➿Medya yosun➿
▶Kitabı silecektim ama gerçekten kitabımı okuyan tatlı okuyucularım ısrar ve itirazlarıyla beni ikna edip yanımda oldular. Teşekkür ederim. Sizler olmasaydınız belkide bu kitap olmazdı. Sizleri çok seviyorum iyiki varsınız.◀
Bu gördüğüm şey beni ciddi anlamda korkutmuştu, ne yapacağımı şaşırmış vaziyetteydim. Pencere de bir kan izin vardı. Bir ele benziyordu. Markoz ise benim sakinleşmemi söylüyordu.
Bir pencere de bir el izi görseniz böyle kanlı kanlı sakin kalabilir miydiniz?
Siz olabilirsiniz bilmiyorum ama ben sakin kalamam işte.
"Sen çık ben hallederim."
Elini omzuma atması dikkatimi dağıtsa da buna aldırış etmemiştim.
Ne demek hallederim ? Bu ciddi birşeydi. Bu her zaman mallığını heryerde belli etmek zorunda mıydı?
"Birşeyler yap. Olmaz hallederim falan deme. "
Kan görünce saçmalayabiliyordum. Bu normal bir davranışımdı. Şoka girdiğim zamanlar da olmuştu bunun yüzünden.
"Ne yapalım ufaklık hadi beraber ağlayalım."
Ya sabır çekti içinden, aslında mantıklıydı. Ağlayabiliriz beraber markozcuk.
"Hadi ağlayalım."
Zaten ağlamak üzereydim. Markozla beraber ağlardık. Ne kadar romantik olurdu, şuanda daha önemli bir konu vardı. Ama yinede ağlayalım.
"Kızım mal mısın bir git şurdan. Çık ben hallederim şimdi."
Ne tersleniyorsun?
"İyi."
Bende onu terslemiştim, açelya çok güzel tersler.
Salona da geri dönemezdim. Dün markozumun (!) tarif ettiği mutfağa gitmek daha cazip gelmişti. Ne yapacağım ben burda?
İçimi bir hüzün sarmıştı. Gerçekten üzülmeye başlamış annemi ve o hayvan abimi çok özlemiştim. Kim bilir beni ne kadar merak etmişlerdir. Annem bayılmış abim ise kesin sinirden deliye dönmüştür. İlgilenmez ilgilenmez, sonra beni düşüneceği tutar.
"Açelya?"
Her yalnız kalmak istediğimde hep birileri geliyor, bugüne kadar hep böyle oluyordu. Belkide bu yüzden odamı çok seviyordum, ses çıkarmıyordu. Zaten çıkarsa altıma ederdim.
"Efendim sera."
Bana masum masum bakıyordu güzel sarışın. Hüzünlü olduğum zamanlarda duygusallaşıp en nefret ettiğim kişi hakkında bile güzel yorumlar yapabiliyordum . Şaşırmayın yoksa hiç sevmem ben bu dedem kılıklıyı.
"Neyin var. Kötü görünüyorsun?"
Evet öyle gözüküyorum. Hatta berbat durumdayım ve ağlayabilirim. Ne yapacaksın beni buradan götürecek misin?
"Hımm."
İnsanlar..
Herşeyin farkında olmalarına rağmen soru sorarlar, bilmem neden yaparlar?
"Markoz halletti. Merak edilecek bir şey yok. Berk'in şakaları işte. Biraz şebek."
Sorduk mu ?
"Tamam."
Git başımdan, oturduğum taburenin hemen önünde olan kırmızı masanın üstündeki bıçağı alıp herkezi bıçaklamak istiyordum şuan için.
Siz kimsiniz ki! Durmuyorum işte hatta şimdi gidiyorum. Hadi durdurun beni.
Kankamın yani iç sesimin de bana verdiği gazla tabureden fırlayıp serayı geçmiştim. Bir yandan da sinirle girdiğim odanın kapısını sert kapatıyordum, bu çok dikkat çekiyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MARKOZ
Fiksi IlmiahÖzel güçteki insanların birbirini bulduğu özel serüvenimize sizde katılmak ister misiniz?
