+18 mevcut
Randal günlerdir yemek yemeği bile reddeden elisayı teselli etmeye çalışsada gerçek dünyadan kopmuş olan elisayı teselli etmek imkansızdı. Bir şalin onu bu kadar etkilemesine çok şaşırmıştı aslında.
" rosely sen yanından ayrılma uyanana kadar dönmüş olurum"
" peki ama seni soracaktır" günlerdir elisa sadece randal ile konuşuyor ve ondan başka kimseye güvenemiyordu.
" yapmam gereken işler var hemen dönmüş olurum"
Rosely başıyla onaylamış ve elisanın yanına çıkmıştı.Randal üç gündür her yerde elisa'nin şalını aratsada bulamamıştı. Kış günden güne ağırlığını hissettiriyordu.Randal biraz düşünmek ve helen hakkında karar vermek için yer yer buz tutmuş gölün etrafında gezintiye çıkmıştı. Helenle vaktinde güzel günler yaşasada ona hiç bir zaman evlilik için umut vermemişti. Helen klanın en güzel kadını olsada hırsı klanı yıkmaya yeterdi ve randal bunun hep farkındaydı. O burada olduğu sürece elisaya huzur vermeyeceği apaçık belli olmuştu. En iyisi onu kız kardeşinin hizmetine göndermekti.
" randal yine burda olduğunu tahmin etmiştim"
Eric arkadaşını burada bulacağını bildiği için direk göl kenarına gelmişti.
" ama demek ki artık farklı yerler keşfetmeliyim" eric gür bir kahkaha attımıştı. Randalı küçüklüğünden beri tanırdı. İlk kez bir kadına canını verecek kadar değer veriyordu.
" söyle eski dost neden burdasın"
" iyi haberlerim var balıkçı Rab şalı bulmuş"
" hemen gidelim" randal koşar adımlarla meydana ilerliyordu. Sonunda elisayı mutlu görebilecekti. Bir bez parçasıda olsa elisa için manevi değeri çok büyüktü. Kısa sürede meydana vardılar. Rab büyük salonun önünde randalı bekliyordu.
" Rab şal sende mi"
" evet şef randal " elindeki şalı randala uzattı.
" bunun için ödüllendirileceksin rab"
" sağolun şef randal" randal elindeki şala büyük bir hazine sandığı gibi bakıyordu. Biran evvel elisanın yanına gitmeliydi."elisa yemek yemelisin lütfen" elisa bir kaç gündür yaptığı gibi sadece yatakta oturmayı tercih ediyordu. İçinde söndürülemez kor alevler yanarken şuan nefes almak bile istemiyordu. Şal onun herşeyiydi. Annesi ölmeden önce onu boynuna dolamıştı üşümemesi için ve şimdi sonsuza kadar onuda kaybetmişti. Kapı aniden açıldı. Rosely irkilsede elisa hiç bir tepki vermeden duruyordu taki randalın elindekini görene kadar.
" randal" gözlerine yaşlar hucüm etmiş inanmayan gözlerle bakıyordu.
" bu senin" randal içten bir gülümsemeyle elisanın yanına oturdu. Rosely ise sessizce odadan çıkmıştı bile.
" annemin şalı" elisa mutluluktan ve heyecandan titriyordu.
" evet meleğin biraz hasar görmüş ama" yer yer yırtılmıştı şal ama elisa için hiç bir önemi yoktu ve büyük bir coşkuyla randalın boynuna sarıldı. Randal biran şaşırsada oda beline sarılmış ve onu kucağına çekmişti. Bu an randal için muhteşemdi. Ona sarılmak hissetmek herşeye değerdi.
" sana minnettarım randal bana ömrümü verdin"" benim ömrümde sensin elisa üzülmene dayanamazdım" koskoca korkusuz deniz devi randal küçük bir çocuk gibi gülüyordu. Yıllardır belki de hiç bu kadar içten ve isteyerek gülümsememişti. Elisa ona yaşadığını hissettiriyordu.
" seni seviyorum elisa" elisa ise gülen gözlerle cevap verebiliyordu sadece. İtiraf edemesede oda randalı sevmeye başlamıştı.
" teşekkürler"
" bu zevk bana ait tanrıçam" elisa randalın bu hareketleri karşısında utanmıştı.
" nasıl buldun bunu randal"
" kolay olmadı balıkçı rab buldu ve getirdi. "
" ona tesekkür etmeliyim"
" çabasının karşılığını alacak meleğim" elisa ilk kez kendini bu kadar değerli hissediyordu. Karşısındaki iki metrelik korkusuz savaşçının içinde gerçekten güzel bir kalp vardı ve elisa o kalbe bir şans verecekti artık.
"galiba açım" elisa sessiz odada yankılanan gurultuyla utanmış mahcup bir şekilde randala bakıyordu. Randal ise kahkaha atmıştı elisanın utangaç haline. Bu kadına gerçekten aşıktı. İnatçı ve laf dinlemez biri olsada bu kadın için herşeyle herkesle hiç düşünmeden savaşabilirdi.
" hadi yemek için büyük salona gidelim akşam yemeğinin orada hazırlanmasını söyledim. Büyükbaba adin de gelecek ve helen hakkındaki kararımı açıklayacağım" elisa o kadının ismini duyunca irkilmiş ve randala farkında olmasada sokulmuştu. Randal ise ona güven vermek için saçlarına bir öpücük kondurdu.
"Artık korkma kimse seni üzemez güzelim hadi şimdi giyin ve gidelim "
" sen burdayken mi asla"
" benim kadınım olacaksın erken görmemin bir sakıncası yok" elisa ağzı bir karış açık utançla randala bakıyordu.randal ise gür bir kahkaha attı.
" şakaydı sadece aşağıda bekliyorum meleğim" diyerek odadan çıkmıştı ve hala gülüyordu. Elisa bir süre yatağında suratında aptal bir gülümsemeyle oturdu ve randalın ona aldığı elbiseyi ve kürkü giyerek aşağı indi. Birlikte büyük salona gelmişlerdi. Her yer çok güzel kokuyordu. Elisa açlığını daha da hissetmişti. Onlarda gelir gelmez yemek servisi başlamıştı. Akşam büyük babanın imalarıyla ve elisanın utançtan kızaran suratıyla eğlenceli geçmişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Melegim... (efsane Leydiler Serisi 4)(TAMAMLANDI)
Fiksi Sejarah"Beni nereye götürüyorsun kuzeyli. Amcama teşekkürün bu mu" "sakinleş kadın artık bana aitsin ve buna alış" Elisa son kez arkasına baktı. Evinden.,amcasından ve ona ihtiyacı olan çocuklar artık yoktu. Gözlerinden süzülen damlalar eline düştüğünde k...