Vaveyla'dan önce şunun duyurusunu yapmak istiyorum, Markoz'a yeni bölüm atamadım. Hayatımda sizlere anlatamayacağım şeyler oluyor, tüm kontrolümü kaybettim. O kadar berbat ilerliyorum ki sizlere anlatamam, kendi yazdığım kitabın senaryosunu unuttum, bu kadar kötü haldeyim. Yeni bölüm atabilmem için yeniden okumam gerekicektir ama endişeniz oluşmasın, ben bunu yapmaya çalışıcam. Sağlık sorunlarım var, yani inanın hayatım bok çukurunda desem yeridir. Ölümcül bir hastalık değil, daha çok psikolojik diyebilirim...
Ve bu durumda sizlere bölüm atmam ne kadar sağlıklı olur bilemiyorum, Markoz'u intihar bile ettirebilirim, evet bu biraz komik olurdu :d Anlık tüm karakterlerim ölür, biri kendini asar, diğeri kendini atar... Her neyse şaka yaptım.
Belki aranızda beni unutmayanlar vardır, varsa yorum atında konuşalım, kendimi berbat hissediyorum.
Neyse.
Markoz ile ilgili duyurularım bitti, şimdi diğerine geçiyorum.
Öncelikle kendimi tanıtmak istiyorum sizlere, çokta gerekliymiş gibi... Her neyse. Ben Esra, on dokuz yaşındayım fakat bunun bir önemi yok, ruhumun daha yaşlı olduğundan eminim, yaşadıklarımın, bundan sonraki yaşayacaklarımın da pek bir önemi yok.
İçinizi bunalttığım için üzgünüm, kötü bir başlangıç yaptım, kesinlikle durumun farkındayım ama mutlu değilim, belki kitapımda bu yüzden sizi mutlu etmeyecektir. İçinizin bunalmasını istemiyorsanız, mutlu sonlara alışıksanız lütfen nazik bir şekilde buradan uzaklaşın. Bunun uyarısını yapmak istedim.
Son zamanlarda kendi aklımla derin bir savaş içerisindeyim, kendimi sadece yazmaya adamak istiyorum. Bu yüzden ister istemez yazacaklarım arasında araya yaşadıklarım da girecektir, kitap içeriğinde benden bir kısım duygular bulacaksınızdır, belki küçük yaşanmışlıklarım... Bunu neden söylediğim hakkında bir fikrim yok, sadece boş bir şekilde yazma ihtiyacı içerisindeyim. Cümlelerim sizleri hiç heyecanlandırmadı değil mi?
Boşverin.
Her neyse 1. bölüm yakın zamanda gelecektir, belki de yazdıklarımı kimse görmeyecek. Bu da önemsiz. Hayatımda istediğim hiçbir şey olmadı, hislerim kalmadı. Büyük ihtimalle üzülmem. Neyse okumak isteyenler için alta tanıtım bırakıyorum, göz atabilirsiniz.
Soluduğum hava eskisi gibi beni rahatlatmıyordu, dışarı çıktığım zaman derin bir nefes çekerdim ve huzurlu hissederdim. Yüzümde istemsizce bir tebessüm oluşurdu, o tebessüm nereye kaybolmuştu? Neden kendimi bu kadar hayattan soyutlamıştım? Yaşadıklarım kimine göre hafif gelebilirdi ama bende büyük bir travma sebebi olmuştu. Şimdi ise başladığım yerde, geçmişimi, yaşadıklarımı düşünüyordum. Bu ev benim hayatımdı, her şeyin başlangıç sebebiydi. Sadece boş boş bakınıyordum, bundan sonra ne yapacağım hakkında bir fikrim var mı zihnimi kolaçan ediyordum ama tek bir düşünce geçmiyordu, belki de kısa yoldan intihar etmeliydim.
"Duru... Bir saçmalık yapmayacaksın değil mi? Lütfen, dur konuşalım. Bütün her şeyi çözebiliriz? çözülmeyecek bir şey yok, tamam mı? Sakin ol, sakın ani hareket etme."
Evet, evimizin çatısında ayaklarımı sarkıtmış arkamdan endişeyle konuşan annemi şuan için umursamıyordum, halbuki o benim dünyada ki en değerli varlığımdı. Artık dünyanın benim için bir önemi kalmamıştı, atlarsam annem de benden kurtulurdu, kendime bu konuda çok kızgındım. Bu zamana kadar annemi defalarca kez kırmıştım, kocaman bir aptaldım. Onun gözünde sorunlu bir çocuktan başka bir şey değildim, her şeyin zamanı gelmişti.
"Güzel kızım, lütfen. Seni çok seviyorum, beni sensiz bırakma. Beni bu dünyada sensiz bırakma, bana bu acıyı yaşatma, sana yalvarıyorum. Dikkatli ol, ne olur dikkatli ol. Seni çok seviyorum, duyuyor musun beni? "
Ağlamaya başlayan anneme dudak ucuyla "Bende seni çok seviyorum." dedim ama bunu duyması için bir çaba harcamadım, gözlerimden akan yaşlar sonumun geldiğinin bir kanıtıydı. Arkamdan acılı bir anne bırakmayı bende istemezdim.
"Özür dilerim anne, seni bu acıyla baş başa bırakacağım için beni affet..."
Kız, yirmi beş katlı bir apartmanın çatısından kendini aşağıya attı, geriye kanlar içerisinde kalan bir beden, bir annenin haykırışları, huzur bulan bir ruh kaldı.
Peki siz bu kızın neden intihar ettiğini okumak ister misiniz? Neden bu hale geldi? Gözden kaçan sırlar... Açığa çıkması gereken bazı gerçekler... Savaş. Savaş'a ne olacaktı? Buz gibi kalbini eriten tek kız onu acımasızca bu dünyada terk ederken Savaş'a ne olacaktı? Sadece okuyun ve kendinizi akışa bırakın..
İç açıcı bir kitap değil ama belki de okumalısınız.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Kendinize iyi bakmanız dileğiyle, insanların sizi üzmesine siz izin vermeyin, ben biraz beceremiyorum ama siz izin vermeyin, öpüyorum göz kapağınızdan.