 𝘦𝘳𝘪ş𝘦𝘮𝘦𝘻.𝘒𝘪𝘮𝘴𝘦 𝒌𝒂𝒚𝒃𝒐𝒍𝒂𝒏ı𝒏 𝘻𝘪𝘩𝘯𝘪𝘯𝘦 𝘨𝘪𝘳𝘦𝘮𝘦𝘻."
Sınıftaki son kişi yani benim dışımdaki son kişi de nihayet çıktı.Tom Riddle büyüyle kapıyı kilitledi ve bana doğru yürümeye başladı.
"Umarım bu günkü olaydan kimseye bahsetmemişsindir."
"Kimseye bahsetmedim profesör."
Asasını aldı ve bir kaç büyülü söz söyledi.İşi bittikten sonra asasını bıraktı ve "Çıkabilirsin bayan Grindelwald."
İkiletmeden çıktım ve dışarı çıkmamla kabus'un sinsi kahkahaları kulağımı doldurdu."Buda neydi şimdi?Kimsenin zihnime giremiyiceğini söylemişdin."
"𝘎𝘪𝘳𝘦𝘮𝘦𝘥𝘪 𝘥𝘦."
"O zaman gitmeme neden izin verdi?"
"𝘡𝘪𝘩𝘯𝘪𝘯𝘥𝘦𝘯 𝘣𝘪𝘳 ş𝘦𝘺𝘪𝘯 𝘴𝘪𝘭𝘪𝘯𝘥𝘪ğ𝘪𝘯𝘪 𝘩𝘪𝘴𝘴 𝘦𝘥𝘪𝘺𝘰𝘳 𝘮𝘶𝘴𝘶𝘯 𝘬üçü𝘬 𝘤𝘢𝘥ı?" Kesinlikle bir şey deyişmemişdi.Herşeyi hatırlıyordum.
"𝘈𝘮𝘢 𝘴𝘦𝘯𝘪𝘯 𝘩𝘢𝘧ı𝘻𝘢𝘯ı 𝘴𝘪𝘭𝘥𝘪ğ𝘪𝘯𝘪 𝘻𝘢𝘯𝘯𝘦𝘥𝘪𝘤𝘦𝘬."
"Çok nadiren de olsa işe yarıya biliyorsun demek"
"𝘏𝘢𝘬𝘬ı𝘮ı 𝘺𝘦𝘮𝘦 𝘎𝘳𝘪𝘯𝘥𝘦𝘭𝘸𝘢𝘭𝘥."
—————————
Tom's pov:
Nihayet dersler bitdi.Dubledore dikkatimi dağıtmam için elinden geleni ardına koyuyor.Onun yüzünden daha sırlar odasına bile gidemedim ve tabi şu ceset işi de var.Kara göl'ün yanında işlerime burnunu sokan bir veletin cesedi.
Sonunda sırlar odasındayım.Bura en son mezun olduğum günün gecesi girmişdim,yıllardır arayıpta bulamadığım şeyi son kez aramak için.Ama şimdi daha tecrübeliyim.Salazar Slytherin'nin bana miras bıraktığı şeyi bulmak için.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Professor Tom Riddle ve Sabrina Grindelwald
FantasíaInan bana Sabrina bu sonu olmayan bir kuyu gibi.Cehennem ateşinde yanmak gibi.Ne kadar çok şey bilirsen ateşe o kadar çok yaklaşırsın.Derin sularda boğulursun.Boğuldukca ruhun ızdırap çeker.Yandıkca zarar görürsün.Ve inan bana küçük cadı,senin zarar...