Bölüm 7

83 23 4
                                    

 

       Yaptığım şey Sasha'yı şaşırtmış ve korkutmuştu. O sadece ezilmeye alışıp kabullenen birisiydi. Benim karşı çıkmam bile ona garip gelebilirken karşı çıkış biçimim onu şaşırtmıştı.

      Şaşırması gayet normaldi. Ama ağlamasını beklemiyordum. Benim yaptıklarım yüzünden kendi başının derde gireceğini düşünmüş olmalı diye düşünmüştüm, sadece çıkarlara dayalı düşündüğümü az sonra fark ettim.

     Belki de haklıydı. Yaptıklarımın cezasını o çekecekti veya hedefimde başarılı olmuş ve onların gözlerini korkutmayı başarmıştım. Ona bir daha bulaşmamalılardı.

    Sinirimin beni kontrol ettiğini dakikalar sonra anladım. Bunu yapmam hataydı ama fazlası olmadığı için şanslıydım.

      Sol bileğim sızlamaya başladı. İz aklıma geldi, kemiklerin kırılma sesleri ve eski arkadaşımızı köpeklere yedirişimiz zihnimde canlandı.    

    Onların arasında büyümüş biri olarak yaptıklarım hiçbir şeydi.
Donmuş yüzümü ağlayıp sızlayan kızlara çevirdim. Hiçbir şey hissetmemiştim. Ben bir şey hissetmezken onlara hissetmedikleri için zarar vermiştim. Peki kim bana zarar verecekti? Ben dersimi kimden alacaktım?

     Onlardan farkım yoktu. Sabah nasıl sevecen bir tavırda hareket ettiğimi hatırladım. Bu benim doğamdan mı geliyordu? Onlar her zaman sinir bozucuydu. Peki ya ben? Duygularımı kontrol edemediğimi fark ettim.  
       Bir canavar diğerlerine uyum sağlayamaz...

   Ellerimi saçlarıma daldırdım. "Seni ürkütmek istemedim. Sadece... sana ne yaptıklarına bak." Kendimce yarım kalmış konuşmama devam ettim. "Özür dilerim" "Teşekkürler. Bu biraz..." onu tamamladım "garip ve aniydi. Önemli değil" ona baktım. Saçları yamuktu ve dağılmıştı.
Hiçbir şey olmamış, kimse bize bakmıyormuş gibi yapmaya karar verdim. "Çıkışta benimle gelebilir misin? Çok ufak bir yardıma ihtiyacım var"

     Önceki günler gibi, tek başına ağlayıp yanıma geldiğinde yaptığı gibi o da hiçbir şey olmamış gibi devam etti. "Benim yardımıma mı ihtiyacın var?" Yüzünü hafifçe sağa sola oynattı. "Çok çaresiz olmalısın"
İşte, hep bunu yapıyordu: hep kendini küçümsüyordu. Alaylı bir biçimde bile değildi. Her şeyi çok çabuk kabul ediyordu. Belki de bu onun için en iyi seçenekti. Diğerlerinin kendini ezmesinin önüne kusurlarını kabullenerek geçebilirdi-bence kusuru yoktu- ama bunun farkına varamamıştım.

   "Uzun sürmez değil mi?"

  Aklına dün Clay'in nereye gittiğini sorması geldi. Saçlarını bugün ondan nasıl saklayabilirdi ki?

    "Hayır" içimi kemiren soruyu sormak için birkaç dakika bekledim. "Bana neler olduğunu anlatır mısın? Ailenden hiç bahsetmedin."                  Parmaklarına bakmaya başladı. Kendine cevabı düşünmek için ufak bir zaman verdi. "Bahsedecek bir ailem olmadığı içindir." Parmaklarını birbirine kenetlenip ayırdı.
"Onları hiç gördün mü? Ben hatırlamakta zorluk çekiyorum" Aslında biyolojik anne ve babamın yüzünü önümdelermiş gibi hatırlıyordum ama bunu tabii ki ona söylemeyemezdim.

"Ne yazık ki. Babamın şişeleriyle bizden daha çok ilgilendiğini hatırlıyorum."
Babası alkolik miydi? "Uzun zamandır ortalıkta yok"

     Onun için her saniye daha çok üzülebilirdim. Bunun için yeni sebepler bulmak hiç zor değildi. Gözlerinden çok daha fazlası olduğunu görebiliyordum ama konuyu orada kapattı ve zil sesi yemekhaneyi doldurdu...

    Okul çıkışından bir saat sonra Sasha'nın elinin izi duvarda duruyordu. Ona saçını kesmeyi teklif ettim. Kabul etti ve Kendime göre düzgün bir şekilde kestim.

    Ertesi gün önceki günün devamı gibiydi. Kâbus gibi, garip ve bu sefer benim için oldukça ürkütücü.
Kurabiye, yine kurabiye yapıyordum. Ama zamanı ayarlayamamıştım. Kapıdan çıkmadan önce fırını aceleyle kapatmıştım. Ağaç şeklindeki kurabiyeleri fırının içinde bırakıp, hızla evden çıkmıştım.

  Öğle molasını Sasha'yla birlikte her şeyin normal olduğuna inanmaya çalışarak geçirdim. Loren'in eli sargılı mıydı? Küçük bir çocuk bile elini bunun için sarmazdı. Belki de ilgi içindi, belki farkından olmadan kötü bir şey yapmıştım. Bunun cevabını sadece Loren biliyordu, ondan asla bu sorunun cevabını alamayacağımı tahmin ediyorum...

    Sasha'yla birlikte okuldan çıkmış kısa bir süre birlikte yürümüş sonra yollarımız ayrılmıştı.

   Tek başıma eve doğru ilerliyordum. Eve yaklaştıkça huzursuzlanmaya başladım. Huzursuzluk beni takip ettiğini sandığım biriyle korkuya dönüştü. Ama beni takip etmiyordu. 20 metre sonra yolunu değiştirmişti.
İçimdeki hissin sebebinin o olmadığını öğrenmem birkaç saniyemi aldı. Duygu içimde büyümeye devam ediyordu. Birisi beni izliyor hissine kapılmıştım.
Ev görüş alanıma girdiğinde tedirginliğimin saçma olduğunu düşünmeye başladım.

    Taki önümden bir şey yiyen bir erkek geçene kadar.

Kapşonu yüzünü kapatıyordu. Üstündeki her şey siyahtı. Güneşte parlayan sarımsı kahverengi saçların birkaç tutamını görmüştüm.
Yarısı ağzında olan şey ağaç şeklinde ki kurabiyelerdi. Önümden geçip gitmesini izledim, titremeye başladım.               

     Hayal gördüğümü, sadece uydurma şeyler gördüğüme inanmak istedim.

    Sol elinde tuttuğu kurabiyeler benim kurabiyelerimdi. Gördüklerimi doğrulamak için eve aceleyle girip kapıyı kilitlememin ardından ilk yaptığım şey fırındaki tepsiye bakmak oldu. Kurabiyelerden birisi eksikti.
Bir kurabiyenin beni korkuttuğuna inanamıyordum. Hâlâ inanamıyorum. O an tüylerim ürperdi. Hâlâ hatırlamak istemiyorum.

BegumTezel

YILDIZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin