18.Bölüm

177 38 25
                                        

Bölüm şarkısı=Artick monkeys~Arabella

Vote ve yorumlarınızı eksik etmeyin.İyi okumalar *-*

Kağan'dan:

Berbat haldeydim. Dolunay'dan ayrılalı tam 1 hafta olmuştu. Onun kokusu olmadan 1 haftayı nasıl geçirebildiğime hayret ediyordum.

O surat ifadesi gözümün önünden hiç gitmiyordu. Gözleri dolmuştu ve bana öyle masum bakıyordu ki kendimi ona sarılmamak için zor tutmuştum.

Ama onunla birlikte olmam tehlikeliydi işte lanet olsun ki tehlikeliydi. Ne kadar iğrenç bir hayatım vardı benim. Sevdiklerimi hep tehlikeye atıyordum. En başta Dolunay vardı tabii.

O Demir malı eğer ona birşey yaparsa onu gebertirdim. Bunu gerçekten yapardım. Demir göründüğü gibi değildi. Evet birilerine zarar veriyordu ama Dolunay'a dokunmazdı belki de.
Ya da cesaret edemezdi. Son 1 hafta da hep Demir'i arayıp tehditlerimi savurdum.
İçinden çıkılmaz bir hayatım vardı ve oldukça iğreniyordum.

Şimdi Dolunay'ın yanındaydım ama şu lanet olası hayatım bir türlü peşimi bırakmak bilmedi. Ona aşıktım. Onsuz bir dakika bile yapamazken tam 1 hafta dayanmıştım.Bu çok zordu ama onun iyiliğini düşünmek zorundayım. Tehlikeye atamazdım onu.

Benim için sadece o vardı.Benim onu sevmediğimi ona aşık olmadığımı düşünecek ve benden daha fazla nefret edecek.Bu ayrılma da bahanesi olacak tabii.

Bizi kimse ayıramazdı.Kimse! Demir iti  veya başka birisi her kimse bizi kimse ayıramazdı. Hemen ayağa kalkıp kapıya doğru yürüdüm.Gidiyordum.O beni tehdit eden Demir'in yanına gidiyordum.Sanki onun tehditini takacakmışım gibi ciddileşerek tehdit etmesi yok mu? Ona cevabımı gülerek veriyordum.

Her konuşmasında sadece ellerimi yumruk yapıp gülüyordum.

Evet işte gelmiştim.Demir beyin malikanesi ha süpermiş! Yavaş ve sakindim.Bu sakinlik onu görünce etkisini sürdürecek mi bilmiyordum.

İçeri girdiğimi farkedince bana baktı ve gülümsedi.Gül bakalım Demir ağzınla burnun yer değiştirdiği zaman da böyle gülecek misin acaba?

"Vay canına! Kağan'da buradaymış."diyerek karşıladı beni.

Gömleğinin yakasına yapıştım ve

"Bizi şu özel odana götür bakalım.Bilirsin özel iş!" dedim göz kırparak.

Hiç konuşmadan bizi o özel odasına götürdü.Neler olduğunu bilse bu kadar hızlı davranır mıydı acaba?

İçeri girdikten sonra arkadan kapıyı kilitledim.Onu ölene kadar dövmek istiyordum.

"Ne oldu Kağan o çok sevdiğin kızla anıların mı depreşti?Ha ama sakin ol unutursun onu da!"dedi gülerek.

"Neden bana her seferinde seni dövmem için sebep sunuyorsun?" dedim.Evet o sakinlikten eser yoktu.Her an dalabilirdim.

"Ha-"sözünü bitirmeye kalmadan çoktan yere yapışmış ağzından gelen kanı elinin kenarıyla siliyordu.

Kafasını yukarı doğru kaldırdı ve bana baktı.

"Hadi ama Kağan.Dolunay'ı bu kadar seviyor olamazsın!"dedi. İşte bu cümlesine gülerdim.Bir bok bildiği yoktu.Ve boş boş konuşuyordu.

"Bak Demir şu sesini kes ve uzatma! Hâlâ mı akıllanmadın cidden anlamıyorum."dedim gülerek.
Bu çocuğu öldürmek istiyordum.

"Dolunay'ı istiyorum ve o benim olacak!"dedi tek gözünü kırparak.Benim taklidimi yapıyordu.

Mavi SürgünBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin