10

956 104 56
                                        

ben geldimm

kitabin en uzun bölümü 2.5 K kelime 👏🏻👏🏻👏🏻 ikiye bölün isterseniz

iyi okumalarr :33







Bana aşık olduğunu itiraf ediyordu. İnanmalı mıydım, sorgulamalı mıydım bilemiyordum. Çıkmaz bir sokakta gibi hissediyordum kendimi.

"Şimdi izninle."

Yanımdan kalkıp arabaya bindiğinde oflayıp ayaklarımı yere vura vura eve girdim. Elif ve İlkin mutfaktan çıkabilmişlerdi sonunda.

"Hande nerede? Sen niye dışarıdan geldin?" İlkin'e ters ters bakarken koltuğa oturdum. "Gitti. Biriyle konuştu sonra gitti."

"Hay amına koyayım. Yerinde durmayı bilmez kadın." Elif askılıktan ceketini alıp üstüne geçirirken İlkin seslendi ona. "Sen nereye acaba!"

"Hande'nin yanına. O halde arabayı nasıl sürecek çok merak ediyorum."

"Of git Elif git. Gidin ikinizde gidin. Bir gün gelişiniz olmayacak diyince bana kız sonra." Elif, İlkin'in alnından öpüp çıkmıştı evden. İlkin de benim gibi sadece sözleriyle ortada kalmıştı. Saliha'nın burada bıraktığı kitaplardan birini alıp ilk sayfasını açtım.

"Sen ne yapıyorsun?"

"Kitap okuyorum."

"Sen de delirdin." Söylenerek banyoya girdiğinde gülümsedim. Delirmiştim harbiden. Birkaç gün önce bu yaşadıklarımı yaşayacağımı söyleselerdi çok gülerdim. Ama hayat işte ne yapacağı hiç belli olmuyordu...

"Zehra!" Banyodan çıkan İlkin büyük bri coşkuyla bana seslendiğinde kitaptan bakışlarımı ayırmadan dikkatimi ona verdim. "Hm?"

"Kalk. Eğlenmeye gidiyoruz."

"Ne? Ne eğlenmesi?"

"Sen bilirsin işte bir yerler, zenginsin anlarsın eğlenceden. Kalk gidelim."

Gözlerim kısılırken bu fikre hayır demek imkansızdı benim için. Günlerdir içim kararmıştı. Telefonum bile yoktu. Eğlenmek bana da iyi gelebilirdi ama İlkin'i darlayacaktım önce.

"Hayırdır? Sen Elif'e bir mesaj mı vermeye çalışıyorsun?"

"Evet çalışıyorum. Tamam gelmezsen ben tek giderim."

"Saçmalama! Böyle bir teklife hayır diyeceğimi mi düşünüyorsun? Bu kafayı susturmak lazım haklısın."

"Biz çok iyi bir ikili olacağız biliyorsun değil mi?" Gülerek sormuştu elimi tutmadan önce. Başımı sallamakla yetindim. Odaya girdiğimizde dolabı açıp içindekilere baktı. Buraya ilk geldiğimizde hiç kıyafet yoktu ve Hande almıştı tüm giyecekleri. Dolaptan seçeceğimiz hiçbir kıyafet günün anlam ve önemine uygun görünmüyordu...

"Mağazaya girelim ve oradan alalım." dedi İlkin dolabın kapağını kapatıp. Makyaj malzemesi bile yoktu doğru dürüst. Tamam vardı ama yoktu işte.
İlkin saçını düzleştirmeye başlamıştı bile ben aynada kendime bakarken.

"Güzelliğine doyamıyorsun biliyorum ama bir işin ucundan mı tutsan?"

"Başlarına bir şey gelirse?" İlkin omuz silkti. Bu kadar takmama sebebi her türlü durumla karşı karşıya geliyor olmalarıydı. Alışmıştı. "Gelmez."

"Tamam. İçim rahat olsun yani?"

"Sen Hande'yi bıçaklamadın mı? Zarar görmesi umrunda mı?"

"Elif'i bıçaklamadım." İlkin göz devirdi. "Elif için endişelendin yani."

zıt kutuplar,, hanzeh ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin