BÖLÜM 2 / MURAT ESEN ANADOLU LİSESİ

1.4K 30 7
                                    

MURAT ESEN ANADOLU LİSESİ

İstanbul'un Beykoz semtinde, bir lisenin dördüncü katında, koridorda bir kız çocuğu belirmişti. Bu kız çocuğu koridorda yavaş adımlarla yürürken, yüzü bir cesedin yüzü gibi bembeyaz, saçları dağılmış, gözleri donuk ve cansız bir haldeydi. Koridora ürkütücü bir sessizlik hakimdi. Kız çocuğu koridorun sonundaki sınıfa doğru gözlerini kırpmadan ilerlemekteydi. Dışarıda da sanki bir fırtına kopacakmış

gibi şimşekler çakmaktaydı. Koridor bir aydınlanıp bir karanlık olurken, kızın silueti koridorun zemininde simsiyah bir gölge oluşturup kaybolmaktaydı. Sonunda koridorun sonundaki sınıfın kapısına geldi. Kapının topuzuna yavaş bir şekilde, sanki bir robotmuş gibi elini uzatarak, yavaşça çevirdi. Kapı ardına kadar açıldı. Sınıfın içinde bir kız ve bir erkek çocuğu, camdan dışarı doğru sarkmış, aşağıda koşuşan öğrencileri izlemekteydi. Aşağıda tüm öğrenciler sıraya girme çabasında, andımızın okunacağı zamanı bekliyordu. Sınıfın içine yavaşça giren kız, sakin adımlarla onlara doğru yaklaştı. Diğer iki çocuk onun varlığından habersiz gülüşüp, aşağıda dolaşan çocuklarla alay ediyorlardı. Çocuk elini yanındaki kızın omzuna götürdü. Bir an birbirlerine bakakaldılar. Dünya umurlarında değildi. Arkalarından gelen kızın varlığından haberleri bile yoktu. Arkalarından gelen kız, erkek çocuğunun elini yanındaki kızın omzunda görünce, gözlerindeki deli bakışları, daha korkunç bir hal aldı. Adımları daha da hızlandı. Dışarıda bir yandan çocuk sesleri, bir yandan gök gürültüsünün sesi, ortamdaki havayı daha da gergin bir hale getirmişti. Arkalarından gelen kız tam onların arkasında belirdiği anda, rüzgârın şiddetiyle, açık olan sınıfın kapısı şiddetli bir şekilde kapandı. Dışarı doğru bakan kız ve erkek çocuğu, kapının kapanma şiddetiyle oldukları yerde irkildi. Arkalarında ne olup bittiğini öğrenmek için döndüklerinde, sınıfa giren kızla göz göze gelmişlerdi. Kız ani bir hareketle eğilerek, çok hızlı bir şekilde ikisinin bacağından kaldırıp, onları okulun dördüncü katındaki sınıfın camından aşağı ittirdi.

Çocuklar ne olduğunu anlamadan kendilerini binanın camından zemine doğru düşerken buldular. Çocukların camdan düştüklerini görenler çığlık atmaya başladı. Erkek ve kız, şiddetli bir şekilde çığlık atarak beton zemine çakıldılar. Andımızın okunmasını bekleyen öğrenciler, çığlık atmaya başladılar. Arkalarından da onları ittiren kız camın üstüne çıktı. Birden çığlıklar kesildi. Öğrenciler pür dikkat

bir şekilde, bir yere odaklanmış, sanki herkes hipnotize olmuş gibi kızın bir sonraki hareketini beklemekteydi. Kız vakit kaybetmeden ellerini iki yana doğru açarak, camın kenarından kendini boşluğa bıraktı. Öğrenciler şoku üzerinden atamadan tekrar çığlık atmaya başladılar. Çığlıkları duyan birkaç öğretmen de tam dışarı çıkarken, diğer kızın dördüncü katın camından düşüşüne şahit oldular. Tüm öğrenciler şok olmuş bir şekilde donakalmışlardı. En son atlayan kız, yere düşen iki çocuğun üstüne düşmüştü. Altta kalan çocuklardan, düşmenin etkisiyle biraz daha kan fışkırdı. Tüm okul bu manzaraya şahit olmuş, öğrencilerden çoğu bayılmış, çoğu kendini okul dışına atmış, kimse onlara doğru yaklaşamamıştı. Öğretmenler olay yerinden tüm öğrencileri hızlı bir şekilde uzaklaştırmaya başlamışlardı. Daha önce böyle bir olayla karşılaşmayan öğretmenler de ne yapacağını bilmez bir durumdaydı. Okulun müdür yardımcısı ve daha önce ilk yardım konusunda eğitim almış olan Nevin Hanım, aşağı düşen çocuklara doğru yaklaştı. Kusmamak için kendini zor tutuyordu. Etraftaki öğretmenler de onu izlemekteydi. O da izlendiğinin farkında olacak ki, metanetli, soğuk kanlı gözükmeye çalışıyordu. Yavaşça kız çocuklarının bir metre ötesindeki erkek çocuğuna yaklaştı. Elini çocuğun bileğine götürdü. Bir nabız belirtisi göremedi. Sonra yavaş bir şekilde elini boynuna götürdü. Boynunda da bir nabız belirtisi göremedi. Çocuk çoktan ölmüştü. Kafatasında hafif bir yarık gözüne

ŞİZOFREN SEVERSEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin