Esra, ağladı, ağladı durdu. Köydeki o çocukluk günlerini hatırladı. Trabzon güzel memleketti. Hele yaylaları. O soğuk buzz gibi suları, başının üstüne gelen dumanlı yaylalar offfff, offff çekti.
Ağlasada dıyulmazdı bu feryat. Kocasına bebeğimizi yaylaya gömelimmi dedi, içini çekerek. Hıçkırıklar birbirlerine yetişemez olmuştu. Adam sakin bir tavırla olur dedi. İçinin yangını ise feryat, figan
dağınık bir durumda, fırtınalar, gözyaşları gemiler batıyordu. Bu acının, dalgaları metrelerce yukarıda idi odak noktasında.Toparlandılar, hastane, ev gitgeller 4. Bebekte benzer sebepler, genetik, beyin kemikleri gelişmemiş gibi nedenlerle alınmıştı.
Hüzün, acı, ağıt birde üstüne alınan kilolar çekilmez olmuştu....

ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAYAT KİMİ SEÇER
ChickLitİşte yapayalnız kalmak, çaresiz bağırmak, ağlamak boğuluyorum sandım. Yerler yarılıyor ben içine girip girip çıkıyordum. Bir ulaştığında gibi büyüyüyüp yeşerip hep, soluveriyordum. Ablam canım, ölüm haberi ah gurbet, zalım gurbet" annesinin ruhu ç...