❀
Kahvaltıdan sonra diğer herkes gelmişti eve. Şimdi salonda Chan, Jisung, Changbin, Hyunjin, Jeongin de vardı ne Hyunjin'in sosyal medyada paylaşılanlarla ilgili bir şeyler yapmasını bekliyordu.
"Bay Park oldukça anlayışlı davrandı açıkçası. Bunu beklemiyordum. Her şeyi anlattım ona ve hemen bir şeyler yapmamız gerektiğini söyleyerek bildiri yayınladı. Felix senin de gelmeni bekliyor. Bu konu hakkında konuşmamız lazımmış. Bir ara gidelim."
Jisung, şirkette konuşulanları kısaca özetlediğinde başını sallayarak onayladı onu Felix. Bu güzel bir şeydi en azından. Kendisi için güzeldi yani. Hayranlarının bu durumdan hoşnut olduğunu zannetmiyordu.
Yanında oturan Minho'ya yanaşıp başını omzuna yasladı ve bununla birlikte Minho sevgilisini biraz daha kendine doğru çekti. Diğerleri onların arasında bir şeyler olduğunu elbet görebiliyordu ama Hiçbiri bir şey söylemedi. Şu an en azından konuşmak istemediler.
Jisung da aynı şekilde Chan'ın dibinde koltuğun kol kısmında oturuyordu yer olmadığı için. Chan kolunu onun beline sarmış tutuyordu. Changbin yerde bağdaş kurarak oturmuştu ve Hyunjin bilgisayarının başında bir şeylere bakarken Jeongin onun yanında ne yaptığına bakıyordu. "Tamam, bana o hesabın bilgilerini verin şimdi."
Jeongin hemen telefonunu çıkarıp hesabı tekrar göstermişti Hyunjin'e. Telefonu alıp hesabı incelerken "En azından IP adresini bulabilirsek, gerisi kolay." dedi.
Telefonu geri bırakıp bilgisayarına döndü. O orada uğraşırken diğerleri çıt çıkarmadan oturdular öylece. Sadece bir ara Changbin, Seungmin'le konuşmak için odadan çıkmış ve geri gelmişti o kadar. "Hastanede olduğu için huzursuz. Yanınızda olmak istiyorum diyor." Chan'ın soran bakışlarına karşılık anlattı. Chan başını sallayarak anladığını belirtirken "Çok fazla düşünüp dikkatini dağıtmasın. Mesaisi bitince gelir zaten." demişti.
"Ben de öyle söyledim zaten. Her neyse... Hala bir şey yok mu Hyunjin?"
Changbin'in sorusuna karşılık omuz silkti Hyunjin. Dudaklarını büzerek bakıyordu ekrana. "Bir şey var evet."
Herkes bir anlık rahatlamış gibi hissetti. Ta ki Hyunjin'in bir sonraki söylediğine kadar. "Vpn kullanıyor."
Felix oflayarak iyice çöktü koltuğa. "Tabii ki. Bu kadar kolay olması saçma olurdu zaten."
Hyunjin kaşlarını çatıp ekrana daha dikkatli baktı. "Ama garip bir şey var…"
Jeongin eğilip ekranı inceledi meraklı gözleriyle. Anlamaya çalışıyordu ama pek anlayabildiği söylenemezdi. "Ne var ki?"
"IP adresindeki her sayı, ağ üzerindeki cihazları tanımlamak için kullanılır. IP adresleri dört bölümden oluşur. Örneğin: 192.168.1.1 gibi. Her bir bölüm, 0 ile 255 arasında bir değer alır ve 'oktalar' olarak adlandırılır."
"Tamam, teknik ders verme de ne anlama geliyor?"
Hyunjin göz ucuyla Jisung'a bakmış ve geri ekranına dönüp devam etmişti. "Şu an elimizdeki IP numaralarına bakıyorum. 192.08.01 gibi görünüyor ama burada garip olan bir şey var. Normalde '08' gibi sıfırla başlayan bir oktet olmaz, yani manipüle edilmiş olabilir."
Minho kafasının karıştığını göstererek "Bu ne anlama geliyor?"
Hyunjin birkaç yere tıklayıp ekranını kontrol etti. Ardından düşünceli bir ifadeyle "Başta birden fazla kişi olabileceğini düşündüm. Tek hesap üzerinden birçok kişi gönderiyor olabilir." dedi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Behind The Light | Minlix
FanfictionFelix'in hayatı, ışıkların altında mükemmel görünse de, karanlık bir gölge peşini bırakmıyor. Bir gece tehlike kapısını çaldığında, Minho ile yolları kesişir. Korku ve sırlarla dolu bu hikayede, güvene ve belki de aşka giden yolu birlikte bulabilece...
