Bu bölümü, daha da geç gelicek olmasina hatta ne zaman gelicegi belli olmamasına karşı bölüm isteyen yorumuyla erkene çeken @RmeysazDal9 'a ithaf ediyorum. Çok mutlu oldum.Buarada inşallah bölümü begenirsiniz...
~~~
Kapı çalınca dakikalardir öylece oturdugum koltuktan kalktim. Hava yeterince aydınlanmış olmasına rağmen tüm ışıklar yaniyodu. Bu da zihin yorgunlugumu kat be kat artiriyodu.
Yağmur ve,kucağında uyuyan Yiğit'le Poyraz girdi. Poyraz endişeli gibi görünse de her zamanki gibi soğukkanlı durup gulumsemeye çalıştı. Sonra hızlıca salona geçti. Yağmur bana sıkıca sarıldı.
İlk şoku atlattıktan sonra Kuzey'i aramistim. Ama ona ulaşamayınca, biraz tereddüt etsem bile onları aradım. Kısaca olanlardan bahsettigimde anlayışla karşılayıp beni sakinlestirdiler.Sonrasındaysa, 15 dakika içinde burdalar.
Salonun kapısından geçerken yorgun gözlerimi önce,camların arasında gezinip bakan Poyraz'a çevirdim. Birkaç saniye sonra bisey demeden oturdu. Kafamı Yağmur'a çevirdim. Şaşkınlıktan ve biraz da korkudan açıldığı belli olan iri iri gözleri beni buldu.
- Ne zaman oldu ?Merakından ziyade,bisey söylemek istediği için sorduğu soruya bi sure cevap bulamadım. Özellikle uzun zamandır sessiz bi şekilde oturduğu yerde bekleyen Kuzey de gözlerini benim ustume çevirince, kafamı toparlamak iyice zorlaştı.
- Iı 4 gibi,sabah 4 gibi.
Kızaran gözlerimi bi kez daha ovustururken yeni farkettigim biseyi dile getirdim.
- Senin niye yüzün kireç gibi ?
Yağmur bana baktıktan sonra yüzünü düzeltmeye çalıştı.Yağmur'un sessizliğini anlamak için dikkatlice yüzüne bakarken Poyraz hafifçe oksurunce ona döndüm. Elleri bağlı dizlerine dayalıyken kafasını bi sure aşağı eğdi. Sonra doğrulup cebinden bi kâğıt çıkardı.
- Aynı notu...Yağmur da bulmuş. Bizim evde...
Kağıdı nasıl bulduğunu ve Yağmur'un korkusunu kısaca anlatınca dudaklarimi kemirdim. Ya beni de Aras'la korkutsalardi ? Neyse ki ilk doğruymuş, Poyraz Yiğit'le birlikte dönünce ufak çaplı bi kriz geçirmiş.
Kafamda canlandirdigim ürpertici goruntulerden ağlama sesleriyle siyrildim. Aras yukaridaydi hala.Aglama sesleri benim sonradan farkettigim bi şekilde şiddetli olunca Kuzey yerinden fırladı. Ben de yarı bilinçli peşinden gittim.Odaya peşpeşe girdik.Kuzey Aras'ı kucakladı. İlk dakikalar kimseden ses çıkmazken, benim derin nefeslerim kulağıma doluyodu ve giderek daha çok ugrasiyodum nefes alabilmek adına.
Aras Çınar'ın beşiğinin kenar ve baş kısımlarıyla beraber krem rengi tulumundan açıkta kalan kolları da kırmızıydı.Boya olduğu belli olan sıvı henüz tam olarak kurumamisti. Bu beni iki katı dehşete dusuruyodu.Yani...yani bunu yapalı çok da uzun bi zaman olmamıştı. Şu ise bak ya,yapılan şeylere sasiricak zaman olmuyo. Zamanını hesaplar olduk.
Aras'ın elini ellerimin arasına alırken,gözümden firar eden bi damlayi umursamayip güven vermek istercesine alnından optum. Fazlasıyla korkan oğlumun ağlaması yeni yeni sessiz iç cekislere dönerken Kuzey'in sinirle mirildandigini duydum.
Zorlukla yutkunup,gormekten ne kadar korksam da Kuzey'in baktığı yere,beşiğin başındaki geniş kısma baktım. Biraz inceleyince insanın kanını donduran, o korku filmlerindeki kocaman ve değişik çizgilerle yazılmış büyük bi harf.Büyük bi 'S'harfi...
***
Aklımdan geçirdiğim,onlar için çok basit gelen oyunları yeniden panik ettirirken yeni bi ıslak mendil aldım.Ben Aras'ın kollarında kalan silik boyaları temizlemeye çalışırken kimseden ses cikmiyodu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BEDEL...
Fiksi RemajaHayatta her zaman birilerinin kararı, başka birinin hayatını etkiler. Peki doğru insan olmak için verdiğin bir karar,bir başkasına zarar verirse...Üstelik o kişi bir mafya... Şimdi,o adam bir bedel isteğiyle yanıp tutuşur... peki BİR BEDEL KAÇ ÖMRE...