Eflin ve Derin kuzen olursa

10K 322 28
                                        

Medya: Savaş ve Derin, Barış ve Eflin

Arkadaşlar yanımda olan herkese çok teşekkür ederim

Keyifli okumalar:):):)))

Derin'den

İki hafta sonra Savaş'la evlenecektim. Onu seviyordum, evet onunla bir gün evlenmek isterdim ama bu şekilde değil. Benden nefret ederek değil, hüzünlü bir düğünle değil...

Ama ne yazık ki ipler benim elimde değildi. Barış Bey ve Eflin'in arası bozuktu. Kendimi o kadar suçlu hissediyorum ki onun da üzülmesine neden olmuştum.

Gerçekler öğrenildiğinden beri ailemin evinde kalıyordum. Savaş  da içinde bizim korumalarımızın öğrendiği casusları kovmuştu. Kovmakla kalmamış haşat etmişti. Ayrıca benim de ruhumu...

Eflin'le kuzen olduğumuzu öğrendiğimde bunu babamlara ansıl olduğunu

sormuştum. Onlar da bu kişinin Eflin olduğunu öğrenmişler ve bize haber vermek istemişlerdi ama Eflin'in evinin etrafında Savaş'ın korumaları olduğu için yanımıza gelememişlerdi. Eflin kuzen olduğumuzu öğrendiğinde bayâ bayâ şaşırmış ilk on dakika öyle tutuklu kalmıştı. Ama bir yandan da seviniyordu. Tabi ben de...

*******

Kurduğum alarm sayesinde uyanmıştım. Eflin bizde kalmıştı. Bugün ailesi gelecekti. Yani amcamlar. Eminin sabaha kadar uyuyamamıştı. Aslında onun yanında kalacaktım ama annem ' yalnız kalırsa ne yapması gerektiğini düşünür ve sağlıklı adımlar atar' demişti. Ben de bu yüzden rahatsız etmemiştim.

Yataktan kalkıp banyoya uyku sersemi halinde yürürken nasıl becerdiysem ayak  serçe parmağımı duvara vurdum. Uykum anında açılırken ayağımı tuttum ve yerimde zıplamaya başladım bir yandan da acıyla inliyordum. Pardon bağırıyordum.

İçeri annem ve Eflin girince kaşlarımı çattım... Neden gelmişlerdi ki pat diye? Allah Allah?

" Kızım ne oldu niye bağırdın?" diye telaşla konuşunca annem olayı kavramıştım. Ayağımı vurduğumda demek ki fazla bağırmıştım.

"Annem,  ayak serçe parmağımı duvara vurunca acıdı" dedim mızmız çocuklar gibi. Annem bu söylediğime güldü ve

" Oy annesinin bir tanesi, canı mı yanmış? Dur ben kızımı öpeyim de acısı geçsin." dedi ve gelip alnımı, yanağımı ve kolumu öptü. Bize gülümseyerek bakan kuzenime

" Oo kuzen aşk olsun hiçbir şey deme sen zaten" dedim. Tabi kızımız benden uzun olunca beni koltuğunun altına aldı ve

" Valla kuzen ne yalan söyleyim gelmişin gırh beş yaşına hala daha çocuhsan" dedi ve bizi gülümsetmeyi başardı. Seviyorum ya ben bu kızı.

" Kızlar hadi birazdan Ömer abiler burada olur hazırlanın kahvaltıya gelecekler" dedi. Ardında Eflin'i alıp yatağıma oturttu

" Bak Eflin, aileni  bunca yıldan sonra ilk kez göreceksin. Biliyorum bazen kızdım bazen kırıldın 'neden yanımda değiller' dedin ama sana şunu söyleyim ki biz her ne yaptıysak ve yapıyorsak sizin için. Hangi ana- baba daha koklayamadığı yavrusunu sırf tehlikeden korumak için yabancıya verir? Hangi ana -baba buna cesarer edebilir? Onları anlamaya çalış kuzum. Hadi ben çıkıyorum" dedi ve bizi öpüp çıktı

Eflin'le birbirimize bakıp

" Hadi" dedik ve giyinmek için dolabın karşısına geçip kıyafet seçmeye başladık. Akşam Savaş'lara gidecektik. Ömer amcamlar da hazır buradayken düğün, nişan, kına vs. işlerink konuşacaktık. Biliyorum bu kız yüzsüz mü diyeceksiniz ama Savaş'a güzel görünmek için geceye uygun abartı olmayan ama hoş bir elbise giymeyi düşünüyordum.

Eflin'le giyindikten sonra odadan çıktık ve aşağı salona indik. Amcamlar halâ gelmemişti. Eflin fazla heyecanlıydı. Bunu gören babam

" Eflin, gel hele şöyle" deyip yanını gösterdi. Ben de diğer yanına geçtim. Bir kolunu Eflin'in omuzuna bir kolunu da benim omuzuma attı ve ilk beni sonra Eflin'in alnını öptü. Şaşırmıştı Eflin ama şaşıracak bir şey yoktu ki! Yeğeninin alnını öpüyordu.

" Bak Eflin sen yine on beş yıl da olsa aile sıcaklığını tatmış birisisin. Ama Derin onu yıllarca hor gören bir ailede büyüdü. Buna rağmen bizi affetmeyi bildi. Senden ricam babanlara da hak ver " dedi.

" Deneyeceğim... Amca" dediğinde hepimiz gülümsedik. Babam tekrar alnını öperken ben de babamın yanağını öptüm. Gülümsedi ve o da benim yanağımı öptü.

Kapı çalmıştı. Gece koşar adım kapıya gitti ve kapıyı açtı. İçeri kırklı yaşlarının ortalarında yakışıklılığndan taviz vermemiş, heybetli bir adam girdi. Ardından Otuzlu yaşlarının sonunda çok güzel gözleri aynen Eflin'e benzeyen bir kadın girdi. Evet sayın seyirciler karşınızda Elfin'in anne ve babası. Alkışlıyoruz kendilerini- ay ne diyorum ben spiker kaçmış içime sanki.

Amcam'ın Eflin'i görünce gözleri doldu. Yengemi söylemiyorum bile. Çoktan ağlamaya başlamıştı. Tabi Eflin durur mu o da ağlamaya başladı ve annemle ben de.

Yengem koşup Eflin'e sarıldı. Ve konuşmaya başladı

" Kızım. Mis kokulu yavrumm. Seni o kadar çok özledim ki... Kaç kere seni geri almak isteyip yine senin için senden vazgeçtik bir bilsen " dedi ve ağlamaya devam etti. Eflin ise sadece ağlıyordu. Bir şey demiyordu. Hoş ne diyebilirdi ki? Sıra amcama gelince amcam sert ama şefkatli sesiyle

" Meleğim" dedi ve sarıldı. Biz kadınlar ise hıçkıra hıçkıra ağlıyorduk. Sarılmaları bitince amcam bana dönüp

" Gel buraya" dedi ve elini gel işareti yaptı. Çekinerek yanına gittim ve beni çekerek sıkıca sarıldı. Bende kollarımı sıkıca ona sardım. Sonra da yengeme. Demir abim

" E hadi iyi ağladınız hadi kahvaltıya " dedi ve beni kolunun altına aldı. Sonra Deniz abim geldi ve beni kendine çekince Demir abim homurdandı ve kolumu kıvırdığı kolunun içine alarak üç kardeş masaya yürüdük.

Kahvaltıya başlarken Gece servisi en son Deniz abime vermiş ve yine ellerini titretmişti. Tabi abim hiç belli etmiyor ama kızın hâl ve hareketlerini dikkaltle izliyor ve bıyık altından gülümsüyordu. Yerim ya şunların tatlılığına bakın. Neyse dedim ve kahvaltı tabağıma gömüldüm. Yalnız baya acıkmışım.

Amcam

" Harun ne olacak bu iş" dediğinde bütün iştahımın kaçtığını hissettim. Babam ise

" Bir şey olacağı yok mecbur evlenecekler yoksa ... " dedi va bana üzgün bakışlar attı. Yoksa ölecektim.

Sanırım gerçekleri öğrenmenin vakti geldi. Eminim ki bunu öğrendiklerinde içleri bir nebze olsun rahatlayacaktı.

Dikkat çekmek için birkaç defa öksürdüm. Bakışların hepsi bende toplanınca

" Size söylemem gereken bir şey var... Ben yani ben, ben-"  babam

" Evet kızım sen..." dedi

" Ben Savaş'a of nasıl söylenir bilmiyorum ama ben Savaş'a aşığım" dedim ve kafamı eğdim. Utanıyordum. Sanki suçmuş gibi ' kim bilir belkide suçtur' dedi iç sesim. Hayır yani kendisi iç sesim ama düşmanım mı bazen ayırt edemiyorum. ' Sen bana düşman mı dedin aşk olsun Derin" dedi. Ayh! Baydı. Yalnız şuan kimseden ses gelmiyor. Kafamı yavaşça açtığımda Eflin hariç herkes bana şaşkınca bakıyordu bu daha da kızarmama neden oldu. Annem utandığımı gördüğünde

" ımmm şey, bu iyi bir şey değil mi hayatım? Kızımız mutsuz gitmiyor" dediğinde babam

" Ne zaman oldu bu? Ayrıca Savaş da seni seviyor mu? " ne diyecektim şimdi ben. Ben bile bu sorunun cevabını bilmezken nasıl cevap verecektim?

MAFYA PATRONHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin