eve gelen akrabalar (2)

9K 269 23
                                        

Medya: Erkekler ve kızlar

Arkadaşlar yanımda olan

zlemnurAtakan

zaman123hayat

size çok teşekkür ederim iyi ki varsınız. Bu bölüm size ithafımdır.

Keyifli okumalar:):))):);)

Halâ olayın şokundayım. Savaş beni öpüyordu. Bunun sebebini bir türlü anlayamıyordum.  Benden hem nefret ediyor, hem de beni öpüyordu.  Ama bir şeyi anlamıştım. Evren bana oyun oynuyordu. Bunun başka bir açıklaması olamaz.

Bu pozisyonda daha fazla kalmamak için ittirmeye çalıştım. Ama hayvan olduğu için bir adım bile öteye gitmedi. Onu halâ itmeye çalışıyordum. Beni istediği zaman öpemezdi. Bu yüzden dudağını sertçe ısırdım. Beni bıraktığında da tokadı bastım. İyice yoldan çıkmaya başlamıştı. Habersiz olduğu için tokat attığımda kafası yana düştü. Daha fazla orada kalmadım ve aşağıya indim. Kims yokluğumu farketmemişti neyseki!




Eflin ise teyzesiyle konuşuyordu. Bir de sayılarıyla. Barış ise Eflin'e odaklanmışçasına bakıyordu. Ama Eflin'in umrunda değildi.


Savaş da gelip yerine oturunca Barış telefonundan bir şeyler yaptı ve telefonu Savaş'a verdi. Savaş - artık telefonda ne gördüyse - kaşlarını biraz çatsa gözünün içine sokacaktı Yeminlen. Yavuz Bey - Savaş'ın babası - oğullarına kaşları çatılmış bakıyordu. Savaş elindeki Barış'ın telefonunu babasına verdi. Her ne olmuşsa Yavuz Bey'i sinirlendirmişti. Koyu bir sohbetin içinde olan babamlar Savaş'ları fark etmemişlerdi.


Savaş kafasını yavaş yavaş - sinirlice - bana döndüğünde koltuğa göçmemek için zor tuttum kendimi. Elini boğazına götürüp ' sen bittin ' hareketini yapınca sol gözüm seyirmeye başladı. Ama şu an bulunduğum yerin verdiği güvenle dil çıkardım. İlk başta şaşırsa da bakışları tekrar aynı halini aldı. Yani sinirli.


Bakışlarımı Yavuz Bey'in ayaklanmasıyla ondan aldım. Yavuz Bey'e bakarken babamlar da fasrkettiler Savaş'ları.

" Ne oldu Yavuz? Oturuyoruz ne güzel. Daha erken değil mi? " dedi. Sen de baba. Adamla resmen düşmansınız halâ ' ne güzel oturuyorduk' diyorsun. Neyse! Yavuz Bey

" kalkalım. Zaten kısa süreliğine geldik. Çok bile kaldık. " dedi ve kapıya doğru yürümeye başladı. Ben,  babam ve annem Savaş'ları çıkışa doğru geçirirken kapıya geldik. Ben nedense heyecanlanmaya başlamıştım. Babamlar dünürleriyle tokalaştıktan sonra sıra bana gelmişti. İlk önce Yavuz Bey'in sonra da Canan Hanım'ın elini öptüm. Canan Hanım gönülsüzdü. Sıra Savaş'a geldiğinde yavaş adımlarla yaklaşrım ve kollarımı boynuna doladım.



Kokusu benim lügatımda huzur demekti. Saçları dünyamda dokunmadığımda rahatsız olduğum ve ona muhtaç olduğum derinlikteydi. Belki bir gün bana göstereceği sevgisi ve aşkı tüm hücrelerimde besin + oksijen değerindeydi.


Bana deseler ki Savaş'ı öpmek yüksek derece kütüphanelerdeki kitaplarda saklı. Hiç düşünmem her bir kitabı ve her bir kitabın her bir cümlesini gözlerim bayram edercesine okurdum. Okurdum da ezberlerdim de.



Ben onun okyanusunda okyanusundaki bir damla suya taliptim. Onun sevgisine. Onun AŞKINA. Saçlarım ağarıncaya, elim baston tutncaya, yaşlanana kadar beklerdim. Yeter ki gelsin.


Tam ondan ayrılacakken kulağıma fısıldadığı şeyler ürpememe neden oldu.

" Tokatının bedelini ödeyeceksin. En ağır şekilde. " dedi. En fazla öldürürdü. Zaten ondan gelecek her şeye razıydım. Hiç değilse ölmeden önce göreceğim son yüz onunki olurdu. Benim için sorun yoktu.


Savaş'lar gittiklerinde sanki evde kimse kalmamıştı. Teyzemler dayımlar amcamlar yengemler yani kısacası bizim için gelmiş olan herkes benimle ve Eflin'le derin blr sohbet içine girmişti. Ben konuşmaktan çok konuşturmayı severdim mesleğim gereği. Ama şimdi roller değişmiş gibiydi. Babamlarla yaşamadan önceki yani üvey ailemle yaşadığım dönemleri anlatıyordum. Tabi çok özele girmeden. Çünkü üzülmelerini istemiyordum. Sonra Eflin'le olan anılarımızı anlatmaya başladık.


Vakit epey ilerleyince herkes gitmek için ayaklandı. Ömer amcama

"Amca Eflin bu gece bizde bizde kalabilir mi? " diye sorduğumda sıkıntıyla bana baktı. E malum adam kızına yeni kavuştu. Ama benim de duymam gereken ve anlatmam gereken şeyler var.

"Tamam" dedi ve ben sevinç çığlığı atıp boynuna atladım. O da beni sıkıca sardı. Son olarak amcamlar da gitmişti.  Hepsini çok sevmiştim. Ben de babamları öpüp

" iy geceler" dedikten sonra Eflin'le birlikte odama geldik. Onu yatağa oturtup ben de çalışma masasındaki sandalyeyi karşısına çekip ters bir şekilde - ona dönük- oturdum. Gözlerimi kıstım ve

" Dökül! " dedim. Göz devirdi tabi. Ya bu kız son zamanlarda ne çok göz devirmeye başladı ya!

" Bir şey yok Derin. İlla bir şey mi olması lazım? Ha? " dedi. Pardon atarlandı.

" Kızım sen bana mı atarlanıyorsun? Yalnız senin yaptığın atar hayatıma renk katar! " dedim ve canım. Kuzenimin göz devirmesine neden oldum.

" Derin yok bir şey işte.  Sorun tam da bu. Ortada bir şey olmaması. Bugün Barış'la konuştum. Senden ayrıldıktan sonra. Ona olamayacağımızı söyledim. O da 'tamam bundan sonra seni rahatsız etmeyeceğim' dedi. Yani sonunda o mafyacılık oynamayı seven adamdan kurtuldum anlayacağın. Oh be! Yapışmıştı sülük gibi. Sonunda bıraktı peşimi" dedi.

Kaşlarımı çatıp

" Sülük gibi mi? " diye sordum inanamzcasına. O da

" evet sülük gibi" dedi. Yaptığı benzetme her ne kadar ağzına yakışmamış olsa da gerçek düşünceleri buydu. Ve her ne kadar bu tavırlarını desteklemesem de o benim olmayan kız kardeşim ve kuzenimdi. Kararlarına saygı duyup, arkasında olmam lazımdı. Ben de öyle yapacaktım.

Kenimi onun yerine koyduğumda sevmediğim biri tarafından sürekli rahatsız ediliyorum... Düşüncesi bile kötüydü.

Daha fazla dayanamadım ve

" Savaş beni öptü. " dedim hızlıca ve tepkisini izledim. İlk önce gözlerim kocaman oldu ardından

" harbi mi lan?! " dediğinde yüzümü buruşturdum.

" Sen iyice ağzını bozmaya başladın."  dedim. O da hiç umrunda değilmişçesine omuz silkti ve

" Nasıl, ne zaman, nerede? " diye sorularını sıraladı. Ben de banyoda nasıl öptüğünü, sonra nasıl tokat attığımı, - savurduğu tehdit dışında- her şeyi anlattım. O ise

" İyi yapmışsın arkadaşım. Sen eğer tokat atmasaydın bu böyle devam ederdi. Oh. Keşke bir tane de benim yerime vurdaydın. " dedi. Bu haline gülüp sandalyeyi yerine bıraktım ve ben de yatağa geçtim. Kıyafetlerimizi değiştirmiştik.  Zaten yorgundum hemen uyudum. Rüyalar alemine dalarken çoktan Savaş'la başka bir rüyada Fink atıyordum...



Arkadaşlar yorumlarınız beni gerçekten çok mutlu ediyor. İyi ki yanımdasınız hepinizi çoooooook seviyor ve öpüyorum. Esen kalın...

MAFYA PATRONBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin