Çalan kapı ile yerimden huzursuzca homurdanarak kapıya doğru yöneldim. Tabi içimden kapıyı alacaklı gibi çalan kişiye sevgilerimi sunmayı ihmal etmedim. Kapıyı açar açmaz karşımda Barlas'ı görmeyi beklemiyordum. Ben tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi Barlas'a kilitli kalırken annemin sesi ile kendime geldim.
"Ahh oğlum gelmiş hoşgelmiş".
"Hoşbulduk Melek anneciğim, nasılsınız?"
O plazma kalası benim anneme anne mi dedi ??
"Seni gördüm daha iyi oldum oğlum. Geç içeri kapıda kaldın."
"Izniniz olursa bugün Nefes ile bir kaç saat geçirmek istiyorum. Hem birbirimizi daha iyi tanımış oluruz."
"Çok iyi düşünmüşsün evladım. Nefes'te yarım saate hazır olur zaten. Değil mi kızım ? "
Ben şaşkın bir şekilde bir anneme bir Barlas'a bakıyordum. Tabi zaten bana hiç fikrimi sormayın. Ben kimim zaten. Hatta benim yerime de siz evet dersiniz.
Anneme dönerek"Ta-tabii annecim" diyebildim.
Koşar adımlarla odama girdim. Aynadaki yansımama baktım ve
"Aman Allah'ım bu çocuk beni bu halimle mi gördü"
Diye ufak çaplı bir kalp krizi geçirdim.
Dağılmış ev topuzum, üzerimde Garfield lı pjamalarım, akmış göz kalemim ve ramazan davulundan hallice olan ela rengi gözlerim ile tam bir fiyaskoydum.Hemen yüzümdeki dünden kalma olan makyajı temizledim. Saçlarımı tarayıp maşaladım. Sonra bukle bukle olan saçlarımı ellerim ile dağıtarak dalga haline getirdim. İnce bir eyeliner çektim. Maskara ve vişne çürüğü rujum ile makyajımı tamamladım. Üzerime mayıs ayına uygun askılı hafif mini çiçekli elbisemi giydim. Boy aynamda kendime baktığımda hazır olduğumu anladım.
Salonun kapısına yönelerek"Ben hazırım çıkabiliriz"
"Sonunda hazırlanabildin müstakbel Karıcığım"
Müstakbel karıcığımın altında yatan ima her ne kadar sinirimi bozmaya yetsede umursamamazlığa vurarak kapıya doğru yöneldim. Annemin bizi uğurlaması ile birlikle yola koyulduk.
Burnu Kaf dağında halleri beni benden alıyordu. Sinir kat sayım çoğalırken birde dönüp bana"Her zaman bu kadar hantal mı yürürsün sen?"
Demesiyle elimdeki çantayı kafasına atma dürtümü son anda engelledim.
"Ben hantal değilim tamam mı!!"
"Belli iki dakikalık araba mesafesine beş dakikada yürüdün"
"Sende arabayı bu kadar uzağa park etmeseydin o zaman!!"
"Haklısın Elizabeth evin orda park yeri vardı da ben zevkimden parketmedim zaten. Böyle garip huylarım vardır benim"
Diyerek çarpık bir gülüş attı.
Nihayetinde arabaya geçtik. Araba son model Porsche. Hayran hayran arabayı inceledim."Çok mu beğendin? Ama öncelikle ağzını kapa sinek kaçıcak"
Demesi ile konuyu değiştirmem bir oldu.
"Nereye gidiyoruz?"
Buz gibi sesi ile "Bilmiyorum"
"Ne demek bilmiyorum?"
"Ne demekse o demek sesini kes"
Tam ağzımı açıp cevap vericekken kardeş ötem lise ve üniversite yıllarını siyam ikizi gibi geçirmiş olduğum ahiretliğim Eda aradı.
Nasıl unuturdum bugün Eda ile buluşup tüm bu olanları konuşucaktık. Şimdi kesin çenesi ile beni idam edicek.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ömrümün Rengi
Chick-LitAşk hiç bu kadar zor olmamıştı. Sevilmekten uzakta büyümüş bir erkek, ailesinin göz bebeği olarak büyümüş bir kız. Aile isteği ile yapılmış bir evlilik. Zamanla birbirine kapılan iki aşık. Onların asıl sınavları "EVET" dedikleri gün başlamıştı. Aş...