16

869 98 102
                                        

helloo 5 gün ardından yine buluştuk, bol bol yorum bekliyorum sizden özlemişim burayı <33





Dediği gibi, hiçbir şey bildiğin yok.

Kafamın içinde durmadan dönen iç sesimle boğuşurken omzumda hissettiğim el ile yerimden kalkıp arkamdaki bedeni ittirdim. Anlık verdiğim tepkiyle Elif ellerini kaldırdı. "Hey hey, sakin ol benim. İyi misin? Dalgın görünüyorsun."

"Olacağım."

Elif gülümseyip elinde tuttuğu bardağı uzattı.

"Kahve getirdim sana." Teşekkür edip aldım kahveyi. Yanyana oturduğumuzda ilk konuşan ben oldum.

"Hande ne yapmaya çalışıyor?" Elif başını iki yana sallarken yere bakıyordu. Bense ona. Hande'nin ne yapmak istediğiniz kimse bilemezdi. Yine de bir fikri olmalıydı.

"Seni kendinden uzaklaştırmaya çalışıyor. Aklında katliam planları var demek ki." Oflayıp saçlarımı elimle geriye attım. İstediğini yapabilirdi ve benim onu bırakmaya niyetim yoktu. Ondan soğumazdım. Ben ona aşık olduğumda onun Elmas'a aşık olduğunu sanıyordum. Ben onun aşkına sahip olamasam da ona aşık olurdum. Bunu anlamak istemiyordu. Onun için ölebilirdim.

"Of. Bunun ailemle bir ilgisi yok o halde. Çünkü onlardan biri bana zarar veremez." Elif başını iki yana salladı.

"Yanlış düşünüyorsun."

"Bilmediğim ne var Elif? Neyi yanlış düşünüyorum?" Gözlerimi gözlerine dikmiştim. Sorun neydi onu öğrenmek istiyordum sadece.

"Bilmiyorum." Benden hiçbir laf alamazsın demeye çalışıyordu anlaşılan. Başımı sallayıp önüme döndüm. Yanımdan kalkmadan önce sırtımı sıvazlayıp çıktı odadan. Şeytanlarım ve meleklerimle yani iyi ve kötü düşüncelerimle başbaşa kaldım ta ki Hande yanıma oturana kadar. Başımı ona çevirmedim. Hala yere bakıyordum.

"Zehra."

"Evet?" Hala yere bakıyordum. Elini elimin üstünde hissettim. Ürperti, heyecan... Anlamlandıramadığım bir çok duygu.

"Yüzüme bak."

Başımı kaldırıp ona baktım. Gözlerine. Gözlerime derin derin bakan gözlerine. Aşık mıydı? Aşıktı. Aşık mıydım? Aşıktım. Birbirimize her türlü zararı vermiştik. Ama hala birbirimizin ilacıydık.

"Yurt dışına gitmen gerek." Bekliyordum aslında. Ondan uzaklaşacaktım bunu bekliyordum. Ama o beni her şeyden uzaklaştırmaya çalışıyordu.

"Neden?"

"Sevgilim," Öyle bir çıktı ki dudaklarından bu kelime, öyle bir ses tonu ile çıktı ki. Fısıldadı, elini sağ yanağıma koydu. Baş parmağıyla okşadı. Bana çektirdiği tüm acıları unutturdu. Çektiğim tüm acıları unutturdu. Yaralarımı sardı ve şimdi gözlerime buz gibi soğuk baktığında yaralarımı deşti ve en büyük yaraları bana yine o açtı. Onu bıçaklayarak yaralamıştım. O beni böyle bakarak böyle konuşarak yaralıyordu.

"Sorma. Sorgulama. Lütfen. Sadece benden uzaklara git."

Elimi elinden kurtarın ayağa kalktım.

"Sebebini söylemiyorsan gidiyorum. Ama yurt dışına değil evime." Vurgulayarak konuştuğumda gözlerini kapattı. Sağ elini sıkıyordu.

"Evin falan değil orası."

"Sorunun ne senin?" Derin bir nefes aldı ve ayağa kalktı benim gibi.

"Zehra sorma işte sorma! Git diyorsam git işte siktir ol git." Şaka olmalıydı. Yüzüne attığım tokatla tabiri caizse yüzü yamulmuştu.

zıt kutuplar,, hanzeh ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin