Eflin Amerika'da

4.6K 159 36
                                        

Eflin

Hayatımda pişmanlıklarımın yeri çok azdı. Önceden en büyük pişmanlığım ailem kazada vefat ettikten sonra öğrendiğim gerçek ailemin peşine düşmememdi. Büyüktü bu pişmanlığım ama Derin'e hissettirmemeye çalışırdım.

Hoş o anlardı her şeyi ama ben yine de belli etmek istemezdim. Sebebi Derin'in ailesel problemleri vardı ben de onu yalnız bırakmak istemedim. Sanki gerçek ailemin yanına yerleşirsem -ki bu çok da kolay değildi onca seneden sonra gerçek ailenin varlığını öğrenmek-  o yalnız kalacaktı. O benim kuzenim olabilir ama kardeşim yerine koydum ben onu. Yeri geldi birbirimize gaz verdik tökezlediğimizde birbirimizden destek aldık yanlışlarımızı gerekirse bağıra çağıra dile getirdik ama hep birlikteydik.


Ama şimdi her şey yolundaydı en azından Derin için. Ben Barış'a olan sevgimi o gittikten sonra anlamıştım. Evet yakışıklıydı, çekiciydi, başarılıydı ama tehlikeliydi. Tamam ailem de tehlikeli ama sevdiğim adamın iyi bir insan olmasını istemiştim her zaman Superman gibi. Oysa şimdi bakıyorum da onun Superman değil karanlığıyla içimi aydınlatan Batman'imi istiyorum. Kara şövalyemi...


Bavulumu düşüncelerine fazlasıyla daldığım için geç hazırlamıştım.

Derin nefes aldım ve odamdan çıktım.

Babam ve annemle konuşup Amerika'daki şirkette belli bir süre çalışmak istediğimi söyledim. Babam karşı çıksa da annem onu ikna etmişti sebebi annem her şeyi biliyordu.

Aşağıya indiğimde babamın homurdanması ve annenin bunun üzerine kahkaha atması gülümsetti beni. Birbirlerine hala ilk günkü gibi aşıklar ve bu benim aşka olan inancını daha da körüklüyor.

Hızlı adımlarla onlara yaklaşıp sıkıca öptüm ikisini.

Gidecek olmak beni sadece bu yönden üzüyordu onlardan artık kısa süreliğine de olsa ayrı kalmak istemiyordum ama aklıma Barış gelince koşa koşa havaalanına geri gidesim geliyor. 

Babam bir kez daha beni vazgeçirmeye çalışınca annem tekrar devreye girmiş ve babamı ikna  etmişti.

Onları son kez öptükten sonra arabaya bindim ve Amerika yolculuğumu ve Barış'ın şaşkına dönecek olan suratını hayal ederek gülümsedim...



Amerika

Uçaktan indiğimde babamın ayarladığı arabaya bindim. Şoför buradaki -babamın benim için aldığı-

" daireye mi yoksa direkt şirkete mi gidelim Eflin Hanım?" deyince biraz düşündüm.

Acaba önce eve gidip duş falan mı alsaydım. Ama daha fazla dayanamayacaktım

"Şirkete gidelim lütfen"
İçim kıpır kıpırdı. Beni görünce nasıl tepki verecekti? Kızacak mıydı, sevinecek miydi, yoksa... Umursamayacak mıydı?

İşte bu son ihtimal bütün neşeli kaçırmıştı. Ama beni gerçekten seviyorsa hemen unutmazdı değil mi?

İçime düşen kurda şöyle bir baktım neler düşünüyordum ben öyle? Barış'ın hemen vazgeçeceğini düşünmem aptallıktı.

Yeniden neşelendiğimde gözlerimi kapattım. Of of neden şu yol bir türlü bitmiyor?

"Ne kadar kaldı şirkete?"

"Yaklaşık beş dakika Eflin Hanım"

"Tamam, teşekkür ederim"

*************

MAFYA PATRONBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin