Yağmur sakin kalmaya çalışarak bir şeyler düşünmek için zorluyordu ama bir yandan Çise'yi merak edip bir yandan da inandırıcı bir bahene bulmakta zorlanıyordu. Üzerinde hala eşofmanları vardı, Çise'nin sesini duymadan önce yatmaya hazırlanıyordu ve öylece çıkıp gelmişti bu da durumunu daha zor hale getiriyordu. Neyse ki Aslı tam zamanında "Yahu önemli olan bu mu şimdi kız gitti. Yürüyün bir bakalım Alp Hoca bile gitti biz buradayız" diye çekiştirmeye başlamıştı.
Mert, Çise için endişelendiğinden dolayı merakını kısa bir süre rafa kaldırdığı anda Yağmur da koşmaya başlamıştı. Şimdilik kurtulsa da Mert'in nefesini ensesinde hissedeceğine emindi ama şimdi en önemli olan Çise'nin durumuydu. Testler yapılırken telaşla onunla birlikte oradan oraya koşturup daha sonra genel cerahinin uzman doktorundan ne olduğunu anlamaya çalışırken ortalığı epey yaygaraya verdiği için sinirlenen asistanların oflamaları arasında Yağmur da ameliyata gireceğim diye tutturmuştu.
Ameliyat ekibinin artık başa çıkamadığı adamı sakinleştirmek için bizzat gelen uzman doktor "Arkadaşınız için endişelenmenizi anlıyorum ama sizler benim sorumluluğumda değilsiniz ve uzmanlığınız kalp damar. Bu yüzden bırakın da işimizi yapalım" demişti tatlı sert bir uslupla.
"Meckel Divertikülü diyorsunuz! Özür dilerim ama kalp damar cerrahisinde de olsam bu hastalığın öyle iki film birkaç test ile anlaşılamayacağını biliyorum. Basit bir apandisit olabilir ya da başka bir şey ama siz nasıl hemen Meckel teşhisi koydunuz anlamıyorum olası bir aksiliğe karşı orada olmak istiyorum"
Sinirlendiği halde tatlı bir şekilde gülen Alp Hoca "Ne kadar ukala olduğunu biliyorum ama işimi bana öğretmene izin vereceğimi sanmıyorum. Çise benim hastam ve sen de şimdi burada bekliyorsun! Teşhisime güveniyorum ve Allah korusun bir komplikasyon olması halinde de müdahale edebilecek yeteneğe sahibim. Yaşlarımızın yakın olması hala senin hocan olduğum gerçeğini değiştirmiyor" demiş sonra da ameliyathaneye girmişti.
Yağmur itiraz edemeden yüzüne kapanan kapı yüzünden sinirlendiğinde Aslı gelip "Sakin olur musun?! Alp hoca çok iyi bir cerrahtır" demişti ama Yağmur ısrarla "Meckel Divertikülü diyor Aslı Meckel Divertikülü! Bunun teşhisi bu kadar kolay olabilir mi sence? Yılların uzmanları bile bu kadar çabuk karar veremiyor buna" demişti. Mert de ilk kez Yağmur ile aynı fikirde olsa da bunu belli etmemek için susuyordu ve endişe ile "Hadi ameliyatı izleyelim" diye yalvarıyordu.
İçeri girmekten ümidi kesen Yağmur çaresiz ameliyathaneyi izleyecekleri bölüme geçtiğinde daha da sinirlenmişti. Ameliyata başlamış olmalarına rağmen içeride espirilerin bir bin paraydı. Doktor olacak Alp hemşirelerle şakalaşıyor bir yandan ameliyatı ilerletirken bir yandan da herkesi kahkahaya boğuyordu.
"Allah aşkına bunu uzman diye alan aklı az kim!"
"Alp Hoca oldukça başarılı Mert! Yağmur gibi davranmasana."
"Bunun neresi başarılı?! Çise içeride anestezi altında karnı açılmış adam ha ha hi hi gülüyor ya"
"Yağmur şu an bile kaç kalp cerrahından çok daha yetenekli olduğunun farkında mısın acaba? Dünyadaki tek yetenekli olanın kendin olduğunu sanmıyorsun değil mi? Onun da oldukça parlak bir kariyeri var henüz çok genç olmasına rağmen bunu hak etti. Sen gelene kadar da hastanede herkesin gözdesi oymuş"
"Ben hiçbir zaman ameliyatta bu kadar lakayt davranmadım"
"Onun da tarzı bu! Sen soğukluğunla dikkat çekiyorsun o da sıcakkanlı. Allah Alah! Ayrca azıcık dikkatle izlersen müdahalelerinde ne kadar incelikli ve dikkatli olduğunu göreceksin ve farkında mısın bilmiyorum ama siz ikiniz adama saydırırken o diverkülü çıkarmaya başladı bile"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hayat Kavşağı
Romanceİki zıt ruhun yolları sürekli kesişiyorsa bir nokta da birbirlerinin hayatlarına dalmak zorunda kalacaklardır! Birbirinden tamamen farklı ama birbirine bir o kadar da yakın iki doktorun birbirine teğet geçen kaderleri sonunda kesişiyor. Peki bu iki...