Bir süre sonra gözlerim kırmızı renge dönmüş saçlarım kendinden geçmiş bir vaziyette sedyede buldum kendimi.Gözlerim Kağan'ı arar oldu birden. Ağlamaya başlamıştım.
Konuşamazdım cevap veremezdim kimseye artık.
Gözlerimi sımsıkı kapadım.Elimi sımsıkı saran bir el hissettim.Annem olmasını ve sonra "kahvaltı hazır bak sonra hasta olursun" demesini beklemiştim.Gözümü açtım ve bana hep iyi gelen Kağan'ı gördüm Ama iyi olamazdı bu sefer bana.Kalbimde açılan deliği bir anne gibi kapatamazdı.
Ne yanağım da ıslak bir öpücük ne de etimi gülerek cimciren bir anne olabilirdi.
Koşup düştüğüm de ne beni kaldırabilir ne de benimle sabahlayıp uyuklaya bilirdi.
Geri kapadım gözlerimi.Çünkü sadece gözlerimi kapattığım da da onun suratını görebilirdim.
Kağan'a bakıp:
"Kağan beni hemen eve götür" dedim.
Saçlarımı toplayıp hastaneden çıktım.Arabaya bindik ve hızlı bir şekilde ilerlemeye başladık. Kağan'ın ne sorularına tepki veriyordum ne de bakışlarına.
Eve vardığımız da arabadan indim ve Kağan'a burada beklemesini söyledim.
Yavaş yavaş eve girdim sanki hiç bilmiyormuşum gibi.
Yatak odasına ilerledim.Giysi dolabını açtım içinden kutuyu aldım ve yatağa oturdum.
Kutuyu açıp defteri çıkardım.
Okumaya başlamıştım artık.
11 Şubat:Bugün koşarken yere düştü.Çok ağladı zor susturduk onu.Şimdi iyi ama herkese anlatıyor hiç acımadı çünkü büyüdüm artık diyor.
28 Nisan: Git gide uzuyor boyu.Güzel bir kız oldu.
Eteklerini giyip giyip geliyor yanımıza.Hele bir kıvırtısı var ki.Arkadaşı Mert'e takmış şimdi de 6 yaşında hal bu ki.
Diğer mektuba geçemedim ağlamaktan.Odama geçip üstümü değiştirdim.
Annemin en sevdiği fülarını ve bana ördüğü atkıyla şapkayı aldım.
Kağan artık gitmeliyiz dedi bana sarılarak.Gitmek istemiyordum ama görmek istiyordum hayatımı hayat,sevgimi sevgi,mutluluğumu mutluluk yapan kadını.
Arabaya bindik ve hastanenin yolunu tuttuk.
Bir daha girmezdim o eve herhalde.Giremezdim yada.
Hastaneden içeri girdiğimiz an Dr.Vural Bey yanımıza geldi.
"Dolunay Hanım anneniz için emin olun yapılacak bir şey yoktu.Bu konuşmayı sizinle yapmamın amacı sizi üzmek değil resmi bir şekilde açıklamak ve görevimi yerine getirmekti.Kendinizi üzmeyin" dedi.
Teşekkür ederek ayrıldım.Ağlıyordum bir yandan Kağan:
"Aşkım yersiz olacak biliyorum ama cenaze işlerini halletmem gerekecek yarin annen için gereken işleri halledebilirim" dedi.
Sarıldım ona.Çünkü yapacak hiç birşeyim yoktu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavi Sürgün
Детектив / ТриллерGenç ve güzel bir kız olan Dolunay'a musallat olan kapşonlunun hikayesi!
