26: Kavga

361 33 78
                                        

⬆️Bölüm şarkısı: Ocean Eyes (Billie Eilish)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

⬆️Bölüm şarkısı:
Ocean Eyes (Billie Eilish)

Şu sözlere bakın, Ryan için mi yazılmış sizce? Bence öyle, dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Şu aşırı yoğun okul&hızlandırma dönemimde bununla var gücümle uğraştım ve yine yazarken gözlerimin dolduğu, kızdığım, heyecanlandığım bir bölümü sizlere sundum. Bir saliseciğinizi ayırıp oy vermeyi ve iyi-kötü tüm düşüncelerinizi benimle paylaşmayı lütfen ama lütfen ihmal etmeyin. Sizi seviyorum😌

İyi okumalar!

-

Mutfaktan kızarmış balıkların olduğu büyük porsiyon tabağı alarak salona taşıdım. Bu tabak oyun grafiklerinin birebir gerçek görüntüsüydü. Bu yemek Fried Fish'ti.

Dikdörtgen masanın ortasına tabağı koyarken Ryan da elindeki son çatalı bir tabağın yanına koydu. "Bu akşam çok güzel olacak, şuna baksana ya!" dedi tüm gülümsemesiyle. Ben de sırıttım. Her an telefonunun çalabilirdi, huzursuz hissediyordum. Bugün Melanie'yi gördükten sonra kendimi biraz kötü de hissediyordum. Benden hiçbir şartta üstün değildi ama o Ryan için yaratılmıştı. Ryan Wilson için.

"Kızım, salatayı götürsene."

Khloé Green Salad ile salona girdiğinde bir adım geri çekildim ve salatayı yerleştirmesini kolaylaştırdım. Ve işte o an resmen korktuğum başıma gelerek Ryan'ın telefonu çaldı.

Khloé yeniden mutfağa girdiğinde Ryan'ın telefonunun sesinin hemen arkamdaki sehpadan geldiğini fark ettim. Ryan oraya doğru yönelmeye başladığında arkamı döndüm ve uzanıp telefonunu aldım. Sanki herşey ağır çekimde gibiydi.

İsmini gördüğümde kendimi hazırlamış olmama rağmen tüm bedenim donup kalmıştı. Ama bir yanım da buzlarından aynı hızla eriyerek donuk kalan kısmımı gaza getirdi. Ben Ryan'ın sevgilisiydim ve bu telefonu şuan açacaktım.

Telefonu elime alıp Ryan'a döndüğümde gülerek beni izlediğini gördüm. Rahat bir ifadeyle dudaklarını oynatarak dedi. Bu hareketi beni tamamen eritmişti.

"Alo?"

"Ryan?"

"Ben Lisa." derken içimdeki şeytan zafer nidaları atıyordu.

"Ah, Ryan'a verebilir misin canım?"

"Ryan şuan... Pek müsait bir durumda değil. Aslına bakarsan ben de değilim. Seni sonra arar." dedim ve telefonu şak diye yüzüme kapattım. Ryan hala gülüyordu ama bu sefer kaşlarını merakla çattı. "Kimdi?"

"Önemli değil. Önemli biri değil."

"Hadi çocuklar, oturun bakalım."

Ryan meraklı bakışlarıyla yanımdaki sandalyeyi çekerken annesi ve ablası karşımıza oturdu.

SIMSEPTIONHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin