Medya Markoz
Bu arada okunma sayımızda çok hızlı ilerliyor, en son baktığımda 13 K idi. Bayramdan sonra dönüş yaptığımda onun 15 K olacağına inanıyorum :* ;*
Kapıyı üstüme kilitlemek moda olmuştu, galiba her sinirlendiğinde yada canı istediğinde beni bu dar alana kilitleyecekti.
Hareketlerindeki dengesizlik bazen fazla yorucuydu.
Sadece uyumamı söylüyordu, aynı bir psikopat gibiydi, beni normal biri bulamaz mıydı?
Annem ve abim onları çok özlüyordum, şii nasıl olduklarını az çok tahmin edebiliyordum. Markoz acımasız ve sertti, sadece keyifli anlarında kafa dengiydi. Artık onu elimden geldiğince sinirlendirmemeye çalışacaktım, istediğimi elde edeceksem oyunu kurallarıyla oynayacaktım.
İki gün olmuştu, bana yemeğimi getiriyordu. Kendileri okula gidiyor, beni buraya kilitliyordu. Diğerleriyle iletişimimi bile kesmişti, her zaman söylendiğimde uyumamı dile getiriyordu. Çok fazla bunalmıştım, ben bir insandım. Geceleri ise yatağa gelip benimle yatıyordu, pek birşey konuşmuyorduk. Beni bırakmıyordu, sarıp sarmalıyordu.
Gücü dolayısıyla gereğinden fazla canımı acıtabiliyordu, gücünü nadiren kontrol edemiyordu. En çok korktuğum şey ise aralarında en çok bana yakın olmasıydı, kazayla beni öldürebilecek nitelikteydi.
Kapının kilit sesi artık tanıdık geliyordu, saçma hareketleri beni yıldırmıştı. Onun emirlerine uyuyordum, itiraz etmiyordum. Bu aralar değişikti, bana geceleri daha şefkatli davranıyordu. Kafasını uzattı daha sonra içeriye bedeni girdi, kapıyı kapattı. Yerde oturmuş sıkılıyordum, yanıma oturdu. Ellerimi tuttu, diyeceği birşeyleri var gibi gözüküyordu. Bunlara daha ne kadar dayanabilirdim bilmiyordum, buradan resmen bıkmıştım.
"Şuanda Yankı bu evde, yaptıklarım için özür dilemeyeceğim. Sonuçta senin iyiliğin için, keyfimden seni buraya kilitlemedim. "
Yüzünü bana daha çok yakınlaştırdı, kalbim yine ve yine olduğundan fazla atıyordu. Daha sonra kalbimle ilgiki olan bu heyecan sorununu çözecektim, şimdi bu ana odaklanmalıydım.
Gözleri bana yoğun duygularla bakıyordu, onu anlamak çok zordu. Nerde ne zaman ne yapacağı belli olmayan tiplerdendi, tahmin edemezdiniz.
"Seni onun karşısına çıkaracağız ama Açelya olarak değil, benim kız kardeşim olarak. İsmin Alya, aynı okulda yaptığımız gibi. Pot kırman hiç iyi olmaz. "
Uyarısını da yaptıktan sonra karşımdaki giysi dolabına ilerledi, kapağını açtı ve içinden kırmızı tatlı bir elbise çıkardı. Sanki yerini daha önceden biliyormuş gibiydi, bana uzatarak giy dedi.
Tabikide emir verdi, Markozdan rica etmesini beklemezdiniz değil mi?
Bunu dedikten sonra cevabımı veremeden çıktı, büyük ihtimalle kapımın önünde bekliyordu.
Bu yüzden beni kilitlemiş olmalıydı, madem böyle birşey yapacaktı bana söylemeliydi. Kaç gündür bunu yapması için bir sebep arıyordum, aklıma değişik değişik düşünceler getirmiştim.
Yanlış bir şey demiş olabilirdim, yada herhangi bir hareketim yersiz olabilirdi. Evet bunları ince ince düşünmüştüm, sonuç olarak sadece bir kafa ağrısıyla karşılaşmıştım.
Elbise dizimin dört parmak üzerindeydi, boyumu olduğumdan uzun göstermişti. Elbise bana yakışmıştı, buna bayılmıştım. Kapıyı açarak dışarıya çıktım, tahmin ettiğim gibi kapının önünde bekliyordu. Kıyafetimi görünce bozulmuş gibi dursada şeklinden her zaman ki gibi taviz vermedi, bende buna sinir olmuştum.
Eteğimi daha da kısaltmaya çalıştım, beni deli gibi kıskanacaktı. Ancak şuan onun ilgi alanında değildim, daha çok karşısına bakıyordu.
Karşımızda bakımlı bir kadın duruyordu, Markoz elini omzuma attı. Kadın benden uzun görünüyordu, giydiği siyap topuklularla seksi duruyordu. Ben onun yanında bir çocuk gibi duruyordum, kendime bir an önce el atmam gerekiyordu. Böylelerini görünce ister istemez moralim bozulabiliyordu, Markoz bana aşık olsa bile dikkati hemen dağılabilirdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MARKOZ
Science FictionÖzel güçteki insanların birbirini bulduğu özel serüvenimize sizde katılmak ister misiniz?
