➿Bölüm 22➿

8.8K 585 370
                                        

Medya uzun zamandır merak ettiğiniz kişi, Yankı ...
Geçen bölümde dediğim gibi biraz uzun  gelecek yeni bölüm, okunma sayısının en az 100, vote sayılarının 50 ve yorumların 250 olmasını beklemek zorundayım.
Yoksa sıralamamızı kaybedebiliriz.
Medyada ki klipi baştan sona izleyin,tam Yankı karakterini anlatan bir klip. ❤
İyi Okumalar

Arel anlamadığım bir şekilde davranıyordu, onu gerçekten anlayamıyordum. Onun suçu yoktu, bunları bana yaşatan kişi çok farklı biriydi.
Sorun yok gibisinden el hareketimi yaptım, düşünmek için biraz zamana ihtiyacım vardı. Şimşek ile olan konuşmam yarım kalmıştı, onun ile daha sonra tekrardan konuşacaktım.

Sera'nın zamanla oynama gibi bir gücü vardı, Yosun canlandırma yapıyordu. Batu hipnotize edebiliyordu, Altay geleceği görebiliyordu. Markoz'un gücü çok güçlü olmaktı, Nisa çok hızlı koşabiliyordu. Etken bayıltma etkisi yaratabiliyor iken Şimşek adı üstünde bir nevi hava olayını yönetiyordu. Sinirlendiği veya gerildiği zamanlarda şimşek çarpıyordu.  Mert, Miray, Arel ve Selen'in gücünü bilmiyordum, Yosundan öğrenebilirdim.

Salonta tek başına oturuyordu, bu olaylar onu sıkıyordu. Hepimizin bu işe moralimiz bozuluyordu, belkide söylediklerim onu aklını karıştırmıştı.

"Yosun sana bir kaç şey sormalıyım, hadi bana doğruyu söyle tamam mı? "

Fısıltı halinde konuşuyorduk, sadece ikimizin duyabileceği bir şekilde soru sormuştum.

"Tamam söyle. "

Fısıltıma eşlik ederken oda kafasını hafif eğmişti, kendimi sinema filmlerinde ki o gizemli ajanlar gibi hissediyordum.

"Miray'ın Arel'in Mert'in ve Selen'in gücü ne? "

Hafif gülmüştü, sorduğum sorulara gülmüş olmalıydı. Fazlasıyla gerilim yaşadığımdan kaynaklanıyordu ama artık bu her ne ise bulunması gereken bir konuydu.

"Miray sana bazı olayları unutturabiliyor, Arel yaşanmamış olayları yaşıyormuşsun gibi gösteriyor. Mert görünmez olabiliyor, Selen ise elini kaldırdığı zaman istediği birşeyi havaya kaldırabiliyor. "

Kahretsin!

Mira bu işin içinde ve bizim tarafta olduğu kesindi, kesinlikle Arel'e unutturmuştu. Benim iyiliğimi düşünüyordu, bana söylemeden yardım ediyordu.
Konuşmam gereken kişi kesinlikle o olmalıydı, herşeyi bildiği barizdi.
Tamam dedikten sonra Miray'ı aramaya başladım, bahçeye de çıktım yoktu.

Miray'ın renkli saçlarını görür görmez yanına koştum, içimden defalarca bir şans istiyordum. Kafayı yemek üzereydim, ben bunları şuan yaşıyor muydum ondan bile emin değildim.

"Miray onun hafızasını sen mi unutturdun? Arel ne yapmaya çalışıyor? Ben kafayı yiyeceğim, lütfen anlat. "

Aceleyle konuştum, öğrenmek için sabırsızlanıyordum. Mira beni tek başımıza kalabileceğimiz, kimsenin duyamayacağı bir odaya getirdi.
Söyleyecekleri önemli olmalıydı, bu yüzden buraya gelmiştik.

"Bak Açelya sana herşeyi anlatacağım ama benim dediklerimi harfi harfine uygulayacaksın, bu konu gerçekten çok önemli sürtük beni anlıyor musun? "

En azından bana güvenip herşeyi anlatacaktı, tabikide uygulayacaktım. Zaten yapabilecek bir şeyim yoktu, dediğim gibi bunları yaşadığımdan bile emin değildim. Ancak Mira Arel'in hafızasının bir kısmını unutturduysa, ki unutturdu. O zaman bunları gerçekten yaşıyorduk, şimdi anlamıştım.

"Anlıyorum, plan nedir? "

Ona minnet dolu bakışlarımı yolluyordum, sonuçta sevgilisini tercih edip bizi açıkça satabilirdi. Her ne kadar kötü bir kız gibi görünse de onun yüreği güzeldi, onu bir kez daha sevdim.

MARKOZ    Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin