Bu upuzun bölümde tatlı satır arası yorumlarınızı bırakın. Her satırını hissedin ve güzel heyecanınızı benimle paylaşın, lütfen.
Sims hakkında Onedio testi yapmışlar, çok da güzel olmuş! Sims'te nasıl öleceğinizi söylüyor. Linki profilimde, duvarımda!
Hadi o zaman, uzatmadan iyi okumalar!
❤
Her daim neşe saçan gözleri kan çanağına dönmüştü Allison'ın. Belki de evren en sessiz haline bürünmüştü üçümüz salondayken.
İki kardeş birbirine bakamıyordu. Ben de hala bu şoku atlatmış sayılmazdım. Ben biri daha vardı. Hem de tamamiyle buraya adapte olmuş, buradaki en yakın arkadaşımdı.
"Masana ilk oturduğum gün..." diyerek lafa girdim. "Aniden Sims'i sormuştun bana."
Allison tek kelime etmiyordu.
"Burada ne zorluklar yaşadım. Sen burada senelerdir bulunuyorsun ama inan benim ne kadar geçtiğini bilmediğim bu zaman dilimi içine seneler sığdı. Sana her şeyi anlattım. Kendi olayımdan da bahsetmeye çalıştım. Hatta... Ryan'ın evindeyken..." onun ismini söyleyince kalbim sıkışırken yan gözle Nathan'a baktım. Yüzünde milimetrik bir titreme oldu. "Sims açtığım için yaşama geri dönebilmiştim. Bunu en iyi senin biliyor olmam gerekirdi."
"Burada mutlu oluşunu izledim, kardeşim." diye araya girdi Nathan. Sus pus oturan çocuğumuza fırça atıyormuşuz gibi hissettim bir an.
"Bana hiç yardımcı olmadın. Anladığının pekala farkındayım..."
"...inanamadım." o kadar sessiz konuşmuştu ki onu duyabilmek için eğilmek zorunda kaldım. "Böyle bir şeyin bir kez daha mümkün olabileceğine inanamadım. Parçaları birleştirince gerçek ortaya çıkıyordu ama eğer böyle bir şey olsaydı senin bana daha hararetli bir şekilde anlatacağını düşünmüştüm."
"David'le bu yüzden bittik biz tamamen. İlk kez ona anlatmaya çalıştım. Sonra Ryan'a anlatmaya çalıştım, kısa bir dönem onunla da ayrı kaldık. Beni deli sanacaklar diye düşünüp durdum."
"Jessy'e geri dönmesinde yardımcı oldum."
"Ne yaptım dedin?!"
Bağırdığımın farkındaydım.
"Sana bunu bıraktı." derken cebinden çıkardığı notu bana uzattı. Elim titreye titreye aldım. Jessy beni asla affetmeyecekti. Onu buradaki hayatımın çoğu kısmında unutmuştum.
Bu mektubu açarken sana küstüğümü, seninle asla konuşmayacağımı düşünüyorsun. Ama rahatla sevgili en yakın arkadaşım, böyle bir şey olmadı.
İlk önce gitmeden önce arkamda, yani Sims'te bıraktıklarımdan bahsedeyim. Bunu söyleyeceğim ama lütfen en ufak şekilde kötü hissetme, bilmeyi hak ediyorsun.
Bir süre Elliot'ın yazlığındaydık. Şu senin bahsettiğin kamplı mamplı eklentiden gelen evlerden biriydi. Sanırım David'lerin oradaki eviyle Elliot'ınki yan yana, eve giderken David'in evini gösterdi. Hani siz gitmiştiniz ya, bana hızlıca olsa da anlatmıştın, heh işte o ev. Geçerken... Bahçedeki bankta...
Hazır ol ve sakin karşıla.
David ve Rosalinda öpüşüyordu.
Başımı yazıdan kaldırmadan duraksadım. İster istemez kalbime bir şeyler olmuştu. Asla peşimden koşmasını istemezdim ama o satırları okurken sözlerinin, yaptıklarının, davranışlarının yalan olduğunu anladım.
Bir akşam Elliot'a sordum. Rosalinda'yı en ufak şekilde umursamadığını söyledi. Zaten artık o grupta kimse kimseyle görüşmüyormuş. Ama duyduğuna göre çıkıyorlarmış ya da o evredelermiş işte.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SIMSEPTION
Teen Fiction[BU VE BENZERI KURGUDAKI ILK HIKAYEDIR.] En ufak mimiklerine kadar hayallerimdeki erkeği, detayların manyağı olduğumu kanıtlayacak muhteşemlikte evi yaratmıştım. Yine günlerden birinde kendimi oyunda buldum. İnanması güç, değil mi? Gözümü kırptığ...
