Bu kadın beni delirtsede mutlu etmeyi iyi biliyordu. Şuan benim olmasını çok istediğim bebeğin kalp atışını dinliyordum.
Benim olmanı çok isterdim ufaklık annenin benden nefret etmemesini beni çok sevmesini isterdim.
Boşa kürek çekiyorum demi bu kadın beni sevmeyecek sen benin çocuğum olmayacaksın.
Hepiniz ona aitsiniz demi sen annen hersey.
Ama olmaz yapamam ben annene aşığım ufaklık ve onun bana ait olmasını istiyorum. Ona olan sevgim o kadar büyük ki seni bile kabullendim seni bile istedim. Bütün karanlık tarafı sırf bu kadın ve ondan doğacak çocuk için bırakabilirdim. Ondan doğacak çocuk benim olması önemli değildi. Biliyordum benim olan bi çocuğu dünyaya getirmeyi bırak eli elime değse korkudan titrediğini. Beni istemeyen birini nasıl bu kadar isteyebiliyordum. Aşk , saplanti, tutku ,sevgi bendeki olan neydi neydi ki ben bu kadını herşeyiyle kabul edebiliyordum. Zeynep hala ağlıyordu yanaklarından süzülen yaşları silip ağlama diyip alnından öpesim var. Kendimi zoraki kurtardım bu toz pembe hayallerden tekrar siyah olmuştum. Zeynep e dönüp ;
_"ağlama yeter bebeğe zarar vereceksin sen misin o mu bebek."
Kafasını çevirip bana baktı o iri gözlü kadın ufacık kalmış gözlerindeki çocuk ortaya çıkmıştı masum ve savunmasız bi şekilde başını salladı. Elleri ile gozyaslarini sildi ve arzunun uzattığı ultrason görüntülerini eline aldi. Arzu ile odadan çıktık.
Arzu;
_"savaş zeynep zor bi süreçten geçicek bu evre çocuk ve onun için gerçekten çok önemli o yüzden dikkat etmeniz gerekiyor fazla ağır kaldirmaktan üzülmekten kaçınmasi gerek.Bi kaç vitamin takviyesi yazdım bunları alması lazım." Elindeki reçeteyi uzattı aldım katlayıp cebime koydum.
_" ben elimden geleni yapıcam arzu fakat hasta kayıtlarında zeynebin adı geçmesin."
_"tamam merak etme."
Zeynep hazırlanmış içeri girdi. Arzu bi sorun olmadığını ama dikkat etmesi gerektiğini ve her ay kendisi için bi randevu ayarlayıp onu bilgilendirecegini söyledi. Ağlamaktan yorgun düşen gözleri ile bana baktı artık gidebilir miyiz dedi.
Ağır adımlarla o önde ben arkada çıktık klinikten. Merdivenleri indikten sonra bana döndü eve yalnız gitmek istediğini soyledi. O kadar üzgün görünüyordu ki kabul ettim. Bi taksiye el kaldırıp binmesi için yardım ettim. Yüzüme bile bakma gereği duymadan bindi ve gitti. Arkasından bende arabaya binip taksiyi takip ettim. Bi süre takiplesmeden sonra sahilde durdu ve kizkulesi nin karşında ki bi bank a oturdu. Elindeki ultrason goruntulerine bakıp ağlamaya başladı.
Yapma be kadın yapma sen bu kadar ağlarken seni nasıl yanımda tutabilirim yapma. Yanına gitmeye karar verdim biraz yaklastiktan sonra telefonu caldi ama açma gereği bile duymadı. Elleri ile gözyaşlarını silip karnına götürdü. Daha fazla beklemeden yanına oturdum. Bana dönüp bakmadı bile.
_"bunu yapmak zorunda misin benim bi bebeğim olacak ama buna bile sevinemiyorum neden senin saçma intikam planın için birinin hayatını dağıtmak bu kadar kolay olamaz olmamalı."
_"zeynep ben ben bunu yapmak zorundayim."
_"neden neden zorundasın ha neden bak halime bak bana bak ölüyorum anlasana."
Bu cümleleri kurarken elleri ile yakamı tutuyor ve silkeliyordu.
Ben bu kadına ne yapıyordum siyah adam diyor ya bana siyahligim bunu gerektiriyor zeynep benim olmalı her ne olursa olsun. Ellerini yavaşça yakamdan aşağı indirdim. Sıkıca tuttum çekmeye çalışsa bile nafile sıkıca tutup gözlerine baktım. Ona onu sevdiğimi söylemek için doğru zaman miydi bilmiyordum belkide beni sevmesini beklemem gerekiyor.
_"yapma üzme kendini bu kadar bebeğin için bu tehlikeli lütfen yapma."
_" çok düşünüyormuş gibi yapma bana ."
Elinden tutup hızlıca kaldırdım arabaya doğru surukledim. Eve gideceğimizi yatıp dinlenmesi gerektiğini soyledim. Itiraz edemeyecek kadar yorgundu. Eve doğru hareket ettik zeynep bi iki dakika sonra uyuyakalmıştı. Peri masalı gibi bu kadın bi anlatmaya başlasam sonu gelmeyecek mutlu sonla bitmeyecek fakat sonsuza dek benim olacaktı. Saat sekiz e geliyordu telefonumu açtım Selim'e komiser bu gece eve gelmeyecek dedim ve kapattım. Eve geldiğimizde hala uyanmamıştı. Çantasını açtım anahtarını çıkartıp parmağıma geçirdikten sonra zeynep i kucağıma aldim. Eve çıkıp kapıyı açtıktan sonra yatak odasına götürüp yatirdim. Kaç gündür uyumuyordu bu kadın diye düşündüm. Odası gayet sık dekore edilmiş her yeri ile ayrı ayrı uğraşmış olmalı çerçeveler de mutlu pozlar birbirine aşık iki insan. Elime geçen çerçeveleri tek tek ters çevirdim bu adamla aynı karede olmasına tahammülüm yoktu. Ama biraz önce zeynep i yatırdığım yatakta o adamın kokusu vardi. Bu yatakta sevismisler di bu yatakta.
Çıldırmak üzereydim. Hemen odadan çıkıp mutfağa ilerledim yiyecek bi kaç birşey hazırlayıp masaya yerlestirdim. Ardından eczaneye inip vitamin ilaçlarını aldım onuda masanın köşesine koydum. Zeynep e bakmak için odaya girdim yataktan aşağı sarkan saç uçlarını kokladim. Ve oradan ayrıldım. Ayrılmak zor gelmişti bana bu kadından bi dakika ayrı yaşamak zor gelmişti. Çiftliğe gittim Selim'e büyük yatak odası için bi tasarimciyla konuşmasını masalsı bi oda olması gerektiğini söyledim. Malum oraya gelecek olan kadın tam bi peri gibiydi. Susamin yanına gidip ona bi bebek var be oğlum minik bi kalp var ben yapabilir miyim onun canını yakabilir miyim ? Bu gece hava gerçekten de bi tuhaf yildizsiz ve benim gibi siyah bi yani işte yıldızlı ve peri kızı gibi parlak. Biliyorum zeynep bana iyi gelecek üstümdeki siyahı beyaz edicek.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sevebilirdi.
RomansaBirşeyi yapabilme ozelliginiz ile o şeyi yapmak istemeniz ters orantılıdır.Evet beni sevebilirdi fakat sevmek istemedi. Bu kadın beni delirtsede mutlu etmeyi iyi biliyordu. Şuan benim olmasını çok istediğim bebeğin kalp atışını dinliyordum. Benim...
