➿Bölüm 10➿

10.7K 659 283
                                        

Medya Markoz.
Merhaba tatlı okuyucular,
Kitapımız Bilim Kurgu Alanında 19 sıralamaya gelmiştir.
Sizce nasıl bir sıralama? Kitap gerçekten çok yeni ve beni bu ilginiz şaşırtıyor. Bu sıralamayı asıl siz hakettiniz. Hepinizi Tebrik ediyorum.
Öpüldünüz yanaklardan şap şup ❤◀

Sabah kalvaltımızı yapıyorduk, bugün en erken ben kalkmıştım. Daha doğrusu çok erken uyanmıştım, şimdi de masada Markoz  ne yapmamız gerektiğini anlatıyordu.

Eski kahvaltımızı özlediğimi hissetmiştim, onları zorla yediriyorlardı. Hiçbir şey o kahvaltıya eş değer değildi.

"Anladın mı Açelya? "

Dinlememiştim, aklım çok dağınıktı. Eskisi gibi sorun çıkarmıyordum, sessiz bir tip olmuştum. Herkez bunun farkındaydı, markozda farkındaydı.

"Evet bin kere anlattın, anladım."

Herkez kahvaltısını bitirip son hazırlıklarını yapmaya başlamıştı, bende koltukta duran kot ceketimi almıştım. Hazırlanacak birşey yoktu, okula gidiyorduk.

Herkez hazırlanmıştı, sera mini bir etek giymişti. Onun üstüne askılı geçirip yanımıza gelmişti.
Yosun ise hala tatlılığını koruyordu, giydikleri ile daha şirin olmuştu.

"Okulun ilk günü fotosu."

Uzay aniden kimsenin poz vermeye fırsatı olmadan bir fotoğraf  çekmişti, hepimiz farklı ifadelerle bakmıştık. Eğlenceli bir tipe benziyordu.

Evin dışarı çıktığımızda dışarıda tanımadığım bir adam olduğunu görmüştüm, normal biriydi. Yeşil saçlı falan değildi.

"Hallettiniz mi? "

Neyi ?

"Evet şimdide okula gidiyoruz. "

Gizli saklı iş çeviriyorlardı, açıklama zahmetinde bulunmuyorlardı. Buradan kaçıp kurtulmak istiyordum, mutsuzdum.

"Tamam ben etkenin yanındayım. Size iyi dersler."

Etken hanımımızın sevgilisi olabilirdi, ama beni ilgilendirmezdi.

Markoz siyah arabaya yönelmişti, gözleriyle arabaya binmemi işaret etmişti. İlk gün Sera'nın oturduğu yere ben oturmuştum, arkamızda yosun mert ve berk vardı. Diğerleri kırmızı arabadaydı.

Yollar bana çok uzun gelmişti, okul bu kadar uzak mıydı gerçekten?

"Geldik. "

Berk havalı bir şekilde arabadan inmişti, bu beni biraz gülümsetmeye yetmişti. Markozda gülüyordu.

Benim güldüğümü görmüştü, onun kadar gülmek bana yakışmıyordu. Onun gülüşü çok farklıydı ve ben ondan vazgeçmiştim.

Gerçekten onu istemiyordum, onun kadar acımasız biri birini sevemezdi. Aksine canını acıtır, seni bitirirdi. Ben zaten bitmiş bir haldeydim.

"Berk Onuncu sınıfın B şubesindesin. Mertle yosun sizde On bir de C sınıfındasınız. Bizde On ikinci sınıf A şubesindeyiz."

Bana bakmıştı, bende yere bakıyordum. Onunla aynı sınıfta olmak beni tedirgin ediyordu, kurtuluşum olsa bile bu imkansızlaşıyordu.

Birilerine birşey anlatamazdım, başımda dikilirdi.

"Hadi o zaman ben kaçar. "

Güneş gözlüklerini indirmişti, okula doğru yürüyordu. Mertle yosun da ayrılmıştı, bende markozun peşinden geliyordum.

MARKOZ    Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin