Bazı şeylerin kıymetini onu kaybettiğinizde anlarsınız.
Ne kadar da doğru bir lafmış.
An itibariyle yatağımda oturup aileme ne diyeceğimi düşünüyordum. Küçük kardeşim korkuyla yere çökmüştü ve minik ellerinin arasına yüzünü almıştı.
"Bizi ne kadar telaşlandırdığından haberin var mı?"
"Kes sesini Sam!"
Aklımı yitirecektim her an. Nasıl olurdu? Nasıl her şey en güzel halindeyken bitmişti?
Ya da belki hiç olmamıştı...
"Normalde bunu yapmazdım abla ama..."
"Sakın annemlere söyleme! Sakın!"
"Abla söyleyeceğim!" hızla odadan çıktı. Yaklaşık bir dakika sonra bu evde büyük fırtınalar kopacaktı.
Anne, artık sizin baskınızdan sıkıldım ve bu lanet olası evden kaçtım, anladın mı?!
Fazla Amerikan filmi gibi.
Anne, birden ne oldu anlamıyorum, Sims'in içindeydim. Hani David vardı ya, yarattığım Sim. Ah anne, bana neler çektirdi bir bilsen...
Yüksek ihtimalle bir kliniğe yatırılırdım.
Jessy'de kaldım biraz, kafamı toplamam lazımdı. Bence baskınız biraz fazla geldi.
JESSY! Oyunda kalmıştı.Zaten son zamanlarda en yakın arkadaşımı boşlamıştım. Kesin bana kırılacaktı.
Tabii ki onu bir daha görebilirsem...
''Anneeeeeeeee!''
Şimdi filmi izleyin işte.
''Ne oluyor Sam?'' merdivenden koşarak çıkan annem kapıyı çarptı ve içeri girdi. Sam arkasındaydı. O an zaman akabildiği en yavaş haliyle aktı.
''L-Li... Lisa?'' hızla bana doğru geldi ve sımsıkı sarıldı. ''Sen...'' omuzlarımdan tutup kendini benden uzaklaştırdı. ''... buradasın...'' yeniden sarıldığında hıçkırmaya başlamıştı. Sert görünümlü ve yine sert davranışlara sahip annemi böyle görmek yaşadığım onca şeyi bir kenara atmama sebep oldu.
''Neredeydin... Seni aramadığımız yer kalmadı Lisa!''
''Anne...''
Sam ufak adımlar atarak yanımıza geldi ve belimize sarılmasıyla annem onu da aramıza aldı.
''Özür dilerim anne.''
Bunu söylemek içimi çok daha rahatlatmıştı.
''Şuan buradasın ya kızım, nerelerde olduğun umrumda değil...'' yüzüme bakarken yaşlı gözlerine rağmen gülümsedi. ''...en azından şu anlık.'' yeniden sarıldık.
DAVID
Havuzdan çıktığımda serin hava tüylerimi ürpertmişti. Hızla şezlongta serili havluma uzandım ve kurulandım. Newcrest'teki bu dingin hava bana iyi geleceğe benziyordu. Evin bulunduğu sitede genellikle mevsimlik kalmaya gelen aileler vardı ve bu dönemde kimseler yoktu.
Telefonumu kapatmıştım, hala bomboş hissediyordum. Kim bilir kimler aramıştı, kimler mesaj atmıştı...
Böyle düşündüğüm sırada merak duyguma yenik düşerek ruhsuz bir şekilde telefonumu açtım. Açıldığı an titremeye başlaması bir oldu. Gelen mesajlar ve cevapsız çağrılar yağarken ekranın hafiflemesini bekledim. Hızlıca ekrana düşen bildirimlere baktığımda çoğunun Rosalinda'dan olduğunu gördüm. Dayanamayıp onu aradım ve saniyesinde açtı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SIMSEPTION
Teen Fiction[BU VE BENZERI KURGUDAKI ILK HIKAYEDIR.] En ufak mimiklerine kadar hayallerimdeki erkeği, detayların manyağı olduğumu kanıtlayacak muhteşemlikte evi yaratmıştım. Yine günlerden birinde kendimi oyunda buldum. İnanması güç, değil mi? Gözümü kırptığ...
