06

796 89 51
                                        

uzun ısrarlar sonucu ikinci taslak tanesi düsüyor araniza

sizin icin oldukça karli bi gece art arda iki bölüm attım fşröcğmeğckr

iyi okumalaarr



Elimle radyoya uzanıp şarkı açar açmaz geri kapattı. Umarım şakadır bu yolculuk. Hem sessizliğiyle beni geriyor hemde açtığım müziği kapatıyordu. "Sevmem. Yolda sevmem."

"Bir şeyi de sevsen şaşarım zaten."

"Sevdiğim şeyler var. Her insan gibi." Sesine yansıyan duygu alay duygusuydu. Başka da bir duygusu yoktu zaten.

"Neymiş? İnsanları sinir etmek mi?"

"Öldürmek." Yüzümü ekşittim. Beni uyuz etmek için söylüyordu. Kollarımı göğsümde bağlayıp arkama yaslandım.

"Tamam. En azından birbirimizi bir daha görmeyeceğimiz için hakkında ufak tefek bilgilere sahip olmam senin için sorun olmaz."

"Olur."

"O halde başlıyoruz. Kaç yaşındasın?" Cevabını umursamadan sorduğum soruyla kaşlarını çattı. "Ne alaka?"

"Of, sohbet ediyoruz işte. Zaman geçsin diye. Kaç yaşındasın?"

"28." Tahminim 27'ydi ama olsun, yaklaştım.

"Benim yaşımı niye sormuyorsun?"

"25." Çok zor... Gerçekten onunla konuşmak çok zor.

"Tamam. Biliyormuşsun zaten... Soyadın! Soyadını bilmiyorum."

"Baladın."

"Hmm... Herhangi bir hobin var mı?"

"Flört mü etmeye çalışıyorsun benimle?" Sadece sohbet etmeye çalışıyordum ama yine her şeyi kıçından anlamıştı! Beyinsiz.

"Sen kimsin de ben senle flört edeceğim ya? Soru soruyorum vakit geçsin diye."

"Niye sinirleniyorsun?"

"Robot gibi olmana sinirleniyorum. İyi konuşmuyorum." Sırtımı ona döndüm yine. Birkaç saniye sonra sesini duymuştum. "Tamam sor ne soracaksan." Gülümseyip ona döndüm yine.

"Hobin var mı diyorum."

"Yok." Yok mu? Hiç mi bir şeyi yok? Nasıl yok?

"Şaka gibisin... Benim var. Voleybol oynardım hep üniversitedeyken arkadaşlarımla..." Yüzünden anladığım kadarı ile bunu da biliyor. Daha komplike bir şeyler sorsam belki hakkımda onu bilmiyordur.

"Dövmen var mı?"

"Yok. Sevmem." Bunu da sevmiyor...

"Benim var!"Neden sormamıştı! Lanet olsun ya.

"Biliyorum."

"Ne? Ne demek biliyorum?"

Belindeki dövmeyi bir sen bir ben bir de dövmeci bilmeli Zeze.

Bende öyle düşünüyorum canım.

"Biliyorum. Belinde var."

"Çok korkunç bir sapıksın. Şu andan itibaren konuşmak da istemiyorum seninle. Lütfen benimle muhatap olma. Önüne dön! Bakma yüzüme." Hande afallamış bir şekilde önüne döndü.

"Bende konuşmak istemiyordum aslında ama." Ters bakışlarıma aldanmadı. Belimdeki dövmeyi nasıl biliyordu?

"Nereden biliyorsun?"

"Gördüm."

"Nasıl gördün ya? Ne ara gördün?" Derin bir nefes aldı. Araba bir anda ani fren yaptığında bir küfür mırıldandım. "Pardon. Öndeki durdu bir anda."

zıt kutuplar,, hanzeh ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin