Bölüm 5

103 26 3
                                    

AleynaInal2'a💙

    Elimdeki kalemi çevirmeye devam ettim. Sasha ile birlikte ödev yapmak için buluşmamızın ikinci günündeydik. Ödev bitmişti. Mavi kapaklı şeffaf dosyaya bütün sayfaları özenle yerleştirmiştim.

    Sasha elini yıkamak için gitmişti. Ders programım dışında hiçbir şey bulunmayan mantar panoma baktım. Kalemin ucunu elimle kırdım ve kapının açılma sesini duyarken kalemi fırlattım.

   İçimden olamaz! diye geçirdim. Duvarda iz bıraktığını biliyordum. Kalemin uç kısmı görünmüyordu.
Uzattığım ayaklarımı topladım ve içeriye giren Sasha'ya baktım. Yutkundum. "Harika atış!" Dedi kalemi incelerken.

     Panoyu deldiğimi görmemeliydi. "Teşekkürler" Ellerimi yatağıma yasladım ve ayağa kalktım. "Aşağıya inelim mi? Harika kurabiyelerimin tadına bakarız!" Dedim gülerek. İğrenç olduklarına emindim.

     Güldüğünde dosyayı ona uzattım. "Sağlık garantisi yok" kapıya yöneldim ve sır veriyormuş gibi elimi ağzımla kapatıp arkama döndüm. "Çok yeme, zehirlenebilirsin!" Dedim fısıldayarak. Sadece gülüyordu. Keşke her zaman gülebilseydi.

   Merdivenleri inip mutfağı salondan ayıran beton parçasını geçtim. Fırının kapalı kapağını açtım ve tepsiyi tuttum-fırını önceden kapattığım için sıcak değildi- ve çıkarttım. Ağaç ve çiçek şeklindelerdi. Tepsiyi Sasha'ya dönüp ona uzattım. Ağaç biçimi verilmiş kurabiyelerden birini aldığında tepsiyi masanın ortasına koyup çiçek biçimindekilerden birini aldım. Sandalyeyi çekip oturdum ve bir ısırık aldım, bir tane daha ve bir tane daha...
    Kusmak istememiştim, biraz daha çiğnedim, güzel bile sayılabilirdi. Memnuniyetle gülümsedim ve yeni bir tane alıp Sasha'ya baktım. Kafasıyla onay verirken bir tane daha aldı. Gülümsemem büyüdü. Beğenmişti.

     Gözleri arkamdaki eşyalarda oyalanırken tepsinin hepsi bitirmek üzereydik. Bir yerde uzun süre takılı kalan gözlerinin fotoğraflara baktığını sorusundan sonra farkettim.
"O kim?" Arkamı dönerken kurabiyeden bir ısırık aldım.

     Sorusundan kastı Martin'di. "Amcam, Martin" "Çok yakışıklıymış" dedi kaşlarını kaldırıp gözlerini sonuna kadar açarken, ikimizde göz göze gelip gülmeye başladık.
Edindiğim tek arkadaşımın her zaman gülebilmesini diledim. Muhtemelen dileklerim gerçekleştirilmeyi reddediyordu...

     ✩★✩★✩

Sasha gözlerini nefret ettiği evine çevirdi. Katları merdivenle çıktı ve kapının önüne geldiğinde çantasından anahtarını çıkarttı. Acaba bugün içeride onu ne karşılayacaktı?
Kapıyı indirdiğinde neredeyse her zaman yaptığı gibi yutkundu ve derin bir nefes aldı. İçerisi sigara kokuyordu. Koku çok ağırdı, annesinin muhtemelen çalışıyor olduğunu düşündü.

    Clay evdeki kızla kahkaha atmaya devam ederken ayağa kalktı ve çok sevdiği kız kardeşini (!) karşılamak için kapının pervazına yaslanıp onu izledi.
Sasha, Clay'in evdeki kim olduğunu bilmediği kızla ilgileneceğini umdu. Clay elindeki sigaradan bir nefes aldı ve Sasha'ya doğru üfledi. Sasha yüzünü buruşturup eliyle dumanı dağıtmaya çalıştı.

     "Sessiz ol ve usluca odanda otur" Clay yaslandığı yerden ayrıldı. . Sasha ona nefretle bakıp kendisini rahat bıraktığı için içten içe sevindi.

    Arkasını döndü ve odasına girdi. Düzgün bıraktığı odası darmadağınıktı. Clay yine odasını karıştırmış olmalıydı. Çantasını kapının yanına attı ve kapıyı kilitledi.
Yatağını kenara ittirdi ve yatağın altından ilaçlarının olduğu kutuyu çıkarttı. Kutunun altında fazladan bir tabaka daha vardı.

      Kutuyu yatağının üstünde duruyordu. Astım ilaçlarını yatağının üstüne koydu ve kutunun altındaki tabakayı çıkarttı. Bıçak hâlâ oradaydı. Bıçağı yatağın üstüne koyup kullanacağı ilacı hariç her şeyi kutuya geri koydu.

    İlacı kullandıktan sonra kutunun içine onu da koydu. Kutunun kapağını kapatıp yatağının altına yeniden yerleştirdi.

    Odanın kapısı o gelmeden önce açık olduğu için içerisi sigara kokuyordu. Pencereyi açtı ve biraz nefeslendi.

    Odasını hava kararmadan önce toplayabilmişti. Perdeyi kapattı ve abisinin kız evden çıktıktan sonra kapıyı çarptığını duydu. Yatağına girdi ve sırtını duvara döndü, yatağın yanındaki komidinin üstündeki parlayan bıçağa gözlerini dikti ve bekledi... Kapısı sertçe tıklatılana kadar bekledi. Kapıyı kilitlemişti.

    "Bugün neredeydin? Okulun saat 3 te bitiyor" birkaç saniye geçerken Sasha sessizliğini korumaya devam ediyordu. Neden soruyordu ki?             Umurmasamadığını biliyordu.
Ses kesildi ve başka bir odanın kapısı çarpıldı. Sasha dönüp durduğu iki saat sonunda sonunda uykuya daldı...

                         ✩★✩★✩

    
   Odamın kapısını kapatıp panonun önünde durdum. Kalemi saplandığı yerden çıkarttım ve panoyu duvardan ayırdım. Panoyu sol elimle tutmaya başladım ve sağ elimi duvarın üstünde gezdirdim. Kalem duvarın içine girmişti.  Masaya fırlattığım kaleme baktığımda ucunun ezildiğine dikkat etmediğimi fark ettim.

    Panoyu çıkarttığım yere yeniden astım ve ders programını delinen yerin üstüne sabitledim. İzi kapatmak kolaydı. Dert sayılmayacak bu küçük ayrıntıyı hallettiğime göre başka şeyleri düşünebilirdim.

     Kendimi yatağıma attım ve tavana bakmaya başladım. Aklıma ormanın her yerinden yıldızları görebildiğim geldi. Neden odamın içinden de gözükmüyorlardı ki?

     "Alo?..." "Martin, boya alabilir misin?..." "gece mavisi ve beyaz...." "teşekkürler"

    2 saat boyunca Martin'i beklemek zorunda olacağımı düşünmemiştim.
Nihayet geldiğinde bütün evi bir kez daha elden geçirmiştim. Neredeyse koşarak aşağıya inmiş ve günler sonra Martin''in yüzünü görmüştüm. Sadece 4 saatlik uykuya ihtiyacı var gibi duruyordu. Bir haftadır uyuduğunu sanmıyordum.

     İçeriye girmesini ve eve alışmasını bekledim, bu sadece 10 dakika sürdü, hemen ardından boya kurularını alıp odama çıktım. Bir saatte odamdaki bütün eşyaları çıkartıp yere plastik bir örtü sermiştim. Her yeri boyamak yarım saatimi aldı.

     Merdivenlerden yavaşça inmeye çalıştım, içimden koşmak gelse de bunu başardım. Martin mutfaktaki yeni yıkanmış tabağa bakılırsa yeni yemek yemişti.
     Beni gördüğünde bakışlarımdan anlamış olacak ki onu çağıracağımı düşünüp ayağa kalkmıştı.

    "Lütfen" bıkkınca ellerini birleştirip önünde tutan bana baktı ve kolunu sıvayıp elini beyaz boyanın içine daldırdı. Çıkardığında bileğini tutup onu yatağımın karşısındaki duvara çektim.

     "Burası..." dedim ve elini duvara koymasını bekledim. Güzel olmuştu. Elini bir beze silmeye başlarken ben de elimi boyaya daldırdım ve duvarın ortasında olduğunu düşündüğüm bir yere elimin izini çıkarttım. Mavinin içinde beyaz izler güzel gözüküyordu.
Martin'in sabır dilenir gibi ellerini yukarıya kaldırıp yukarıya bakarak odamdan çıkmasını izledim ve kıkırdadım.

     "Martin!" Daha merdivenlere yetişmemişti ki geri döndü. Gülümsedim ve onu ikna etmeyi kafama koydum. "Bana yıldız çizer misin?" Gözlerime baktı ve güldü. "Pekâlâ. Ben hallederim."

     Bu kadar kolay olmasına sevinip odamdan çıktım. Bugün neden bu kadar neşeliydim? Sasha'nın etkisi olmalı, diye düşündüm. Onun güldüğünü görmek için çok şanslı olmanız gerekirdi çünkü...

    Odamın tavanında yıldızlar belirdiğinde Martin'i rahat bıraktım ve odamdan çıkarttığım her şeyi geri getirdim. Dolabımı biraz daha iteleyip duvarlara baktım.

     Duvarda mutlaka Sasha'nında eli olmalıydı. Bunu mutlaka yapmalıydım. Asla onu unutmamak için bunu yapmalıydım. Ama onun güldüğünü unutacağımı bilmiyordum, hayatının nasıl işlediğini bilmiyordum, bana aslında hiçbir şey söylemediğini bilmiyordum... hayatının çok berbat olmasını bana söylemiş olmasını diliyorum, belki her şey daha güzel olabilirdi...

YILDIZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin