Yeni bölüm geldiiii.
----
Londra'nın üzerine bir kâbus gibi çöken ocak ayı yağmurları, Wool Yetimhanesi'nin yüksek, lekeli pencerelerini aralıksız dövüyordu. Binanın taş duvarlarından sızan rutubet kokusu, mutfaktan gelen yanık lahana ve ucuz sabun kokusuyla birleşerek koridorlarda asılı kalmıştı. Savaş yıllarının getirdiği yokluk bu taş yığınını iyice tekinsiz bir yer haline getirmişti. Geceleri uzaklardan gelen hava saldırısı sirenleri ve gökyüzünü tarayan uçaksavar ışıkları, içerideki çocukların yatakhanelerdeki korku dolu fısıltılarına karışıyordu. Ancak Hermione Granger için dışarıdaki dünya savaşı, kendi ruhunda ve Tom Riddle ile paylaştığı o karanlık odalarda verdiği savaşın yanında önemsiz kalıyordu.
Malikâne gecesinden sonra yetimhanedeki dengeler tamamen değişmişti.
Tom, babasını öldürmemiş, ruhunu ilk cinayetiyle lekelememişti belki ama ona Crucio ile ölümü aratacak bir acı tattırmıştı. Bu durum onu sakinleştirmek yerine, içindeki o vahşi canavarı daha daha tehlikeli bir kafese kapatmasına neden olmuştu. Gündüzleri odasından nadiren çıkıyor, çıktığında ise doğrudan kütüphanenin en karanlık köşesine çekiliyordu.
Hermione, küçük ve çıplak odasında, yatağının kenarına oturmuş dışarıdaki gri döküntüyü izliyordu. Tam o sırada, odanın kapısının altından hafif bir hışırtı duyuldu. Hermione irkilerek yerinden kalktı ve kapıya doğru yürüdü. Ahşap zemine bırakılmış üç adet kalın zarf duruyordu. Büyücü dünyasından gelen mektupları yetimhanede almak her zaman büyük bir riskti. Bayan Cole'un ya da diğer çocukların görmemesi için Hermione, arkadaşlarıyla özel bir gizleme büyüsü kullanıyordu; Muggle gözüne bu zarflar boş, sıradan kâğıtlar gibi görünüyordu. Ancak Hermione asasını üzerlerinde hafifçe gezdirdiğinde, zarfların üzerindeki gerçek mühürler belirdi.
Mektupları hızla toplayıp yatağına döndü. İlk zarf Eurydike'dandı. Zarftan buram buram pahalı parfüm kokusu yayılıyordu. Eurydike, Abraxas'ın ailesinin kış galasından, safkan ailelerin sahte gülüşlerinden ve Hermione için duyduğu endişeden bahsediyordu. İkinci mektup ise Nathaniel'dandı; her zamanki gibi keyifli, eğlence dolu ve Hermione'nin güvende olup olmadığını sorgulayan bir yazıydı.
Ancak üçüncü zarfı eline aldığında, Hermione'nin parmakları havada donakaldı. Bu zarf diğerleri gibi sıradan bir parşömen değildi; ağır, pürüzsüz ve üzerinde bariz bir asalet taşıyan siyah bir kâğıttı. En arkasında ise siyah balmumundan basılmış, üzerine bir karga ve hançer figürü işlenmiş o meşhur, karanlık mühür duruyordu: Lestrange Ailesi.
Bu mektup Henry'dendi.
Hermione mührü kırıp Henry'nin o dik, keskin el yazısını okumaya başladı:
"Sevgili Hermione,
Londra'ya döndüğünden beri içimde tarif edemediğim bir huzursuzluk var. King's Cross'taki o telaşlı halin, gözlerindeki o korku dolu bakış beni Lestrange Kalesi'ndeki tüm o sıkıcı safkan toplantıları boyunca rahat bırakmadı.
Lestrange Kalesi'nde bu tatil boyunca ne konuşulduğunu biliyor musun? Riddle. Herkes onun adını fısıldıyor. Bizim okulda kurduğumuz o topluluk, Walpurgis Şövalyeleri, artık basit bir okul kulübü değil Hermione. Riddle, babamın ve diğer safkan liderlerinin bile zihnini bulandıracak, onları kendi arkasında toplayacak kadar muazzam bir güce ulaşıyor. Ve benim asıl korkum ne biliyor musun? Onun gözlerinin senin üzerinde olması.
Hogwarts'ta sana nasıl baktığını, seni nasıl izlediğini gördüm. Sen hayatımda gördüğüm en parlak, en özel kızsın Hermione. Kitapların arkasına sakladığın o cesur ruhunu kimsenin, özellikle de o geçmişi karanlık, ne idüğü belirsiz Riddle'ın incitmesine izin vermemeliydim. O sadece güce tapıyor ve etrafındaki herkesi birer piyon gibi kullanıyor. Ben bir Lestrange'im; ailemin yüzyıllık gücü ve benim asam her zaman senin arkanda olacak. Hogwarts'a döneceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum. O zamana kadar, lütfen o soğuk binada Riddle'dan uzak dur. Seni korumak için orada olmayı her şeyden çok isterdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Falling // Tomione
Fiksi PenggemarJames Sirius Potter sessiz adımlarla taş binaya yöneldi, basamaklardan teker teker çıktı. Ahşap kapının önüne geldiğinde bebeğin yüzüne eğildi. "İyi olacaksın Herm teyze, acı çekmeyeceksin. Hatta zamanın sana verdiği kutsal görevle tüm ailelerin yar...
