haberci

13.2K 771 10
                                    

" bu gürültü de ne sabahın köründe" randal kuvvetle çalınan kapının sesine uyanmış aşagıya indiğinde elinde çiçeklerle bir john görmeyi beklemiyordu.
" sen burda ne yapıyorsun"
" elisa için geldim randal amca"
" demek elisa için" randal ufak çocugun kulağını tutmuş ona kızarken elisa da aşağıdan gelen sesleri merak ederek aşağı inmişti. Randal karşısındaki ufacık çocukla tartışırken elisa şaşkınlıkla bakıyordu.
" randal bırak johnu"
" bu ufaklık fazla oluyor artık"
" hadı ama lütfen" randal istemeyerek de olsa johnun kulağını bırakmıştı. Küçük yaramaz da koşarak elisanın arkasına saklanmıştı bile.
" çiçekler benim için mi"
" evet beğendin mi" çicekleri uzatırken john o kadar kızarmıştı ki elisa bu görüntü karşısında çok eğlenmişti.
" teşekkür ederim john"john o kadar utanmıştı ki elisaya bakamıyordu bile.
" randal amca az kalsın atacaktı. Senin için sabah tepeden topladım" o kadar sevimliydi ki.
" randal amcan sana zarar vermez john merak etme"
" peki ben şimdi gidiyorum elisa annem beni ariyordur  ama yeniden geleceğim beni özle" diyerek çapkınca gülümsemişti.
" burdan uzak dur" john kendine kızan randalı umursamamış bile ve dilini çıkartıp hızla kulübeden kaçarken elisa kahkahalarına engel olamamıştı.
" demek komik buldun" elisa yavaş yavaş üzerine gelen randaldan geri geri kaçarken randal onu kucakladığı gibi odalarına çıkarmıştı bile.
" seni kimse ile paylaşamam elisa"
" ufak bir çocukla bile mi" elisanın eli farkında olmadan karnına gitmişti.  Belki de o çocuk şimdi içinde filizleniyordu.

" bir gün tohumlarım içinde filizlenecek kadınım o zaman bile seni paylaşmayacağım"
" ah randal çok kskançsın"
" seni seviyorum elisa ve bu yüzden kıskanıyorum."
" bende seni seviyorum kıskanç dev"

İki aşık öğlene doğru ancak kulübelerinden çıkabilmişlerdi. Elisa dagna halayı görmek için adinin evine giderken randal da bir kaç gündür beklediği habercinin döndüğünü duyunca büyük salona doğru gitmişti.

" ne haberler getirdin haberci"
" emrettiğiniz gibi lord edwardın kalesine gittim ve mektubunu verdim şef ama hiç memnun kalmadı"
" neler oldu anlat"randal sabırsızdı. Bir kaç gündür habercinin dönmesini ve elisaya iyi haberler vermeyi bekliyordu.
" lord edward yiğeninin biran evvel gönderilmesini istiyor gönderilmezse askerleri ile geleceğini söyledi" randal böyle bir tepki beklemesede asker lafını duymak onu tedirğin etmişti. Edwardın zarar görmesini istemiyordu çünkü bu elisayı mahvederdi. Yinede kimsenin elisayı elinden almasına izin veremezdi. Bu duydukları hiç iyi olmamıştı. Haberci çıktığında eric ve randal bir süre ne yapacaklarını konuştular.
" bence elisa ile gidip bu konuyu konuşmalısın, lord edward onu görünce yumuşayacaktır. Ama bir yandan da dostum o ülkede bir kaçaksın "erik haklıydı ingilterede heran asılabilirdi.
" onu benden almasına izin veremem"
" merak etme dostum elisa senin ve kimse onu senden alamaz bunu yapacak olan amcası da olsa izin vermeyeceğiz"
" sagol dostum biraz düşünmeliyim bu konuyu"
" tamam ama elisanın da bunu bilmesi gerek unutma"
"anlatacağım "randal, erik gittikten sonra bir süre düşünceleri ile boğuşmuştu ve eric doğruyu söylüyordu elisa bunu bilmeliydi. Akşam ilk iş bunu konuşacaktı onunla ve doğru kararı vereceklerdi.

" dagna hala bu biraz açık değil mi" dagna elisaya hediye ettiği elbiseyi ona giydirmiş hayranlıkla bakıyordu. Elisa gerçekten çok güzel bir kadın dı ve yiğeni çok şanslıydı.
" randalın bunu giymeme izin vereceğini sanmıyorum o biraz..."
" kıskanç mı boşver onu kızım bunu oda çok beğenecek merak etme hem sana çok yakıştı. Hadi yemeğe gidelim geç kalmadan"
" üstümü çıkarmalıyım"elisa tam elbiseyi çıkarırken,
"hayır kalsın" demişti dagna.
" ama dagna"
" merak etme ben yanındayım." diyerek cesaretlendirmişti elisayı.  Elbise gerçekten muhteşemdi. Elisanın bedenine o kadar uymuştu ki kat ve kat güzel görünüyordu.  Elisa az çok randalın tepkisini tahmin etsede bu elbise gerçekten çok güzeldi ve giyecekti.
İki kadın büyük salona ilerlerken elisayı gören herkes hayranlıkla bakıyordu. Randal ise az önce kapıdan giren elisayı gördüğünde ne diyeceğini bilemedi. Muhteşemdi. Ama herkesin hayranlıkla bakması hiç hoşuna gitmemişti.
" meleğim elbisen biraz sanki...açık"
" beğenmedin mi"
" hayır begendim ama benim olana bakılmasından hoşlanmam" randal hafiftende olsa kızsada elisayı üzmek istemediğinden bu gecelik susmayı tercih etmişti.
Randal tüm gece elisaya bakan gözleri oymamak için çok sabretmişti neyse ki gece daha da uzamadan herkes evlerine çekilmişti artık. Randal elisa ile eve giderken bu gece onu üzmeden nasıl açıklama yapacağını düşünsede bu hiç kolay olmayacaktı.

Melegim... (efsane Leydiler Serisi 4)(TAMAMLANDI)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin