37

52 1 0
                                        

Harry

Sağ yanağıma yediğim şiddetli tokat ile kafamı çimenlerden kaldırdım. Elim yanağımda yanan bölgenin üstündeyken üzerime eğilmiş iki kişiye bakıyordum.

"Sana işe yarayacağını söylemiştim."

"Ama yanağının ne kadar kızardığına baksana! Bunu daha acısız bir yoldan yapamaz mıydık?"

"Ya denedik zaten!"

Ron kaşlarını çatarak karşısındaki kıza bakarken o da aynı şekilde karşılık veriyordu.

"Defalarca seslenmeyi dürtmeyi denememiş gibi davranıyorsun Herm!"

"Ama Ron! Şu an bile yanağı domates gibi kızardı. Kim bilir canı ne kadar yanmıştır. Hem senin elin acımıyor gibi davranmayı da kes!" Hermione Ron'un elini elleri arasına aldı ve kızaran yere bakarak gözlerini devirdi.

Onlara bakarken yanağımın üzerinde olan elimi hafifçe hareket ettirince derimin yandığını hissettim. İstemsizce hafifçe inledim. Yanağıma çakmak tutuluyormuş gibi hissediyordum.

Ben istemsizce ama kısık ses ile inleyince ikisi de hızlıca dönüp bana baktı.

İkisinin gözlerinde de şaşkınlık ve bir rahatlamışlık hissi, Ron'un gözlerinde artı olarak Hermione'ye karşı haklı çıktığı için biraz da mutluluk vardı.

Çatık kaşlarımla elim hala yanımdayken Ron'a baktım.

"Yanağımdaki tüm hücreleri patlatarak öldürdüğün için sağol Ron."

Suçlu bir şekilde hafifçe sırıttı. Ama benim canım hala yanıyordu. Tam onun üzerine nasıl atlayacağımın planlarını yapmaya başlamıştım ki Hermione bizim elektrik dolu göz temasımızı bozmak ister gibi elini ikimizin arasında havada aşağı yukarı salladı.

"Tamam hadi boş yapmayın. Uğraşacak daha önemli işlerimiz var."

Dizlerimin üzerinde atlamaya hazır şekilde duruyordum. Ona göz devirerek kendimi geriye attım ve bağdaş kurarak oturdum.

Gözlerimi tekrar karşımdaki ikiliye çevireceğim sırada gözüme takılan şey ile başımı da o tarafa çevirdim. Hafifçe dalgalanan suda yavaşça sallanan kayık sabahtan beri ilk defa dikkatimi çekmişti. 

Benim başım uzun süre oraya takılı kalırken Ron da gözleriyle takip ederek benim baktığım yere döndü.

"Gözün kaldı galiba." Ron'un kendi kendine hafifçe kıkırdayarak söylediği şeye karşı ona bakarak burnumu kırıştırdım. Bunu görünce o da beni taklit etti. Gözlerimi devirirken söylendim.

"Yapma şöyle be çok sevimsiz oluyorsun!"

Ron sahte bir sinirle kollarını göğsünde topladı ve hıh diyerek başını yana çevirdi.

Biz çocukka kavga ederken Hermione tepki vermeden bizi izliyordu. Atışmamızın bitmeyeceğini anlayınca araya girdi ve bana bakarak konuştu.

"Bina yenilemesinde görevli olanlarlardan birinin fikri diye biliyorum. Şu an kullanıma açık olmasa da devrilmemesi ve benzeri olumsuz durumlarla karşılaşılmaması için büyülü. Bir süre sonra da açılacak galiba."

Ben Ron ile ağzım açık ona bakarken ve bunları nereden öğrendiğini sorgularken çenesiyle köprünün yanındaki tabelayı işaret etti hafifçe. Söylediklerinin aynısı orada yazıyordu. Ron sanki umrunda değilmiş ve bunları biliyormuş gibi yapmaya çalışırken ben sırıtarak ellerimi iki yanıma koydum ve onlardan destek alarak hafifçe arkama yaslandım.

"Kayığa binecek ilk kişilerden biri olacakmışız gibi hissediyorum."

Altında 'Açıldığı an binmemiz gerek' anlamı taşıyan cümlemi ikisine dönerek söylediğimde Ron gözlerini devirdi.

"Medyumsun sanki."

Bizim tekrar didişmeye başlayacağımızı anlayan Hermione bu durumdan sıkılmış gibiydi. Aslında normalde bu hallerimizi gülerek izlerdi ama şu an neden böyle tetikte bekler gibi oturduğunu çözememiştim.

Ron benden karşılık beklerken ben başımı Hermione'ye çevirdim. Şu an o benim tanıdığım kız değildi. Bizim kadar hareketli olmasa da bir yere kadar o da üçümüz birlikteyken gülen ve eğlenen biriydi. Şu anki diken üzerinde oturuşu, gözlerini sıkıntı ile etrafa gezdirişi ve sağ eli istemsizce arada Ron'un tişörtünün ucunu avcunda sıkıştırması normal değildi.

"Mione, iyi misin?"

Benim sorum ile beklemeyen Ron bana dönünce nefesimi hafifçe ağzımdan verdim.

"Biraz sessizsin."

Gözlerime bakan kız sevgilisine biraz daha sokuldu. Eğer Hermione saklanmaya çalışıyor gibi Ron'a yaklaşıp duruyorsa bir terslik var demekti.

Benim gözlerime daha fazla bakamamış gibi başını önüne eğdi. Bu şekilde başının üzerinden önüne düşen perçemleri yüzünden yüzünü göremiyordum.

"Burada ilk defa birlikte oturduğumuz zamanı hatırlıyor musunuz?"

Bu kadar ketum olmasının nedeni sadece eskileri hatırlaması mıydı?

By Mistake | Drarry (ASKIDA)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin