Oturdugum sandalyede iyice sinmistim. Evet,silahtı o elindeki. Bize yaklaşmıştı. Bi sandalye alıp arkasını çevirdikten sonra tam karşımıza oturdu. Sanırım artık biseyler acikliycakti.Ama benim beklemeye niyetim yoktu. Arasira gelen bu cesaret beni ölüme goturebilirdi sanırım.
-Kimsin sen ?
Harika,siz de gitti.Şimdi kabalık ettim diye kafamda sarjor bosaltmasin !? Hey Allah'im şimdi düşündüğüm şeye bak, bi odaklan ya !
-Masal Soyhan.Memleketi Kırıkkale. 22 yasında, Galatasaray Üni. Öğretmenlik mezunu.Beyoglu'nda yasiyo. En sevdiği yemek mantı. En sevdiği renk mavi,en büyük hobisi ise lunaparka gitmek.Hahahah,tam bi çocuk. Yağmur Çetin. Memleketi Yozgat.22 yasında, Galatasaray Üni. Mimarlık mezunu.Beyoglu'nda yasiyo.En sevdiği yemek yaprak sarma.En sevdiği renk yeşil, en sevdiği şey ise bisiklet sürmek. Vay bee,siz tam bi fantastik dortlu olmussunuz. Hepiniz çizgi karakter gibisiniz.Herneyse, eksik bisey ?
Biz o sıra aval aval ona bakiyoduk. Nerden biliyodu hakkımızda bu kadar şeyi ?
-Se...Sen bizi nerden taniyosun, bunları nerden biliyosun ?
Yürü be Yağmur, bian hiç sesini cikarmiycaksin sandım. Şimdi sorunun cevabı için Siyah Adama bakiyoduk. O ise hiç isteğini bozmadan ağır ağır konusuyodu.
-Hakkinizda herşeyi biliyorum.
-Peki bizden ne istiyosun ?
-Sabredin,birkaç dakika sonra herşeyi öğrenmiş olursunuz.
Onun cümlesinin ardından en başından beri hiç kullanmadığı telefon çaldı. Memnun bi şekilde telefonu acti. Ne,hayır. O elindeki benim telefonumdu.
-Merhaba,bu ne hoş sürpriz.
-...
-Aa,ama bu kabalık sana hiç yakismiyo.
-...
-Ov ov ov pekala şampiyon,sakin ol bakalım. Neler oluyo,en sonki gorusmemizde kendinden oldukça emin bi şekilde bana tehditler yagdiriyodun. Şimdi atamanı neye borçluyuz ?
-...
-Hey hey.Artık biraz sakinleşme zamanı öyle değil mi ?
-...
-Ama artık ben de sinirlenmeye başlıyorum genç adam, ve konuklarimin beni sinirliyken görmesini istemem.
- -----
-Güzel,sessiz olmak sana çok yakisiyo dostum. Şimdi... Burda çok özel konuklarim var,onlara merhaba de lütfen.
Telefonu hoporlore verip bize çevirdi.
-Ulan adı herif,onları bırak. Adam gibi bizim karşımıza çık !
Zar zor yutkunmayi basarmistim. Kuzey...
-Heey,misafirlerim çok değerli ve narin insanlar. Konuşmalarına dikkat etmezsen uzulebilirler.
Bu apaçık bi tehditti.
-Ulan ... herif.Onlara elini bile surersen bu kez cesedini bile bulamazlar.
Ve bu da Poyraz'di. Sesi öfke doluydu,ama endişeyi de saklayamiyodu.
-Bay Demirkan,sizi uyardigimi hatırlıyorum.
Telefon elinde Yagmur'a yaklaştı.Tek hamleyle saçlarına yapıştı. Yağmur'un bagirislari çektiği acıyı gözler önüne seriyodu.Şuan onun kadar benim de canım yaniyodu.Bıraktığında lanet herifin elinde birkaç saç teli kalabilirdi.
-...Yani siz benimle düzgün konusmayinca uzulebilirler, dolayısıyla canları da yanar.
Telefonda bi sessizlik oldu.Sonra bağırma sesi. Öyle güçlü bi ses geldi ki,biraz taniyosam Poyraz'ın yumruğunu duvara geçirdiğine iddaya girebilirdim.
-Ne istiyosun ?
Bu Kuzey'di.Sesinden kendini zaptetmeye çalıştığı anlasiliyodu. Lütfen, lütfen ağzından bisey kaçırma. Yağmur'a döndüğümde sessizce ağladığını görünce istemsiz bi yaş da benim gozlerimden aktı.
-Aa,yeniden senin sesini duymak çok güzel. Sana tavsiyem telefonu mümkün olduğunca arkadaşına verme. Yoksa bi daha konuğumu uzdugunde burda biraz kan çıkabilir.
-Onlara dokunma,sadece ne istediğini söyle.
Bana bakmisti bianda.Ve kahretsin,bana doğru yaklaşıyodu bu korkunç adam.Açıkçası korkuyodum.Ama onu kizdiricak bisey söylememişti ki.Ellerini saclarimdan geçirdi. Sonra yanagimdan bi makas alıp göz kirpti.Bu midemi bulandirmisti.
-Sizinle çok kez anlaşmaya çalıştım harika ikili.Sizden istediğim şey karşılığında kazanicaklarinizi çok anlattım. Ama siz bu fırsatı degerlendirmediniz !
Son cümlesinde sinirliydi. Peki aralarındaki sorun neydi ? Ne anlaşması ?
-Ben yine ve yine sizinle anlaşmak için konuşmayı denedim.Ama siz beni hiç ciddiye almadiniz. 8 aydır sizinle ugrasiyorum ! Aslında bu iş için gönüllü pek çok adam bulabilirdim, ama sizi seçtim. Sizden kimse suphelenmezdi,bu işi tertemiz bitirebilirdiniz !
Kafasını bize çevirdi.Sanırım artık soyliycekleri bizim için bi açıklama olucakti.İfadesiz gözlerle bize baktıktan sonra devam etti :
-8 ay önce yapicagim büyük bi vurgun için adam ariyodum.Konferansta siz ikinizi gordum.İnanılmaz bi zekaya sahiptiniz.Onun için Boğaziçi Üni. temsil ediyodunuz. Verdiğiniz yanıtlar çok iyiydi. Tam bana lazım olan nitelikte iki kişi. İki tane zehir gibi doktor adayı... Benim için bulunmaz bi fırsattı. Size çok iyi tekliflerde geldim.Ama siz aklınızı kullanmayıp aylarca beni ugrastirdiniz. Aylar önce hala sizin pesinizdeydim.Milyonlar ortaya koydum ama söz hala burnunuzun dikine gittiniz.1 ay,tam 1 ay önce size son kez teklifte bulundum. Herşeyi önünüze koydum.Mükemmel bi gelecek,para,kariyer...Siz bu kez de beni geri cevirdiniz. "Peki" dedim.Bıraktım pesinizi.Artık sizin yakanizda değilim. Tamam,bu kadar, artık sizden hiçbirşey istemiyorum
Sadecee...bana çok pahalıya maloldunuz çocuklar. Ben de sizin için milyonlardan değerli olan şeyleri aldım elinizden. Ee,bana bu kadar pahalıya malolup,beni bu kadar zarara soktuktan sonra bi bedeli olmadan siyrilicaginizi dusunmuyodunuz umarım !? Şimdi hesaplaşma vakti...SONN...Lütfen kurgu ve gidişata dair dusuncelerinizi yorumla iletin...piliiz :)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BEDEL...
Fiksi RemajaHayatta her zaman birilerinin kararı, başka birinin hayatını etkiler. Peki doğru insan olmak için verdiğin bir karar,bir başkasına zarar verirse...Üstelik o kişi bir mafya... Şimdi,o adam bir bedel isteğiyle yanıp tutuşur... peki BİR BEDEL KAÇ ÖMRE...