KURBAN-15

83 3 1
                                        

Multi: Baran
Bölüm şarkısı: Rebel love song- BVB army, öneriyorum.Bana kalırsa her şeyi öneririm zaten. 😏

Şimdi bölüme geçelim, ha?
Hehehehe. Bu arada bu, sezon finali. Bu kitaba verdiğim ara süresinde, yeni bir kitap yazacağım. Bu yazdığım kitap, biraz enerji düşürücü. Yani, insanı güldürecek bir konuya sahip değil. Daha ciddi. Diğer yazdığım kitabı ise bu kitaba tezat olarak yazacağım.

.           .           .
Işıl'dan
Yüzüme atılan tokat. O kadar canımı acıtmıştı ki... Fiziksel bir acı değildi bu. İçimdeki pişmanlığı körükleyen bir acı. Pişmanlık zehirli bir ok gibi kalbime saplandı. Zehir, yavaş yavaş kalbime yayıldı. Kanıma karıştı. Bütün bir dünyadan sakladığım en temiz tarafım yavaşça can vermeye başladı. Herkes kirliydi. Ancak herkesin dış dünyaya yansıtmadığı bir yanı vardı.

Haklıydı. En kötüsü buydu. O adama "Neden bana vurdun? Buna hakkın yok!" diye bağıramazdım. Çünkü, yaptığı hareketlerde baştan sona kadar haklıydı. Bana "Katil," demişti. Haklıydı. Hakaret etmişti, haklıydı.

Kendimi savunacak sözcükleri kafamda toparlayamıyordum. Belki de kendimi aklayabileceğim sözcükler yoktu. Bu güne kadar çok pişmanlık tattım. İlk okulda, bir çocuğu dövmeye kalktığım için, babamdan azar işitmiştim. Çok pişman olmuştum. Ancak, bu pişmanlık, hiçbir şey gibi değildi. Betimlenebilecek bir şey değildi.

Çok, çok pişmandım. Karşımdaki adam, bana bağırıp, hakaret ediyorken, ona karşılık veremiyordum. Tokatın etkisiyle yere düşmüştüm. Yavaşça ayağa kalktım. Kafamı adama döndürdüğümde, Baran gibi masmavi gözleri olduğunu gördüm. Baran kadar etkileyici bakmıyordu, ancak göz rengi etkileyiciydi. Cümlelerinde "Oğlum," diye bahsettiğine göre, Baran'ın babasıydı. Baran'ın babası, hıncını çıkaramamış olacak ki, bana döndü ve elini kaldırdı. Kendimi korumak içindir ellerimi kaldıracaktım, ancak, bana fırsat tanımadan elini yüzüme indirmişti. Bu sefer düşmemiştim ancak geriye doğru adımlamıştım. En sonunda, kenarda duran koruma adamı kontrol altına almaya çalıştı. Adam, tüm sinirini çıkarırcasına bağırıyor, küfürler ediyordu.

"İntikam almayacağım mı sanıyorsun? Çok safsın. Kara ailesinin başı, asla kendisine yapılanı unutmaz! Sen de unutma! Bundan sonra şah damarından nime daha yakınım sana! Benim eğittiğim oğlum, şu an ölmüş olabilir, ancak yakında sen de onun yanına gidersin! Karşımda pişman olmuş kızı oynamayı bırak! Seni sürtük!" İşte şimdi sinirlenmiştim. Adamın sinirli olduğunu, sonuçta oğlunu kaybettiğini umursamadan, korumanın kontrol etmeye çalıştığı adamın yanına doğru adımladım. "Baba, ha? Hangi baba, oğluna öldürmeyi öğretir? Hangi baba, oğlunun bir katil olmasına izin verir? Hangi baba, oğlunu ölüme iter? Sen şu an Baran öldüğü için değil, en iyi eğitim görmüş katilini kaybettiğin için üzülüyorsun. Bir oğlun olmasını zerre kadar umursamıyorsun. Ben, onun ölümüne sebep olduğum için pişmanım. Pişmanlık yaşıyorum. Ancak sen-" sesimi kesen ne adamın bana attığı tokattı, ne bana bağırmasıydı.

Abim, beni kendine döndürüp sarılmıştı. Nasıl haberi olmuştu? Beni kendine çevirirken hissettiğim duygular, birbirine gitmişti.

"Abi...Sen...Nasıl?" diye bir soru yönelttim abime. Yaşadığım şaşkınlık, bedenimde elektrik etkisi bırakır gibi titredim. Abimin kollarının sağladığı sıcaklık, kaskatı olan bedenim ile duygularımın da çözülmesini sağladı. Duygularım, örümcek ağından düşer gibi kalbime iniş yaptılar.O an beynime dank etti, hiçbir şeyden haberi yoktu. Ne hastaneden kaçtığımdan,ne Baran'ın sadist olduğundan,ne Baran'ın öldüğünden...

O sırada Baran'ın babası kendine gelmiş olmalı ki, nefretini, ona söylediklerimle beslemiş gibi konuşmaya başladı. "Sen," diye konuştu. "Bana bunları söyleyebilecek cesareti nereden buluyorsun? Benim kim olduğumun bilincinde değil misin? Ben, sana dört ay boyunca cehennemi yaşatan adamın babasıyım. Onun eğitmeniydim ben. Şimdi, sen, beni yargılamaya mı çalışıyorsun?" diye cevabını bildiği bir soru yöneltti.

KURBANHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin