küçük notlar ve teknik arızalar derken yine destan yazdığım +11k kelimelik bölüm ile karşınızdayım!
ek olarak;
bu bölümü sevgili @marsinki 'ye geçmiş doğum günü hediyesi olarak ithaf ediyorum, 27 haziran'da yayınlamayı planlıyordum ama işler planladığım gibi gitmedi... yine de, iyi ki doğmuşsun~
*bölüm parçaları:
kehlani - gangsta
disclosure - help me lose my mind
max richter - on the nature of daylight
*multimedya'da alex var.
"Sen böyle her şeyi soracak mısın?"
Sorduğum soruya karşılık söylediği şey yüzünden ağzım açık kalırken omuz silkti. Ona ciddi bir soru sormuştum, verdiği cevap ise ciddilikten tamamen uzaktı. Halbuki soruyu sorana kadar gayet ciddi ve düşünceli görünüyordu. Birden bu kadar değişmesi bile sorduğum sorunun ne kadar önemli olduğunu anlamamı sağlamıştı.
Derin bir nefes aldıktan sonra, "Neden bir erkeğin hamile kalıp kalamayacağını araştırdın?" diyerek yüzüne yaklaştım. "Neden çift dövmelerine bakıyorsun?" derken tek kaşımı kaldırdım. "Neden tık tık şakalarının komik olmadığını anlamak istemiyorsun?" diye sorduğumda ise sinirden yüzü kızarmıştı. Sorularımı art arda dizdikten sonra kollarımı birleştirdim. "Bak bebeğim, her şeyi sormamışım."
Gözleri şaşkınlıkla irileşirken, "Az önce bana bebeğim mi dedin?" diye sormasıyla sırıttım ve ona kendi cümlesiyle cevap vermeye karar verdim. "Sen böyle her şeyi soracak mısın?"
Dişlerini birbirine geçirdiğini görünce gözlerimi kısarak keyifli bir şekilde önüme baktım. Hala bahsettiği kişinin kim olduğunu öğrenemediğimi hatırlamamla ise yüzümdeki ifade silinmişti. Pekala, o kim ise öğrenmek istiyordum ve bunun için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırdım.
Kafamı yanıma çevirdim. "Bana onun kim olduğunu söyle."
"Sen böyle-"
"Soru sormadım." diyerek sözünü kesmemle dehşete düşmüş bir ifadeyle bana bakmıştı.
"Bu..." derken gözlerime baktı. "Derin bir konu."
"Sesin kadar derin mi?"
Sorum karşısında sesini düzene sokmaya çalışırken sırıtarak onu izledim.
Dişlerinin arasından, "Siktiğimin Tomlinson'ı." diyerek tısladı.
Harry'nin söylediği şey ile Niall'ın sesi tüm hücrede yankılanmıştı.
"Ben burada sırf romantik bir yakınlaşmaya tanık olmak için uyumuş numarası yapıyorum siz ise iki inatçı gibi sert bir şekilde tartışıyorsunuz. Öpüşün barışın yeter artık!"
Harry ile kaşlarımızı çatarak birbirimize bakarken Niall'ın bağırışı yüzünden diğerleri de uyanmıştı.
Liam, omzunda yatan Zayn'den habersiz bir şekilde, "Islak hissediyorum." diyerek uyandı.
Bunu duymamızla hepimiz neye uğradığımızı şaşırmıştık, hatta bu sinirli bir şekilde bize bakan Niall'ın bile dikkatini dağıtmıştı. Michael ve Calum uykulu gözlerle ne olduğunu anlamaya çalışırken Matt'in yüz ifadesi her şeyi anladığını yeterince belli ediyordu.
